Neredeyse iki aydır paylaşılan makaleleri, vaazları ve bu konu etrafında sorulan sorulara verilen yanıtları takip etmediğinizi ifade etmenin uzun bir yolu olmuş. Bu süreç boyunca konuya dair herhangi bir şey sormadan, yalnızca yüzeysel bir bakışla kesin yargılara varmanız ve ardından hiçbir tereddüt duymadan başkalarına tavsiye verme konumuna geçmeniz ise tabloyu tamamlıyor.
Zeus'un Tapınağı öncesindeki topluluk, Tanrılara yönelmeye çalışırken gerçeğin bazı parçalarına ulaşmıştı. Bunu kapı aralığından bir odaya bakmaya benzetebilirsiniz: içeride ne olduğuna dair belli bir fikir edinirsiniz, bazı şeyleri seçebilirsiniz; fakat kapı tamamen açıldığında gördüğünüz manzara çok daha açık ve derin bir hâl alır. Bizim bulunduğumuz nokta da budur.
Önceden sahip olunan yüzeysel bilgiler bugün daha derin bir anlayışla ele alınıyor; arka plandaki anlam açığa çıkarılıyor, eksik kalan yerler tamamlanıyor ve hatalı olan kısımlar net biçimde ayrıştırılıyor. Üstelik bu süreç tüm Zevistlere açık şekilde yürütülüyor; sorulan sorular yanıtlanıyor, hatta çoğu zaman yalnızca öfke veya hakaret içeren mesajlara dahi sabırla karşılık veriliyor.
Zeus'un Tapınağı bütünüyle dini bir oluşumdur ve odağı yalnızca Tanrılardır. İnsan eliyle kurulmuş, geçici ve çoğu zaman hakikati eksik ya da çarpıtılmış biçimde yansıtan politik ideolojilerle hiçbir bağımız yoktur; geçmişte de olmadı, bugün de yok.
Bir konuda eksik gördüğünüz yer varsa daha fazla okur, sorar ve anlamaya çalışırsınız. Fakat önceliğiniz politik ideolojilere sıkı sıkıya tutunup insanlara karşı radikal bir nefret beslemekse, bunu burada sürdürmek zorunda değilsiniz; sessizce ayrılmanız herkes adına daha doğru olacaktır.