Welcome to our New Forums!

Our forums have been upgraded and expanded!

Anadoludaki Irkların genel Durumu ve Karmaları Hakkında

Alexguardra

Member
Joined
Oct 3, 2024
Messages
162
Bilindiği üzere hepimizin bireysel karmaları olduğu gibi Yüksek Rahip Hoode Cobra'nın "mass karma" olarak bahsettiği her ırkın kendisine ait bir karması var. Bazı ulusların ırksal saflıklarını koruma ve medeniyet inşa etme konusunda diğerlerinde çok daha iyi olduğu tartışmaya açık olmayan bir gerçektir. Zaten niyetim bunu tartışmak değil fakat bu gerçeği ifade ederken örtülü olarak başka bir şeyi de kabul etmiş oluyoruz: "Bazı uluslar aynı konuda o kadar da iyi değildir."

Baylar bayanlar, üzülerek ifade etmek zorundayım ki ulus olarak bu konuda o kadar da iyi durumda değiliz. Gerek ırksal saflık, gerek medeniyeti inşa etmek için gereken kurumsal organizasyon, gerek toplumsal etik olsun buraya tek tek yazamayacağım pek çok konuda maalesef sınıfta kalmış durumdayız. Burada bu forumda bulunanlar olarak bu ulusun çekirdeği olarak tarih bizlere bazı sorunları çözmek için yapıcı ve yasal yöntemler geliştirmek üzere bir sorumluluk yüklemiş bulunmaktadır. Bu sorumluluğun kabulünde zorlananların öncelikle bir Zevist olarak dış dünyadaki insanları bir anlığına gözlemlemesini istiyorum, manevi açıdan yozlaşmış, madde, ilaçlar, aşırı materyalist hayatlar, hedonizm ve diğer türlü belalara boğulmuş diğer insanlarımıza bakınız ve neden tarihin bu sorumluluğu onlara değil de bizlere yüklediğini iyice kavrayınız.
Şimdi işin ciddiyetini kavrayanlar ve bu sorumluluğu kabul edenlere çözülmesi gereken birkaç sorundan bahsedeceğim.
1-) Melezlik
Ulusumuzun varlığının önündeki en büyük tehlikelerden biri budur. Maalesef bu tehlike artık tehdit boyutunu aşmış ve ulusumuza yadsınamayacak ölçüde büyük hasar vermiştir. Şahsımda Anadolu Keltleri olan Galatlar ya da Romalıların deyimiyle Galyalılarla, ayrıca diğer akdeniz uluslarıyla bağlantılar gözlemiş olmakla beraber orta asya kökenlerime karşı hissetiğim bağlılığı da reddedemiyorum. Bu durum bağlantı duyduğum tüm taraflara karşı aidiyet hissimi zedelenmiş ve yarım bir hale getiriyor ve ne yazık ki bu hususta yalnız olmadığımın farkındayım.
2-) Siyasal Kriz

Yazının yayınlanabilir kalması adına zaten hepinizin farkında olduğu bu sorunu uzun uzun anlatmaya gerek yok fakat özellikle eli kanlı radikal marksist bir terör örgütünün aniden yok edilmesi ve birden herkesin el ele tutuşup kutu kutu pense oynayabileceği yalanına Polyanna bile inamaz. Adice ormanlarımızın ateşe verilmesi ve güya "yıldırım çarpması", "gaz kaçması", "dron kazası" gibi sebeplerle askerlerimizin hayatını kaybetmesi maalesef henüz başlangıç.

3-) Sosyal Kriz

Yukarıdaki sebeplerle bağlantılı ve onların doğal sonucu olarak ve ayrıca göçmen sorunuyla iyice büyümüş olan bu sorun kültürel yozlaştırmayla iyice büyümektedir. Rap piyasasından tv dizilerine, madde kullanımından kişisel verilerimizin ticaretine, illegal para ve üzerimize yağdırılan tüm pislikler ve bunların neden olduğu tas kafalı piç sürüleri, daltonlar ve daha nice dalyarak andrapod türü dışarda cirit atmakta ve sürekli olarak aralarına yenileri eklenmektedir.

4-) Ekonomik Kriz

Açıklamaya gerek yok, sefalet şahsımızın değil ulusumuzun bir sorunu ve maalesef yozlaşmayı besleyen en büyük faktörlerden birisidir. Bu bireysel olarak çözerek ortadan kaldırabileceğimiz bir sorun değildir çünkü sorunu kendiniz adına çözseniz bile dolaylı olarak bu sorun sizi etkilemeye devam edecektir.


Aslında bu liste daha da uzatılabilir fakat bu dört başlığın sorunlarımızı özetlediği kanaatindeyim. Evet pek iç açan bir liste olmadığının farkındayım fakat hemen kafayı öne eğmeye gerek yok çünkü açık konuşmak gerekirse Zevistler olarak hepsini tamamıyla yasal olan yollarla çözebilecek kudrete sahip olduğumuza inanıyorum. Umutsuz bir durumun olmadığını sadece umutsuz insanların olabileceğini ve o umutsuz insanlarında bir Zevist olamayacağını düşünüyorum.
Bundan yüz yıl önce M. Kemal Atatürk Samsun'a doğru yola çıktığında şartlar daha iyi değildi, Jew York Times belki gerçekten böyle bir haber yapmadı belki ama ne gerek var ki? Sonuçta "Zafere inanan bir avuç Türk dünyaya meydan okudu.". Başardık da, gözümüzde tüten medeniyet ateşinin kıvılcımını orada çakan ulus biziz. Günümüzde yaşananlar aslında müthiş bir gerçeği gölerimizin önüne sermektedir ki bence bu gerçek bu ulusun kimlik sorununu kökünden çözmektedir: Kurtuluşun zaferinde "Kazandık" diyenler yalnızca Türklerdir. Şu gerçeği kabul etmeliyiz ki bunlar aidiyet ve üst kimlik olarak kabulün ötesinde olan; soy ve ırk bakımından da Türk olanlardır. Geçmişte tartışmalara konu olmuş olsa da zaman bize şimdi doğru cevabı göstermektedir: Gazi M. Atatürk yalnızca Türklerin "Atasıdır" ve bundan gayrısı günümüzde Cumhuriyet düşmanı olarak tezahür etmektedir.

Günümüzde her ne kadar aksiymiş gibi anlatılmaya ve aktarılmaya çalışılsa da ortada bariz olan ve Türk düşmanlarınca bilinen büyük bir gerçek vardır: Kemalizm ırkçıdır. Bu gerçeğin artık üzerini örtmeyi bırakmalıyız ve üç-beş islamcı veya terörist uzantısını bir şeylere ikna etmek yerine onları dışlamanın daha avantajlı olduğunu anlamalıyız. Açıkçası bu gerçeğin bizi Ergenekon Vadisinden çıkaracağını düşünüyorum ve bu nedenle Kemalizmi Zevist bir süzgeçten geçirerek incelemeye karar verdim, yarın daha önce okumadığım Nutuk'u okuyarak bu işe başlayacağım, ilgileneceğim sorular:

Kemalizmin NatSocism veya Zevizm'le çelişen bir yanı var mı?
Bunu forumlarda nasıl kullanabiliriz?
Bunu nasıl günlük hayatımızda da kullanabilir miyiz? Evetse nasıl?


Bu vesileyle Zafer Bayramınızı Kutlarım!! Nice Zaferlere!!!

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!


HAİL ZEUS !
 
1-) Melezlik
Ulusumuzun varlığının önündeki en büyük tehlikelerden biri budur. Maalesef bu tehlike artık tehdit boyutunu aşmış ve ulusumuza yadsınamayacak ölçüde büyük hasar vermiştir. Şahsımda Anadolu Keltleri olan Galatlar ya da Romalıların deyimiyle Galyalılarla, ayrıca diğer akdeniz uluslarıyla bağlantılar gözlemiş olmakla beraber orta asya kökenlerime karşı hissetiğim bağlılığı da reddedemiyorum. Bu durum bağlantı duyduğum tüm taraflara karşı aidiyet hissimi zedelenmiş ve yarım bir hale getiriyor ve ne yazık ki bu hususta yalnız olmadığımın farkındayım.
Bize tarih dersinde anlatılanları sorgulamadan kabul etmek yerine gerçek atalarımızı araştırırsak bu bizim yararımıza olacaktır.

Asıl Türkler Orta Asyalıdır ve Orta Asyalılara yakın olan kişilerin sayısının az olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Ancak onların yanında aynı zamanda birçok vatandaşımız da etnik olarak Helen'dir. Bunu bilmeyenler, tarih derslerinde anlatılan Orta Asya'dan göç hikayeleri yüzünden ataları sorulduğunda yanlış bir şekilde Orta Asyalıları gösterirler.

Ben Orta Asyalılara daha yakınım ve Beyaz değilim. Etnik Helenlerin kendi ataları yerine benim atalarımı benimsemesi hem benim hem de onların zararınadır.
 
Bize tarih dersinde anlatılanları sorgulamadan kabul etmek yerine gerçek atalarımızı araştırırsak bu bizim yararımıza olacaktır.

Asıl Türkler Orta Asyalıdır ve Orta Asyalılara yakın olan kişilerin sayısının az olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Ancak onların yanında aynı zamanda birçok vatandaşımız da etnik olarak Helen'dir. Bunu bilmeyenler, tarih derslerinde anlatılan Orta Asya'dan göç hikayeleri yüzünden ataları sorulduğunda yanlış bir şekilde Orta Asyalıları gösterirler.

Ben Orta Asyalılara daha yakınım ve Beyaz değilim. Etnik Helenlerin kendi ataları yerine benim atalarımı benimsemesi hem benim hem de onların zararınadır.
Benim işaret ettiğim sorunun altını çizmiş bulunmaktasınız; asyalıların, beyazların ve afrikalıların karıştığı bir ülkeye ve devlete sahibiz, kuruluş itibarıyla öyle olsada günümüzdeki haliyle etnisiteyi umursamayan bir develetin vatandaşlarıyız ve ırkın, milletin ve devletin üç ayrı köşeye geçip birbirini umursamadığını görüyoruz, sizce ne yapmalıyız?

Üzerimize düşen bireysel olarak eş seçimimize dikkat etmek ve kalabalık bir aile kurmaktır fakat bu stratejinin ömrü 2-3 nesilden öteye gidemez, gittiği halde türk dışı her unsur otomatik olarak terör teşkil edecektir, bunu kanıtlamak için test etmeye en az ihtiyaç duyacağımız ülkelerden birinde yaşıyoruz.

Bu sorunu nesillerin ötesinde çözmek için bir fikriniz var mı? Okulda anlatılan tarih derslerinin ötesinde olmak demek bu soruya bir evet cevabı vermeyi gerektirir.
 
Biz çok eskiden ortaasyadan gelmişem at sırtında, buralara otağ kurmuşam, haçlılarla savaşmışam onları zapt etmişem, buraları yurt eylemişem,
 
Dediğinizde haklısınız.

Herkese "Türk" dememizin yarattığı bir sorun var. Yurt dışında iki aferin alınca hemen Kürt olduğunu söyleyen kişi, suç işlediği zaman Türk olduğunu söylüyor. Bu biz Türklerin zararına olmaz mı?

Zevist olduğumuz için bu konuda bilinçli olsak da halkımız öyle değil. Etkimiz sınırlı olduğundan uygun koşulları sağlayamayız, size bir çözüm önerisi söylemem de bundan dolayı zor. Ancak bu konulardan bahsetmemiz ülkemizin geleceği için önemlidir.

"Ben Orta Asyalılara daha yakınım ve Beyaz değilim. Etnik Helenlerin kendi ataları yerine benim atalarımı benimsemesi hem benim hem de onların zararınadır." cümlesini yazarken kendimin Beyaz olmadığını değil, Asyalı ataları benimsemenin herkesin zararına olacağını anlatmak için bir örnek vermeye çalışıyordum. Yoksa zaten birkaç küçük bölge hariç en Asyalı olanlar bile hiç değilse %50 Anadolulu.
 
Dediğinizde haklısınız.

Herkese "Türk" dememizin yarattığı bir sorun var. Yurt dışında iki aferin alınca hemen Kürt olduğunu söyleyen kişi, suç işlediği zaman Türk olduğunu söylüyor. Bu biz Türklerin zararına olmaz mı?

Zevist olduğumuz için bu konuda bilinçli olsak da halkımız öyle değil. Etkimiz sınırlı olduğundan uygun koşulları sağlayamayız, size bir çözüm önerisi söylemem de bundan dolayı zor. Ancak bu konulardan bahsetmemiz ülkemizin geleceği için önemlidir.

"Ben Orta Asyalılara daha yakınım ve Beyaz değilim. Etnik Helenlerin kendi ataları yerine benim atalarımı benimsemesi hem benim hem de onların zararınadır." cümlesini yazarken kendimin Beyaz olmadığını değil, Asyalı ataları benimsemenin herkesin zararına olacağını anlatmak için bir örnek vermeye çalışıyordum. Yoksa zaten birkaç küçük bölge hariç en Asyalı olanlar bile hiç değilse %50 Anadolulu.
Vaktiniz varsa açtığım son balığa göz atmanızı isterim, aslında herkesin Türk olmadığı gerçeğini kabul etmek sorunu çözmüyor, bizi bu kadar etnik unsurun bir dar bir alanda sıkıştığı başka ve daha büyük bir soruna itiyor. Burada sadece siz değil şahsım da dahil olmak üzere hiçbirimiz bu sorunun nasıl çözüleceğini henüz bilmiyoruz fakat inancım bu sorunun ancak bu forumlarda çözüme kavuşabileceğidir.

Sözlerim herşeyden önce bir özeleştiri olarak değerlendirilmelidir. Ulusumuzun sahip olduğu sorunlara üç maymunu oynamak bu günlerde yaygın hatta aksi mevcut olmayan durumdur. Eğer biz de burada Zevistler olarak aynı tavrı benimsersek bizi bu toplumdan ayıracak olan nedir?

Bu forumların ulusa yön verecek yeni fikirlerin doğacağı mecra olduğuna inanıyorum, bu yüzden bu coğrafyaya uygun düşünce tarzları oluşturmak ve bunları hayata geçirebileceğimiz planlar yasarlamakla mükellefiz. İşin ciddiyetini farketmeli ve bu forumları her gün bu ciddiyetle ziyaret etmeliyiz.

Bu ulusu birileri şekillendirecekse onlar biziz ve tarihin bize yüklediği bu misyonu ciddiye almaya başlamalıyız.
 

Al Jilwah: Chapter IV

"It is my desire that all my followers unite in a bond of unity, lest those who are without prevail against them." - Shaitan

Back
Top