Maelstorm [NG]
Active member
Bu duyuru, Yüksek Rahip Hooded Cobra 666'nın forumlardaki yazısından çevrilmiştir.
Burada, çok önemli Tanrılar için Yeni Ritüeller listelenmiştir. Her birini aşağıda okuyabilirsiniz. Her ritüel, 29 Ocak'ta başlayıp 9 Şubat'ta sona erecek şekilde 3 gün boyunca yapılmalıdır.
İsim Listesi: Hera [Lilith], Adonis [Tammuz], Seere [Tiresias] ve Agathodaemon, Pegasus & Iris.
_____
Hera'nın Gücü Ritüeli
zeusuntapinagi.org
Lilith adıyla yaygın olarak “Şeytan’ın Tanrıçası” veya “Tanrı'nın Karısı” olarak kötülenen figür, orijinal ve bozulmamış haliyle, Zeus'un ilahi Kraliçesi ve meşru eşi Hera'dan başkası değildir. Bu tersine çevirme, kutsal egemenliğinin, evlilik sadakatinin ve göksel düzenin arketipinin sistematik olarak karalandığı derin bir metafizik savaş eylemini temsil eder. Lilith'in bu yönü, Hera'nın tersine çevrildiği ve zıt değerleri temsil ettiği “Gölge Yönü”dür [bu değerler mutlaka kötü değildir, ancak düşman tarafından cinselliği karalamak, kadınları aşağılamak ve genel olarak kafa karışıklığı yaratmak için grotesk bir şekilde sunulmuştur].
Meşru hükümdarlık ilkesini ve ilahi birlikteliğin kutsallığını somutlaştıran Hera, düşman güçler tarafından kasıtlı olarak asi bir cariye ve fahişe olarak yeniden şekillendirilmiştir. Bu karakterizasyon dişil güçle bağlantılı olsa da [dişil gücün tam yönü değildir], “bize Şeytan'ın karısı hakkında söyledikleri” eksik, aldatıcı ve kasıtlı olarak yanıltıcıydı. Bu, sadece teolojik bir hata değil, meşru ilahi otoriteye duyulan saygıyı; dişil ilkeye duyulan hor görüşle değiştirmek ve böylece onun temsil ettiği kozmik düzeni istikrarsızlaştırmak için tasarlanmış, hesaplı bir yıkımdı.
Bu, tarihsel çalışmamızda yeniden restore edilmiştir; Hera vurgulanmış ve Lilith onun gölge yönü olarak ortaya çıkarılmıştır.
Hera/Lilith'in karalanması, tüm kutsal değerleri tersine çevirmek, erdemleri ahlaksızlığa, düzeni kaosa dönüştürmek için yürütülen programın temel taşıdır. Göklerin Kraliçesini yasadışı cinsellik ve isyanın sembolü hâline getirerek, düşman güçler, meşru hiyerarşinin temellerini ve eril ve dişil ilahi ilkeler arasındaki birliğin kutsallığını zayıflatmaya çalıştı. Bu tersine çevirme eylemi, Orijinal Tanrıları yozlaşmış sahtekârlarla değiştirerek insanlığı ilahi gerçeklerin kutsal olmayan yansımalarına tapmaya zorlayan daha geniş bir stratejiyi yansıtmaktadır. Bu nedenle, Hera'nın Zeus'un yanında hak ettiği yere geri getirilmesi, yalnızca tarihsel bir düzeltme eylemi değil, bu karalamalarla kasıtlı olarak bozulan kozmik kutupluluk ve dengeyi yeniden kurmak için gerekli bir adımdır.
Kadınsı özgürlük, cinsellik ve ilahilik; eğer ki özbakım, doğru partner seçimi, uygun seçimler ve sadakat veya daha yüksek bağlar yoksa, madalyonun sadece bir yüzüdür. Düşman, kadınların tam güçlerini keşfetmemeleri için madalyonun bir yüzünü öne çıkarır; bu güçler, sadece gölgeli yönlerin değil, Hera'nın güçlerinin uygulanmasıyla da ortaya çıkar. Her ikisi de eşit derecede kutsaldır ve biri diğerini gölgede bırakmamalıdır. Günümüz toplumunda, bu enerjik tersine dönüşümler nedeniyle, kadınlar sadece bir tanesine odaklanma ve diğerinin önemini kaybetme tuzağına düşmüştür. Bu tür ritüeller, bu konuyu hem içsel hem de dışsal olarak düzeltmeye yardımcı olur. Bir kadın, sadece bir tarafına değil, her iki tarafına da erişebildiğinde güçlü, özgür ve üstündür.
Kadınların seçim gücü; özgürlük ve çocuklarla veya cinsellikle ilgili arayışların yanı sıra, partner seçme, verimli ilişkiler kurma, evlenme ve genel olarak Hera'nın temsil ettiği gerçek güçleri üretme gibi gerçek özgürlüklerle de bağlantılı olmalıdır. Sadece daha bedensel yönün temsil edilmesi, esasen birçok kadını varoluşunda eksik bırakan eksik bir vizyondur. Cinselliğin en güçlü yönü, evrim bağlamında tam olarak ifade edildiğinde, potansiyelinin sadece boşa harcanmaması, aynı zamanda kadınların temel güçleriyle de ilişkili olan kişisel gelişim ve güçlenmede geliştirilmesidir, sadece cinsel arzularla sınırlı değildir.
Hera, cinsel normlara uyduğu için değil, nihai dişil nesli temsil ettiği için en güçlüdür. Lilith, “Demonların Annesi” olarak adlandırılırdı (Tanrıların ve İnsanların Annesi'nin tersi - Hera'ya da verilen unvan). Bu durumda nihai güç, yalnızca Venüs'te olduğu gibi cinselliği veya bu temayı temsil etmez (cinsel çekicilik için kullanılan cinsel yeteneklere odaklanır - ki bunun sonu da bağlanmaktır), daha çok yaşam yaratma, yaşamsal üreme, ultra-ruhaniyet ve maksimum büyüsel yetenekler için maksimum formdaki dişil üreme gücünü temsil eder [aynı zamanda alçakgönüllülükle de ilgilidir; yani cinsel enerjiyi boşa harcamamak, onu varlığın yaratılması için güçlü bir şekilde yönlendirmek].
Adonis'in [Tammuz] Gücü Ritüeli
zeusuntapinagi.org
Şimdi, Tammuz/Adonis'in yakın zamanda Tanrılarımıza dahil edilmesiyle ilgili olarak konuşmak istiyorum. O artık Zeus'un Tapınağı'ndaki restore edilmiş panteonumuzda yer almaktadır. Adonis, mevsimsel yenilenmenin ve tarımsal bolluğun, güzelliğin ve gücün hayati ilkesini temsil eder; onun döngüsel ölümü ve dirilişi, ölümlü varoluşu sürdüren doğanın ebedi ritimlerini yansıtır. İlkbahar ekinoksunda [küçük bir Tanrı olarak] iyi bir tarih olmasıyla da gerçekleştirilen ritüeli, insanlık ile dünyanın bereketi arasındaki kutsal sözleşmeyi yeniden kurarak, bereketli hasatları ve yaşam döngülerinin devamını sağlar. Adonis'i Orijinal Tanrılar arasındaki haklı yerine geri getirerek, binlerce yıldır doğa kanunlarıyla olan bağımızı zayıflatan kozmik uyumdaki kritik bir çatlağı onarıyoruz. Bu sadece sembolik bir ekleme değil, metafizik bir gerekliliktir. Adonis, büyüme, çürüme ve yenilenmeyi yöneten ilahi devreyi tamamlayarak, insan bilincinden uzun süre uzak kaldığı için zarar gören hem maddi hem de manevi âlemlerdeki dengeyi yeniden sağlar.
Seere'nin [Tiresias] Gücü Ritüeli
zeusuntapinagi.org
Daemon Seere temelde bir işlevin adıdır, kötü niyetli bir varlık değildir, zira “Seere” kelimesi, gerçekliğin perdesinin ötesini algılayan kişi anlamına gelen “Seer” [ÇN: Türkçe için "Kâhin" veya "Gören Kişi" demektir] kelimesinin arkaik köküdür. Bu, Antik Yunanistan'ın en ünlü peygamberi Tiresias'a doğrudan ve kasıtlı bir göndermedir. Tiresias'ın varlığı, mükemmel bir inisiye için bir model hâline gelmiştir. Tiresias tanrı olarak doğmamıştı, ancak ekstrem imtihanların ve doğaüstü algıların kazanılmasıyla tanrılaştırıldı ve zorluklarla genişleyen insan bilincinin nihai potansiyelini somutlaştırdı. O, “Demon olan insanlar” kategorisinde yer alır ve bu nedenle Goetia'da karalanmıştır ve marjinal ve küçümsenen “Seere” kelimesiyle değiştirilmiştir.
Seere, Tiresias'ta da olduğu gibi, durugörü ilkesini ve zaman ve bilginin sınırlarını aşma gücünü temsil eder. Seere'yi çağırmak, ruhani görüşün akışına kendini uyumlamak demektir ve bu, bir ölümlünün geçmişi, bugünü ve geleceği o kadar net bir şekilde görmesini sağladı ki, Tanrılar bile onun öğütlerini aradılar ve onu bir insandan peygamberlik gücünün ilahi ilkesine yükselttiler.
Tiresias'ın hikayesi, ruhun birleşik bir vizyon elde etmek için kutupluluk yoluyla yaptığı yolculuğun mistik bir alegorisidir. Onun ilk büyük sınavı dönüşümdü: çiftleşen iki yılanı vurduğunda, bir erkekten bir kadına dönüştü ve yedi yıl boyunca bu şekilde yaşayarak, hem erkek hem de kadın formunda insan varoluşunun bütünlüğünü deneyimledi. Bu bir ceza değil, bir inisiyasyondu ve onu sınırlı, tek cinsiyetli algıyı aşmaya ve insan bilincinin tüm spektrumunu somutlaştırmaya zorladı.
İkinci denemesi, kimin daha büyük zevk yaşadığına dair bir tartışmada Zeus'un tarafını tuttuğu için Hera tarafından kör edilmesi, ona gerçek içsel görüşü bahşetmek için fiziksel görüşünden nihai olarak koparılmasıydı. Gözleri karşılığında Tanrılar ona kehanet yeteneği ve yedi nesil boyunca uzayan bir ömür bahşettiler. Tiresias'ın kâhinden kör peygambere ve tanrılaştırılmış bir figüre dönüşen yolculuğu, ustanın yoludur: önce dualiteleri (erkek/kadın) bütünleştirmek, sonra dünyevi duyuları (fiziksel görme) feda etmek (GERÇEK ANLAMDA DEĞİL - Ruhani bir alegori) ve ilahi duyuları (kehanet görüşü) uyandırmak, nihayetinde de kozmosa getirdiği eşsiz ve paha biçilmez güçle bir tür ölümsüzlük elde etmek. O, gerçek görmenin gözlerle değil, ruhla olduğu ve en büyük sınavların tanrılaştırılmanın mekanizmaları olduğu gerçeğinin kanıtıdır.
[Çevirmen Notu: Diğer ritüeller ve Tanrılarla ilgili açıklamalar en kısa sürede eklenecektir.]
Burada, çok önemli Tanrılar için Yeni Ritüeller listelenmiştir. Her birini aşağıda okuyabilirsiniz. Her ritüel, 29 Ocak'ta başlayıp 9 Şubat'ta sona erecek şekilde 3 gün boyunca yapılmalıdır.
İsim Listesi: Hera [Lilith], Adonis [Tammuz], Seere [Tiresias] ve Agathodaemon, Pegasus & Iris.
_____
Hera'nın Gücü Ritüeli
Hera'nın Gücü Ritüeli – Zeus'un Tapınağı
Zevizm'e Hoş Geldiniz! RTR'lere, Güç Ritüellerine ve çok daha fazlasına erişin. Leydi Hera'nın İnsanlığa armağanlarını keşfedin.
zeusuntapinagi.org
Lilith adıyla yaygın olarak “Şeytan’ın Tanrıçası” veya “Tanrı'nın Karısı” olarak kötülenen figür, orijinal ve bozulmamış haliyle, Zeus'un ilahi Kraliçesi ve meşru eşi Hera'dan başkası değildir. Bu tersine çevirme, kutsal egemenliğinin, evlilik sadakatinin ve göksel düzenin arketipinin sistematik olarak karalandığı derin bir metafizik savaş eylemini temsil eder. Lilith'in bu yönü, Hera'nın tersine çevrildiği ve zıt değerleri temsil ettiği “Gölge Yönü”dür [bu değerler mutlaka kötü değildir, ancak düşman tarafından cinselliği karalamak, kadınları aşağılamak ve genel olarak kafa karışıklığı yaratmak için grotesk bir şekilde sunulmuştur].
Meşru hükümdarlık ilkesini ve ilahi birlikteliğin kutsallığını somutlaştıran Hera, düşman güçler tarafından kasıtlı olarak asi bir cariye ve fahişe olarak yeniden şekillendirilmiştir. Bu karakterizasyon dişil güçle bağlantılı olsa da [dişil gücün tam yönü değildir], “bize Şeytan'ın karısı hakkında söyledikleri” eksik, aldatıcı ve kasıtlı olarak yanıltıcıydı. Bu, sadece teolojik bir hata değil, meşru ilahi otoriteye duyulan saygıyı; dişil ilkeye duyulan hor görüşle değiştirmek ve böylece onun temsil ettiği kozmik düzeni istikrarsızlaştırmak için tasarlanmış, hesaplı bir yıkımdı.
Bu, tarihsel çalışmamızda yeniden restore edilmiştir; Hera vurgulanmış ve Lilith onun gölge yönü olarak ortaya çıkarılmıştır.
Hera/Lilith'in karalanması, tüm kutsal değerleri tersine çevirmek, erdemleri ahlaksızlığa, düzeni kaosa dönüştürmek için yürütülen programın temel taşıdır. Göklerin Kraliçesini yasadışı cinsellik ve isyanın sembolü hâline getirerek, düşman güçler, meşru hiyerarşinin temellerini ve eril ve dişil ilahi ilkeler arasındaki birliğin kutsallığını zayıflatmaya çalıştı. Bu tersine çevirme eylemi, Orijinal Tanrıları yozlaşmış sahtekârlarla değiştirerek insanlığı ilahi gerçeklerin kutsal olmayan yansımalarına tapmaya zorlayan daha geniş bir stratejiyi yansıtmaktadır. Bu nedenle, Hera'nın Zeus'un yanında hak ettiği yere geri getirilmesi, yalnızca tarihsel bir düzeltme eylemi değil, bu karalamalarla kasıtlı olarak bozulan kozmik kutupluluk ve dengeyi yeniden kurmak için gerekli bir adımdır.
Kadınsı özgürlük, cinsellik ve ilahilik; eğer ki özbakım, doğru partner seçimi, uygun seçimler ve sadakat veya daha yüksek bağlar yoksa, madalyonun sadece bir yüzüdür. Düşman, kadınların tam güçlerini keşfetmemeleri için madalyonun bir yüzünü öne çıkarır; bu güçler, sadece gölgeli yönlerin değil, Hera'nın güçlerinin uygulanmasıyla da ortaya çıkar. Her ikisi de eşit derecede kutsaldır ve biri diğerini gölgede bırakmamalıdır. Günümüz toplumunda, bu enerjik tersine dönüşümler nedeniyle, kadınlar sadece bir tanesine odaklanma ve diğerinin önemini kaybetme tuzağına düşmüştür. Bu tür ritüeller, bu konuyu hem içsel hem de dışsal olarak düzeltmeye yardımcı olur. Bir kadın, sadece bir tarafına değil, her iki tarafına da erişebildiğinde güçlü, özgür ve üstündür.
Kadınların seçim gücü; özgürlük ve çocuklarla veya cinsellikle ilgili arayışların yanı sıra, partner seçme, verimli ilişkiler kurma, evlenme ve genel olarak Hera'nın temsil ettiği gerçek güçleri üretme gibi gerçek özgürlüklerle de bağlantılı olmalıdır. Sadece daha bedensel yönün temsil edilmesi, esasen birçok kadını varoluşunda eksik bırakan eksik bir vizyondur. Cinselliğin en güçlü yönü, evrim bağlamında tam olarak ifade edildiğinde, potansiyelinin sadece boşa harcanmaması, aynı zamanda kadınların temel güçleriyle de ilişkili olan kişisel gelişim ve güçlenmede geliştirilmesidir, sadece cinsel arzularla sınırlı değildir.
Hera, cinsel normlara uyduğu için değil, nihai dişil nesli temsil ettiği için en güçlüdür. Lilith, “Demonların Annesi” olarak adlandırılırdı (Tanrıların ve İnsanların Annesi'nin tersi - Hera'ya da verilen unvan). Bu durumda nihai güç, yalnızca Venüs'te olduğu gibi cinselliği veya bu temayı temsil etmez (cinsel çekicilik için kullanılan cinsel yeteneklere odaklanır - ki bunun sonu da bağlanmaktır), daha çok yaşam yaratma, yaşamsal üreme, ultra-ruhaniyet ve maksimum büyüsel yetenekler için maksimum formdaki dişil üreme gücünü temsil eder [aynı zamanda alçakgönüllülükle de ilgilidir; yani cinsel enerjiyi boşa harcamamak, onu varlığın yaratılması için güçlü bir şekilde yönlendirmek].
Adonis'in [Tammuz] Gücü Ritüeli
Adonis Duası – Zeus'un Tapınağı
Zevizm'e Hoş Geldiniz! RTR'lere, Güç Ritüellerine ve çok daha fazlasına erişin. Tanrı Adonis'in İnsanlığa armağanlarını keşfedin.
zeusuntapinagi.org
Şimdi, Tammuz/Adonis'in yakın zamanda Tanrılarımıza dahil edilmesiyle ilgili olarak konuşmak istiyorum. O artık Zeus'un Tapınağı'ndaki restore edilmiş panteonumuzda yer almaktadır. Adonis, mevsimsel yenilenmenin ve tarımsal bolluğun, güzelliğin ve gücün hayati ilkesini temsil eder; onun döngüsel ölümü ve dirilişi, ölümlü varoluşu sürdüren doğanın ebedi ritimlerini yansıtır. İlkbahar ekinoksunda [küçük bir Tanrı olarak] iyi bir tarih olmasıyla da gerçekleştirilen ritüeli, insanlık ile dünyanın bereketi arasındaki kutsal sözleşmeyi yeniden kurarak, bereketli hasatları ve yaşam döngülerinin devamını sağlar. Adonis'i Orijinal Tanrılar arasındaki haklı yerine geri getirerek, binlerce yıldır doğa kanunlarıyla olan bağımızı zayıflatan kozmik uyumdaki kritik bir çatlağı onarıyoruz. Bu sadece sembolik bir ekleme değil, metafizik bir gerekliliktir. Adonis, büyüme, çürüme ve yenilenmeyi yöneten ilahi devreyi tamamlayarak, insan bilincinden uzun süre uzak kaldığı için zarar gören hem maddi hem de manevi âlemlerdeki dengeyi yeniden sağlar.
Seere'nin [Tiresias] Gücü Ritüeli
Tiresias - Seere'nin Gücü Ritüeli – Zeus'un Tapınağı
Zevizm'e Hoş Geldiniz! RTR'lere, Güç Ritüellerine ve çok daha fazlasına erişin. Tanrı Seere'nin İnsanlığa armağanlarını keşfedin.
zeusuntapinagi.org
Daemon Seere temelde bir işlevin adıdır, kötü niyetli bir varlık değildir, zira “Seere” kelimesi, gerçekliğin perdesinin ötesini algılayan kişi anlamına gelen “Seer” [ÇN: Türkçe için "Kâhin" veya "Gören Kişi" demektir] kelimesinin arkaik köküdür. Bu, Antik Yunanistan'ın en ünlü peygamberi Tiresias'a doğrudan ve kasıtlı bir göndermedir. Tiresias'ın varlığı, mükemmel bir inisiye için bir model hâline gelmiştir. Tiresias tanrı olarak doğmamıştı, ancak ekstrem imtihanların ve doğaüstü algıların kazanılmasıyla tanrılaştırıldı ve zorluklarla genişleyen insan bilincinin nihai potansiyelini somutlaştırdı. O, “Demon olan insanlar” kategorisinde yer alır ve bu nedenle Goetia'da karalanmıştır ve marjinal ve küçümsenen “Seere” kelimesiyle değiştirilmiştir.
Seere, Tiresias'ta da olduğu gibi, durugörü ilkesini ve zaman ve bilginin sınırlarını aşma gücünü temsil eder. Seere'yi çağırmak, ruhani görüşün akışına kendini uyumlamak demektir ve bu, bir ölümlünün geçmişi, bugünü ve geleceği o kadar net bir şekilde görmesini sağladı ki, Tanrılar bile onun öğütlerini aradılar ve onu bir insandan peygamberlik gücünün ilahi ilkesine yükselttiler.
Tiresias'ın hikayesi, ruhun birleşik bir vizyon elde etmek için kutupluluk yoluyla yaptığı yolculuğun mistik bir alegorisidir. Onun ilk büyük sınavı dönüşümdü: çiftleşen iki yılanı vurduğunda, bir erkekten bir kadına dönüştü ve yedi yıl boyunca bu şekilde yaşayarak, hem erkek hem de kadın formunda insan varoluşunun bütünlüğünü deneyimledi. Bu bir ceza değil, bir inisiyasyondu ve onu sınırlı, tek cinsiyetli algıyı aşmaya ve insan bilincinin tüm spektrumunu somutlaştırmaya zorladı.
İkinci denemesi, kimin daha büyük zevk yaşadığına dair bir tartışmada Zeus'un tarafını tuttuğu için Hera tarafından kör edilmesi, ona gerçek içsel görüşü bahşetmek için fiziksel görüşünden nihai olarak koparılmasıydı. Gözleri karşılığında Tanrılar ona kehanet yeteneği ve yedi nesil boyunca uzayan bir ömür bahşettiler. Tiresias'ın kâhinden kör peygambere ve tanrılaştırılmış bir figüre dönüşen yolculuğu, ustanın yoludur: önce dualiteleri (erkek/kadın) bütünleştirmek, sonra dünyevi duyuları (fiziksel görme) feda etmek (GERÇEK ANLAMDA DEĞİL - Ruhani bir alegori) ve ilahi duyuları (kehanet görüşü) uyandırmak, nihayetinde de kozmosa getirdiği eşsiz ve paha biçilmez güçle bir tür ölümsüzlük elde etmek. O, gerçek görmenin gözlerle değil, ruhla olduğu ve en büyük sınavların tanrılaştırılmanın mekanizmaları olduğu gerçeğinin kanıtıdır.
[Çevirmen Notu: Diğer ritüeller ve Tanrılarla ilgili açıklamalar en kısa sürede eklenecektir.]