Pammy
Well-known member
- Joined
- Nov 14, 2021
- Messages
- 1,024
İngilizce forumda açtığım başlığın hemen hemen aynısı, onu okuyanlarınızın bir daha bunu okumasına gerek yok.
Örnek görseller birçok üye tarafından önerilen Witches Tarot destesinden. Bu gönderide forum katılımcıları tarafından önerilmiş 30 destelik bir liste var; ne yazık ki eski bir başlık olduğundan görseller artık yüklenmiyor. Gelecekte bir zamanda daha iyi bir liste hazırlayabilirim.
Başlığı da Kıtlık Zihniyeti ile Bolluk Zihniyeti de koyabilirdim. Her iki karttaki adam da zümrüt yeşili kıyafetleri ve ışıldayan altınlarıyla varlıklı adamlar. Bu ikisinin cüzdanlarının kalınlığı benzer olmasına rağmen, yaşadıkları hayat ve hayata bakış açıları olabildiğince farklı.
Tılsım Dörtlüsü kartındaki yaşlı adama bakın. Gözlerine bakın. Beden diline bakın. Yüz ifadesine bakın. Diyor ki, “Paramı benden almak istiyorsun, biliyorum! Herkes benim paramı istiyor! Alamayacaksınız. Ölene kadar onu koruyacağım ve tek bir kuruş bile vermeyeceğim.”
Dediği şeyi yapabilmek için hareket edebilme yetisini tamamen kaybetmeyi göze almış. Kollarını açarsa altını düşer. Ayağa kalkamaz. Herkesin altınının peşinde olduğuna inandığı için tek başına somurtur durur, ailesini ve arkadaşlarını kendinden uzaklaştırmıştır. Buradaki kişi sahip olduklarının tadını çıkaramayan bir adam.
Hayatta böyle insanlar tanımış olabilirsiniz. Para onlar için başka şeylere ulaşmanın bir aracı değil, başlı başına nihai hedeftir. Birlikte bir tatile gidin, tatilin tadını çıkarmak yerine tüm süre boyunca her şeyin ne kadar pahalı olduğundan şikayet ederler. Doktorlar dahil herkesin dolandırıcı olduğuna ve paralarının peşinde olduğuna inandıkları için hastaneye bile gitmezler. Tabii bu konularda dengeli olmak gerekiyor. Evet, dolandırıcılar da yozlaşmış doktorlar da vardır. Her meslekte kötü insanlar bulunur.
Leydi Maxine’den bir alıntı:
Tılsım Dörtlüsü’ndeki adamı, yalnızca kendisi hastaneye gitmemekle kalmayan üstüne karısının hastaneye gitmek istemesini bile ''Paramı çarçur etmek için yapıyor.'' diye düşünen biri olarak hayal edin. Ayaklarının ve ellerinin altındaki altın, onun prangaları haline gelmiştir. Ailesi ve arkadaşlarıyla bağ kuramaz, kollarını açıp sarılamaz. Rahatlayıp etrafına bile bakamaz, çünkü sürekli altınını çalmaya çalışan hayali hırsızı kollamak zorundadır. Bu, kıtlık zihniyetinden doğan bir istifleme davranışıdır.
Bu kartı kendiniz için çektiğinizde şöyle düşünebilirsiniz: “Hayır. Bu doğru değil. Ben zengin değilim. Tam tersine, daha fazla paraya ihtiyacım var. Beni zincirleyen şey parasızlık, fazla para değil.” Üzülerek söylüyorum ama bu düşünceler tam olarak Tılsım Dörtlüsü düşünceleri. Ne kadar az ya da fazla şeye sahip olduğunuz farketmeksizin, bu kart sahip olduklarınızdan keyif alamadığınızı anlatır. Hatta ne kadar şeye sahip olduğunuzun farkında olmadığınıza işaret eder. Hiçbir zaman güvende ve emniyette hissedemezsiniz. Sürekli kaybetme korkusu ve kaygı içindesinizdir. Bırakamaz, fazla sıkı tutunursunuz. Çoğunlukla paradan bahsediyoruz ama bu ilişkiler ya da aşırı tutunduğunuz herhangi bir şey de olabilir. Sahip olduğu ama bırakılması gereken ilişkiyi bir daha başka kimseyi bulamam diye bırakmamak ya da zaten ilişkiye sahip olmasına rağmen ya bu ilişki biterse diye başkalarından tamamen vazgeçememek gibi şeyler söz konusu ilişki olduğunda.
Özünde Tılsım Dörtlüsü, istiflemek kavramı ve bazen gönlünden geçeni vermek, aldığının karşılığını vermek, bırakmak gerektiğini anlayamamakla ilgili. Bir okumada patronunuz olarak çıkarsa, cömert bir zam almayı unutun. İş yaptığınız biriyse, işin her iki taraf için de karlı olması gerektiğini anlamaz. Fırsatını bulursa sizi kazıklar. Değiş tokuşu anlamazlar. ''Neden hep alamıyorum ki? Neden bir şey vermek gerek? Vermek = kötü, değil mi?'' Bu obezite gibidir. Alırsın ve enerjiyi harcamak yerine depolarsın. Al, al, al; biriktir, biriktir, biriktir.
Ters Tılsım Dörtlüsü, tutulan tılsımların zoraki olarak düşmesini/kaybedilmesini temsil edebilir. Para cezası ve dolandırılmak gibi.
Her şey bir yana, bu kart düpedüz kötü bir kart değil. Adamın arkasında güzel ve varlıklı bir ev, ellerinde tılsımlar var. Disiplinlidir, birikim yapmayı ve işten nasıl kar edileceğini bilir. Saf kötü birisi değil. Yarı yarıya yanlış bir kafa yapısı vardır. Örneğin “Şimdi tasarruf edeyim ki yaşlanınca rahat edeyim, çocuklara da iyi bir miras bırakırım.” Bu güzel bir düşünce ancak bu kişi var olup olmayacağını bilmediği bir gelecek için bugünü sefil bir şekilde yaşıyor. Çocuklarının mevcut ihtiyaçlarını ve ara sıra yapılacak küçük şımarıkları karşılamayı reddettiği için çocuklarının büyürken ona içerlemesine ve alınmasına sebep oluyor. Gelecek kaygısının ve kıtlığın ihtimaline duyulan korkunun hakimiyetinde yaşıyor.
Tılsım Altılısı'ndaki adama bakın şimdi, mutlu. Bolluk zihniyetine sahip. Kartta tılsım verilenler, bir şey aldıkları için mutlu; veren ise verecek kadar varlıklı olduğu için mutlu. Diğer adamdan farklı olarak kendinden emin, güvende hissediyor. Şu anda gönlünce harcayabilir ve gelecekte daha fazlasına sahip olacağını biliyor. Kendi yeteneğine güveniyor, ihtiyaç duyduğunda tekrar para kazanabileceğinden emin. Tılsım Dörtlüsü'ndeki adam insanların ondan parasını almak istediğini düşünüyor, Tılsım Altılısı'ndaki ise yatırım yaptığını ve insanlara yardım ettiğini düşünüyor. Tam bir hayırsever. Bağış toplamak için kampanyalar yapar. Okullar ve hastaneler inşa eder, kar etme amacıyla değil toplum için. İnsanların daha eğitimli ve sağlıklı olması onun memnuniyeti için yeterlidir, şahsi çıkarı olmasa da. Okul yaptıramıyorsa öğrencilere burs verir. Buna da gücü yetmiyorsa, imkanı olduğunda onlara yemek ısmarlar. Ona da gücü yetmezse, kendi yemeğini paylaşır. Sahip olduğu her şey daha fazla insan için daha fazla bereket yaratır.
Patronunuz olmasını isteyeceğiniz biridir. Tanıdığım bir sanayici, mavi yakalı işçisine düğün hediyesi olarak bir yıllık kira bedelini hediye etmişti. İş anlaşmalarında karşı tarafı soymaya çalışmaz, her iki taraf için de karlı olmasına uğraşır ki ortakları onunla tekrar çalışmak istesin. Ailesini çok iyi şekilde geçindirir. Hem ihtiyaçları hem de istekleri karşılanır. Bu kart diğerinin aksine durgun/kesat bir his vermiyor, hareket var. Kartın temsil ettiği kişi, bol bol vermekten keyif alsa bile mali konuları çok iyi yöneten biridir. Gelirine göre yaşar. Sağlayabildiği para, ailesinin huzur içinde ve rahat yaşamasına yeter. Zengin olmasalar bile ihtiyaçları rahatça karşılanır.
Bu kart karşınıza çıktığında maddi olarak zor bir durumdaysanız, sorunlarınızın çözüleceğini söyler. Maddi olarak iyi bir durumdaysanız, cömert olmanız gerektiğini söyler. Maddi olarak zor durumda olsanız bile bu kartı görmek, bağış yapmanız gerektiğine işarettir.
Ters Tılsım Altılısı kişi olarak cömert bir hayırseveri değil, kibirli birini temsil eder. Karşılık bekleyerek bağış yapar (bu karşılık gösteriş, iltimas veya çeşitli menfaatler olabilir); bunun dışında cimridir. Fakirleri küçümser. Ters Tılsım Altılısı kartı likiditenin kaybolduğu bir durumu anlatır: yatırımlar geri dönmez, borçlar ödenemez vb. Hesaplar yanlış, yatırımlar verimsiz çıkmıştır. Para ile ilgili olmadığı durumlarda yine paylaşmamak, mesela değerli bilgi gibi şeyleri paylaşmama halidir.
2024 Aralık ayında, 2025 için bir tarot açılımı yapmıştım. Çıkan kart Tılsım Altılısı’ydı. İyi bir işaret olarak kabul edip çok da üzerinde durmadım. Bir ay sonra, Ocak 2025’te Hall of Osiris hesabı açtım. Şimdi geriye baktığımda kartın işaret ettiği geleceğin Hall of Osiris olduğunu görebiliyorum. İlk Yule çekilişini kaçırdığım için hala biraz üzgünüm. Daha iyi yorumlayabilseydim kaçırmazdım. Bu yüzden bunu yazıyorum: Son açılımlarınızdaki özellikle tılsım kartlarını tekrar gözden geçirin ya da inisiyatif alıp GD’nize Hall of Osiris’e katılmanız gerekip gerekmediğini sorun.
Anksiyeteli kardeşlerim, gelecek kaygınız azaltıp fırsatları kaçırma ve herkesten geride kalma korkunuzu arttırın. Bu duruma fear of missing out uyuyor.
Bu kartlar hakkında ekleme ya da düzeltme yapmak isteyen olursa, katkılarını bekliyorum!
Örnek görseller birçok üye tarafından önerilen Witches Tarot destesinden. Bu gönderide forum katılımcıları tarafından önerilmiş 30 destelik bir liste var; ne yazık ki eski bir başlık olduğundan görseller artık yüklenmiyor. Gelecekte bir zamanda daha iyi bir liste hazırlayabilirim.
Başlığı da Kıtlık Zihniyeti ile Bolluk Zihniyeti de koyabilirdim. Her iki karttaki adam da zümrüt yeşili kıyafetleri ve ışıldayan altınlarıyla varlıklı adamlar. Bu ikisinin cüzdanlarının kalınlığı benzer olmasına rağmen, yaşadıkları hayat ve hayata bakış açıları olabildiğince farklı.
Tılsım Dörtlüsü kartındaki yaşlı adama bakın. Gözlerine bakın. Beden diline bakın. Yüz ifadesine bakın. Diyor ki, “Paramı benden almak istiyorsun, biliyorum! Herkes benim paramı istiyor! Alamayacaksınız. Ölene kadar onu koruyacağım ve tek bir kuruş bile vermeyeceğim.”
Dediği şeyi yapabilmek için hareket edebilme yetisini tamamen kaybetmeyi göze almış. Kollarını açarsa altını düşer. Ayağa kalkamaz. Herkesin altınının peşinde olduğuna inandığı için tek başına somurtur durur, ailesini ve arkadaşlarını kendinden uzaklaştırmıştır. Buradaki kişi sahip olduklarının tadını çıkaramayan bir adam.
Hayatta böyle insanlar tanımış olabilirsiniz. Para onlar için başka şeylere ulaşmanın bir aracı değil, başlı başına nihai hedeftir. Birlikte bir tatile gidin, tatilin tadını çıkarmak yerine tüm süre boyunca her şeyin ne kadar pahalı olduğundan şikayet ederler. Doktorlar dahil herkesin dolandırıcı olduğuna ve paralarının peşinde olduğuna inandıkları için hastaneye bile gitmezler. Tabii bu konularda dengeli olmak gerekiyor. Evet, dolandırıcılar da yozlaşmış doktorlar da vardır. Her meslekte kötü insanlar bulunur.
Leydi Maxine’den bir alıntı:
“Doğum sırasında neredeyse kızımla birlikte ölüyordum. Hastanede olmasaydım, ikimiz de ölmüş olurduk. … Sağduyulu olmak paranoyak olmak değildir.”
https://ancient-forums.com/threads/...-completed-a-sun-square-for-non-spiri.274779/
Tılsım Dörtlüsü’ndeki adamı, yalnızca kendisi hastaneye gitmemekle kalmayan üstüne karısının hastaneye gitmek istemesini bile ''Paramı çarçur etmek için yapıyor.'' diye düşünen biri olarak hayal edin. Ayaklarının ve ellerinin altındaki altın, onun prangaları haline gelmiştir. Ailesi ve arkadaşlarıyla bağ kuramaz, kollarını açıp sarılamaz. Rahatlayıp etrafına bile bakamaz, çünkü sürekli altınını çalmaya çalışan hayali hırsızı kollamak zorundadır. Bu, kıtlık zihniyetinden doğan bir istifleme davranışıdır.
Bu kartı kendiniz için çektiğinizde şöyle düşünebilirsiniz: “Hayır. Bu doğru değil. Ben zengin değilim. Tam tersine, daha fazla paraya ihtiyacım var. Beni zincirleyen şey parasızlık, fazla para değil.” Üzülerek söylüyorum ama bu düşünceler tam olarak Tılsım Dörtlüsü düşünceleri. Ne kadar az ya da fazla şeye sahip olduğunuz farketmeksizin, bu kart sahip olduklarınızdan keyif alamadığınızı anlatır. Hatta ne kadar şeye sahip olduğunuzun farkında olmadığınıza işaret eder. Hiçbir zaman güvende ve emniyette hissedemezsiniz. Sürekli kaybetme korkusu ve kaygı içindesinizdir. Bırakamaz, fazla sıkı tutunursunuz. Çoğunlukla paradan bahsediyoruz ama bu ilişkiler ya da aşırı tutunduğunuz herhangi bir şey de olabilir. Sahip olduğu ama bırakılması gereken ilişkiyi bir daha başka kimseyi bulamam diye bırakmamak ya da zaten ilişkiye sahip olmasına rağmen ya bu ilişki biterse diye başkalarından tamamen vazgeçememek gibi şeyler söz konusu ilişki olduğunda.
Özünde Tılsım Dörtlüsü, istiflemek kavramı ve bazen gönlünden geçeni vermek, aldığının karşılığını vermek, bırakmak gerektiğini anlayamamakla ilgili. Bir okumada patronunuz olarak çıkarsa, cömert bir zam almayı unutun. İş yaptığınız biriyse, işin her iki taraf için de karlı olması gerektiğini anlamaz. Fırsatını bulursa sizi kazıklar. Değiş tokuşu anlamazlar. ''Neden hep alamıyorum ki? Neden bir şey vermek gerek? Vermek = kötü, değil mi?'' Bu obezite gibidir. Alırsın ve enerjiyi harcamak yerine depolarsın. Al, al, al; biriktir, biriktir, biriktir.
Ters Tılsım Dörtlüsü, tutulan tılsımların zoraki olarak düşmesini/kaybedilmesini temsil edebilir. Para cezası ve dolandırılmak gibi.
Her şey bir yana, bu kart düpedüz kötü bir kart değil. Adamın arkasında güzel ve varlıklı bir ev, ellerinde tılsımlar var. Disiplinlidir, birikim yapmayı ve işten nasıl kar edileceğini bilir. Saf kötü birisi değil. Yarı yarıya yanlış bir kafa yapısı vardır. Örneğin “Şimdi tasarruf edeyim ki yaşlanınca rahat edeyim, çocuklara da iyi bir miras bırakırım.” Bu güzel bir düşünce ancak bu kişi var olup olmayacağını bilmediği bir gelecek için bugünü sefil bir şekilde yaşıyor. Çocuklarının mevcut ihtiyaçlarını ve ara sıra yapılacak küçük şımarıkları karşılamayı reddettiği için çocuklarının büyürken ona içerlemesine ve alınmasına sebep oluyor. Gelecek kaygısının ve kıtlığın ihtimaline duyulan korkunun hakimiyetinde yaşıyor.
Tılsım Altılısı'ndaki adama bakın şimdi, mutlu. Bolluk zihniyetine sahip. Kartta tılsım verilenler, bir şey aldıkları için mutlu; veren ise verecek kadar varlıklı olduğu için mutlu. Diğer adamdan farklı olarak kendinden emin, güvende hissediyor. Şu anda gönlünce harcayabilir ve gelecekte daha fazlasına sahip olacağını biliyor. Kendi yeteneğine güveniyor, ihtiyaç duyduğunda tekrar para kazanabileceğinden emin. Tılsım Dörtlüsü'ndeki adam insanların ondan parasını almak istediğini düşünüyor, Tılsım Altılısı'ndaki ise yatırım yaptığını ve insanlara yardım ettiğini düşünüyor. Tam bir hayırsever. Bağış toplamak için kampanyalar yapar. Okullar ve hastaneler inşa eder, kar etme amacıyla değil toplum için. İnsanların daha eğitimli ve sağlıklı olması onun memnuniyeti için yeterlidir, şahsi çıkarı olmasa da. Okul yaptıramıyorsa öğrencilere burs verir. Buna da gücü yetmiyorsa, imkanı olduğunda onlara yemek ısmarlar. Ona da gücü yetmezse, kendi yemeğini paylaşır. Sahip olduğu her şey daha fazla insan için daha fazla bereket yaratır.
Patronunuz olmasını isteyeceğiniz biridir. Tanıdığım bir sanayici, mavi yakalı işçisine düğün hediyesi olarak bir yıllık kira bedelini hediye etmişti. İş anlaşmalarında karşı tarafı soymaya çalışmaz, her iki taraf için de karlı olmasına uğraşır ki ortakları onunla tekrar çalışmak istesin. Ailesini çok iyi şekilde geçindirir. Hem ihtiyaçları hem de istekleri karşılanır. Bu kart diğerinin aksine durgun/kesat bir his vermiyor, hareket var. Kartın temsil ettiği kişi, bol bol vermekten keyif alsa bile mali konuları çok iyi yöneten biridir. Gelirine göre yaşar. Sağlayabildiği para, ailesinin huzur içinde ve rahat yaşamasına yeter. Zengin olmasalar bile ihtiyaçları rahatça karşılanır.
Bu kart karşınıza çıktığında maddi olarak zor bir durumdaysanız, sorunlarınızın çözüleceğini söyler. Maddi olarak iyi bir durumdaysanız, cömert olmanız gerektiğini söyler. Maddi olarak zor durumda olsanız bile bu kartı görmek, bağış yapmanız gerektiğine işarettir.
Ters Tılsım Altılısı kişi olarak cömert bir hayırseveri değil, kibirli birini temsil eder. Karşılık bekleyerek bağış yapar (bu karşılık gösteriş, iltimas veya çeşitli menfaatler olabilir); bunun dışında cimridir. Fakirleri küçümser. Ters Tılsım Altılısı kartı likiditenin kaybolduğu bir durumu anlatır: yatırımlar geri dönmez, borçlar ödenemez vb. Hesaplar yanlış, yatırımlar verimsiz çıkmıştır. Para ile ilgili olmadığı durumlarda yine paylaşmamak, mesela değerli bilgi gibi şeyleri paylaşmama halidir.
2024 Aralık ayında, 2025 için bir tarot açılımı yapmıştım. Çıkan kart Tılsım Altılısı’ydı. İyi bir işaret olarak kabul edip çok da üzerinde durmadım. Bir ay sonra, Ocak 2025’te Hall of Osiris hesabı açtım. Şimdi geriye baktığımda kartın işaret ettiği geleceğin Hall of Osiris olduğunu görebiliyorum. İlk Yule çekilişini kaçırdığım için hala biraz üzgünüm. Daha iyi yorumlayabilseydim kaçırmazdım. Bu yüzden bunu yazıyorum: Son açılımlarınızdaki özellikle tılsım kartlarını tekrar gözden geçirin ya da inisiyatif alıp GD’nize Hall of Osiris’e katılmanız gerekip gerekmediğini sorun.
Anksiyeteli kardeşlerim, gelecek kaygınız azaltıp fırsatları kaçırma ve herkesten geride kalma korkunuzu arttırın. Bu duruma fear of missing out uyuyor.

Bu kartlar hakkında ekleme ya da düzeltme yapmak isteyen olursa, katkılarını bekliyorum!