Welcome to the Temple of Zeus's Official Forums!

Welcome to the official forums for the Temple of Zeus. Please consider registering an account to join our community.

Zevist Ailesine Sevgilerle

TonyFred

New member
Joined
Jan 27, 2026
Messages
2
Böyle bir yazı yazdığım için üzgünüm, bu yeri faydalı içerikler yazmak için kullanmak isterdim fakat yazmam gerekiyordu çünkü çok etkilendim. Öncelikle bu siteyi yahudiler hakkında bilgi toplamak amacıyla internette gezerken keşfetmiştim. Yahudiler hakkındaki materyalleriniz çok fayda sağladı. Özellikle "Yahudiler Okült Gücü kullanıyor" yazısını yazdığı için Sonne Bey'e minettarım. Beni mutlu eden ise bu dünya düzeninden rahatsız olan grupları tanımam ama onların sizin gibi kendilerini geliştirmeye, mücadele etmeye, ve gizliliklerini sağlamaya çalışma gibi bir davranışları yoktu. Söylüyorlardı ama kendileri hiç bir şey yapmıyordu bazıları hariç. Fakat buradaki sizler yani Zevistler diğerlerinden çok farklısınız ve çok etkilendim. Özellikle proton mail gibi araçlar kullanmanız beni çok mutlu etti. Bu yeri Tanrılar mı keşfetmemi sağladı bilmiyorum ama çok ortak noktalarımız var ve özellikle Altın Sembollerine sahip çalışmalarımda var ve sizin için de Altın kelimesi değerli. Altın Çağ dediğiniz şeyi bu yeri keşfetmeden önce bazen düşünüyordum. Yahudilerin olmadığı bir çağ. Kısacası bu ortak noktalar beni oldukça şaşırttı ve Tanrılarınız tarafından bu siteyi keşfettiğimi düşünüyorum. Zevist henüz değilim, kendi teorim var ve teori ile de ortak noktalar var. Fakat henüz hazır olduğumu sanmıyorum. Hepinize çok minettarım ve sizi keşfettiğim için çok şanslıyım. Eğer dediklerimle ilgili yanlışlık varsa, özür diliyorum. Henüz yeniyim. Tekrardan uzattıysam üzgünüm fakat hepiniz beni çok etkilediniz. Sağlıcakla kalın, kendinize çok iyi bakın. Size inanıyorum ve bence aklınıza koyduğunuz her şeyi yapabilirsiniz çünkü sizler farklısınız. Bunu gördüm. Tekrardan sağlıcakla hoşçakalın.

(Sorularınız varsa sorabilirsiniz, proton adresinizi vermeyi unutmayın. Buradan yanıtlayamayacağım gibi görünüyor.)
 
Böyle bir yazı yazdığım için üzgünüm, bu yeri faydalı içerikler yazmak için kullanmak isterdim fakat yazmam gerekiyordu çünkü çok etkilendim. Öncelikle bu siteyi yahudiler hakkında bilgi toplamak amacıyla internette gezerken keşfetmiştim. Yahudiler hakkındaki materyalleriniz çok fayda sağladı. Özellikle "Yahudiler Okült Gücü kullanıyor" yazısını yazdığı için Sonne Bey'e minettarım. Beni mutlu eden ise bu dünya düzeninden rahatsız olan grupları tanımam ama onların sizin gibi kendilerini geliştirmeye, mücadele etmeye, ve gizliliklerini sağlamaya çalışma gibi bir davranışları yoktu. Söylüyorlardı ama kendileri hiç bir şey yapmıyordu bazıları hariç. Fakat buradaki sizler yani Zevistler diğerlerinden çok farklısınız ve çok etkilendim. Özellikle proton mail gibi araçlar kullanmanız beni çok mutlu etti. Bu yeri Tanrılar mı keşfetmemi sağladı bilmiyorum ama çok ortak noktalarımız var ve özellikle Altın Sembollerine sahip çalışmalarımda var ve sizin için de Altın kelimesi değerli. Altın Çağ dediğiniz şeyi bu yeri keşfetmeden önce bazen düşünüyordum. Yahudilerin olmadığı bir çağ. Kısacası bu ortak noktalar beni oldukça şaşırttı ve Tanrılarınız tarafından bu siteyi keşfettiğimi düşünüyorum. Zevist henüz değilim, kendi teorim var ve teori ile de ortak noktalar var. Fakat henüz hazır olduğumu sanmıyorum. Hepinize çok minettarım ve sizi keşfettiğim için çok şanslıyım. Eğer dediklerimle ilgili yanlışlık varsa, özür diliyorum. Henüz yeniyim. Tekrardan uzattıysam üzgünüm fakat hepiniz beni çok etkilediniz. Sağlıcakla kalın, kendinize çok iyi bakın. Size inanıyorum ve bence aklınıza koyduğunuz her şeyi yapabilirsiniz çünkü sizler farklısınız. Bunu gördüm. Tekrardan sağlıcakla hoşçakalın.

(Sorularınız varsa sorabilirsiniz, proton adresinizi vermeyi unutmayın. Buradan yanıtlayamayacağım gibi görünüyor.)
Esenlikler,

Rica ederiz ve iltifatlarınız için de teşekkürler.

Herhangi bir zevistin protonmail aracıyla her ne kadar bizimle benzer görüşte olsa bile Zevist olmayan birisiyle konuşmasını tasvip etmiyorum. Sizin burayı iletişim amacıyla kullanmanızı öneriyorum. Burası hem siz hemde zevistler için son derece faydalı ve güvenli bir yer.

İyi günler.
 
Esenlikler,

Rica ederiz ve iltifatlarınız için de teşekkürler.

Herhangi bir zevistin protonmail aracıyla her ne kadar bizimle benzer görüşte olsa bile Zevist olmayan birisiyle konuşmasını tasvip etmiyorum. Sizin burayı iletişim amacıyla kullanmanızı öneriyorum. Burası hem siz hemde zevistler için son derece faydalı ve güvenli bir yer.

İyi günler.
Merhaba,

Kusura bakmayın, demek istediğim Adanma Ritüeliydi. Bunu yapmadan Zevist olunamıyor sanırım ve maalesef bu ritüeli yapacak uygun bir ortamım yok. Ruhsal olarakta normalden çok daha az gelişmişliğim var bu yüzden Zevist olmamam gerektiğini düşündüm şimdilik, yoksa olmak isterim. Dedikleriniz ise çok önemli şeyler ve haklısınız. Buradan cevap vermek daha doğru olacaktır. Elimden geldiğince aktif olmaya çalışacağım.

İyi akşamlar.
 
Merhaba,

Kusura bakmayın, demek istediğim Adanma Ritüeliydi. Bunu yapmadan Zevist olunamıyor sanırım ve maalesef bu ritüeli yapacak uygun bir ortamım yok. Ruhsal olarakta normalden çok daha az gelişmişliğim var bu yüzden Zevist olmamam gerektiğini düşündüm şimdilik, yoksa olmak isterim. Dedikleriniz ise çok önemli şeyler ve haklısınız. Buradan cevap vermek daha doğru olacaktır. Elimden geldiğince aktif olmaya çalışacağım.

İyi akşamlar.
Esenlikler,

Adanma ritüeli bizi tanrılarımıza bağlar ve bizzat Lordumuz Zeus'a söz veririz ve bu çok önemlidir ama Zevist olmak sadece söz vermekten ibaret değildir. Sözünüzü hayatınızda uygulamanız gerekir.

Dediğim gibi Bu Bizzat Lordumuz Zeus'a verilen bir söz üzerine düşünülmesi gerekir. Sırf buraya mesaj yazmak için adanma ritüeli yapmanız uygun olmaz ama zevist olabilme potansiyeline sahipsiniz bu yüzden bunun üzerine ciddi olarak düşünün ve eğer zevist olmak isterseniz adanma ritüelini gerçekleştirine kadar aklınıza takılan soruları sorun burada.

Ayrıca buraya mesaj yazmak için de Zevist olmanıza gerek yok.

İyi geceler.
 
Yıllardır değişmeyen, esenlikler muhabbeti ve esenlikler,

Yıllardır ortada görünmememin ardından, bu şekilde olan düzenlemeye sevinmiş bulunmakta ve topluluk liderlerini tebrik etmekteyim. Son olaylardan sonra, neler yazılmış diye dönmeye baktığımda karşılaştığım durum ümit verici. Herkese hayatında mutluluklar, yeni zevist topluluğu ❤️
 
Ayrıca olympospulara tapınılan sisteme göre bence sadece Zeus'a adanmanız buranın güya "eski" bir geleneği. Ayriyeten herhangi bir olymposluya adanmanız da normalde Zeus'a adanmak ile eş değer görülmesi gerekir ama yine güzel güzel... çünkü Zeus'u kabul etmeden zaten herhangi bir olymposluya adanmak imkansız iken, zaten tarihte gösterir ki Zeus'tan başka herhangi bir olymposluya adanılabilir.
 
Zeus'un Tapınağı, orijinal Tanrıların iradesi ve buyruğu altında onların dünyadaki düzenini restore etmekte ve bunu Zevizm adıyla yapmaktadır. Dolayısıyla, dünyadaki gereklilikler ve insanoğlunun mevcut kolektif düzeyi sebebiyle çeşitli bağlam değişiklikleri yaşanabilir veya daha üst seviye bir anlayış oluşturulması amacıyla bilgiler güncellenebilir.

Tanrılar, bu antik düzeni restore etmek için Zeus'un Tapınağı'nı oluşturmuşlardır ve buradaki her değişiklik, onların emirleriyle gerçekleşmektedir. Bu, Zeus'un Tapınağı'nın ve Zevizm'in; insanlığın en antik ve orijinal inancı olduğu ve doğrudan Tanrıların iradesi altında varlık gösterdiği anlamına gelir. Buradaki anlamı açarsak, biz Tanrıların birincil kimlikleri için Goetik bağlamdan Antik Yunan bağlamına geçmiş olsak bile, bu bir tür Paganist diriliş değildir veya "benzer bir çizgide ilerlemek" olarak yorumlanamaz.

Zira antik mitolojilerdeki veya diğer bozulmamış Pagan inançlardaki Tanrılar, zaten bizim Tanrılarımızdır ancak dünyadaki koşullar sebebiyle, Tanrıların önce düşman bağlamındaki kimliklerle ortaya çıkması ve Zeus'un Tapınağı'nı bu bağlamsal sistemle başlatmaları gerekmiştir. Düşman bağlamında varlık gösterdiğimiz süreçte, tüm bilgi kirlilikleri ve yozlaşmış sistemler restore edilmiştir, zihinsel seviyemiz buna hazırlanmıştır ve sonuç olarak Antik Yunan bağlamına olan geçişimiz yapılmıştır. Tüm bu süreç içerisinde dahi, Goetik bağlamdaki pek çok Tanrının, antik mitolojilerde hangi Tanrı veya Tanrılara karşılık geldiği ayrıntılı olarak paylaşılmış ve kapsayıcı bir tutum sergilenmiştir.

Sözün özü, ana bağlam olarak Antik Yunan'a geçmemiz, geçmişte "ötekileştirdiğimiz" veya "reddettiğimiz" veya "ayrı düştüğümüz" isimleri ve varlıkları daha şimdi benimsediğimiz değil, sadece İbrahimi saçmalıkların oluşturduğu yozlaşma ve hasar sebebiyle farklı bir yol izlememiz gerektiği ve nihayetinde tüm bu zararların tersine çevrildiği ve insanlığın, orijinal Tanrısını daha yakın ve üst bir kimlikten tanımaya hak kazandığı anlamına gelir. Tarihleri 5 yıl geriye sardığınızda mevcut olan dünya düzeni ve kolektif bilinç, buna el vermezken, şimdi bulunduğumuz noktada Tanrılar hakkında ileri seviye bilgiler biliyor ve bu bağlam güncellemesinin getirdiği faydalar sebebiyle daha ileri düzey ruhani konseptleri kavrayabiliyoruz.

Bu, neden adanma ritüelinin sadece Zeus'a yapıldığını da açıklamaktadır. Zira Zeus, tüm Tanrıların başıdır ve bunun ötesinde, Tek Tanrı'dır. Tüm Tanrılar ondan gelmektedir ve Zeus, Evrendeki en üst seviye konseptlerin nihai temsilidir. Sonuç olarak Zeus'a adanmak, sizi bir Zevist ve Zeus'un Tapınağı'nın bir parçası yapar ve bu, diğer Tanrıların sizi tanıması için yeterli olacaktır. Apollo veya Ares ile iletişime geçmeniz ya da onlardan yardım istemeniz için, ayrı ayrı onlara adanmanıza gerek yoktur ve böyle bir ritüel sistemi de, mevcut Zeus'un Tapınağı'nda bulunmamaktadır. Zevist olmak isteyenler, Zeus'a adanırlar ve böylece orijinal Tanrıların temsil ettiği ruhani ailenin bir parçası olurlar. Bu astral olarak bağlayıcıdır ve tek başına yeterlidir.

Son olarak, uzun bir aradan sonra buraya geldiğiniz için, acele etmemenizi ve özellikle 2025-2026 yılları içerisinde Yüksek Rahip Hooded Cobra tarafından paylaşılan tüm vaazları okumanızı öneririm. Bu, yukarıda bahsettiğim konuları anlamanız ve kendinizi mevcut kavrayışımızla uyumlamanız için gereklidir. Bireysel olarak Pagan inançları takip edenlerin, Tanrıları mevcut dünyada bulması ve onların irade ettiği düzeni takip etmesi gerekir. Tanrılarımız burada, bizlerledir ve başka hiçbir yerde değillerdir.

Umarım açıklayıcı olmuştur.
 
Zeus'un Tapınağı, orijinal Tanrıların iradesi ve buyruğu altında onların dünyadaki düzenini restore etmekte ve bunu Zevizm adıyla yapmaktadır. Dolayısıyla, dünyadaki gereklilikler ve insanoğlunun mevcut kolektif düzeyi sebebiyle çeşitli bağlam değişiklikleri yaşanabilir veya daha üst seviye bir anlayış oluşturulması amacıyla bilgiler güncellenebilir.

Tanrılar, bu antik düzeni restore etmek için Zeus'un Tapınağı'nı oluşturmuşlardır ve buradaki her değişiklik, onların emirleriyle gerçekleşmektedir. Bu, Zeus'un Tapınağı'nın ve Zevizm'in; insanlığın en antik ve orijinal inancı olduğu ve doğrudan Tanrıların iradesi altında varlık gösterdiği anlamına gelir. Buradaki anlamı açarsak, biz Tanrıların birincil kimlikleri için Goetik bağlamdan Antik Yunan bağlamına geçmiş olsak bile, bu bir tür Paganist diriliş değildir veya "benzer bir çizgide ilerlemek" olarak yorumlanamaz.

Zira antik mitolojilerdeki veya diğer bozulmamış Pagan inançlardaki Tanrılar, zaten bizim Tanrılarımızdır ancak dünyadaki koşullar sebebiyle, Tanrıların önce düşman bağlamındaki kimliklerle ortaya çıkması ve Zeus'un Tapınağı'nı bu bağlamsal sistemle başlatmaları gerekmiştir. Düşman bağlamında varlık gösterdiğimiz süreçte, tüm bilgi kirlilikleri ve yozlaşmış sistemler restore edilmiştir, zihinsel seviyemiz buna hazırlanmıştır ve sonuç olarak Antik Yunan bağlamına olan geçişimiz yapılmıştır. Tüm bu süreç içerisinde dahi, Goetik bağlamdaki pek çok Tanrının, antik mitolojilerde hangi Tanrı veya Tanrılara karşılık geldiği ayrıntılı olarak paylaşılmış ve kapsayıcı bir tutum sergilenmiştir.

Sözün özü, ana bağlam olarak Antik Yunan'a geçmemiz, geçmişte "ötekileştirdiğimiz" veya "reddettiğimiz" veya "ayrı düştüğümüz" isimleri ve varlıkları daha şimdi benimsediğimiz değil, sadece İbrahimi saçmalıkların oluşturduğu yozlaşma ve hasar sebebiyle farklı bir yol izlememiz gerektiği ve nihayetinde tüm bu zararların tersine çevrildiği ve insanlığın, orijinal Tanrısını daha yakın ve üst bir kimlikten tanımaya hak kazandığı anlamına gelir. Tarihleri 5 yıl geriye sardığınızda mevcut olan dünya düzeni ve kolektif bilinç, buna el vermezken, şimdi bulunduğumuz noktada Tanrılar hakkında ileri seviye bilgiler biliyor ve bu bağlam güncellemesinin getirdiği faydalar sebebiyle daha ileri düzey ruhani konseptleri kavrayabiliyoruz.

Bu, neden adanma ritüelinin sadece Zeus'a yapıldığını da açıklamaktadır. Zira Zeus, tüm Tanrıların başıdır ve bunun ötesinde, Tek Tanrı'dır. Tüm Tanrılar ondan gelmektedir ve Zeus, Evrendeki en üst seviye konseptlerin nihai temsilidir. Sonuç olarak Zeus'a adanmak, sizi bir Zevist ve Zeus'un Tapınağı'nın bir parçası yapar ve bu, diğer Tanrıların sizi tanıması için yeterli olacaktır. Apollo veya Ares ile iletişime geçmeniz ya da onlardan yardım istemeniz için, ayrı ayrı onlara adanmanıza gerek yoktur ve böyle bir ritüel sistemi de, mevcut Zeus'un Tapınağı'nda bulunmamaktadır. Zevist olmak isteyenler, Zeus'a adanırlar ve böylece orijinal Tanrıların temsil ettiği ruhani ailenin bir parçası olurlar. Bu astral olarak bağlayıcıdır ve tek başına yeterlidir.

Son olarak, uzun bir aradan sonra buraya geldiğiniz için, acele etmemenizi ve özellikle 2025-2026 yılları içerisinde Yüksek Rahip Hooded Cobra tarafından paylaşılan tüm vaazları okumanızı öneririm. Bu, yukarıda bahsettiğim konuları anlamanız ve kendinizi mevcut kavrayışımızla uyumlamanız için gereklidir. Bireysel olarak Pagan inançları takip edenlerin, Tanrıları mevcut dünyada bulması ve onların irade ettiği düzeni takip etmesi gerekir. Tanrılarımız burada, bizlerledir ve başka hiçbir yerde değillerdir.

Umarım açıklayıcı olmuştur.

Ben buraya tartışmaya gelmedim, şuanki pozisyonunuzu anlattığınız için teşekkür ederim fakat ben uzun zamanlar önce sizin yolunuzdan zaten çıkarak, geleneksel pagan yolunda devam ettim. Çok uzun yazmamak adına bir kaç şeye ben de bir cevap vermek istiyorum.

Evet Geleneksel Yunan dininde de bu bu şekildedir, yani Zeus reddedilemez baş tanrı (hatta tüm tanrılıkları dağıtan belki de dediğiniz gibi tek tanrı) fakat geleneksel olarak herkesin Zeus'a adanma zorunluluğu geleneksel olarak yok. Ayriyeten bu topluluğun önceden baş tanrı ilan ettiği tanrının Yunan dengi Dionysos olarak açıklandığını hatırlıyorum. Bu da bir soru işaretidir. O zaman herkes adanmasını en baştan mı yaptı?

Ayriyeten bu bir Pagan"ist"(?) diriliş değil ise nedir? Kendi adına Zeus'u sokup, Azazel'in astrolojisini Apollon'un astrolojisi yapıp benzer yolda olmadığını savunmak gereksizdir.

Ben kendi başına takılan geleneksel bir pagan iken, sizin "benzer yola girmedik" deyişiniz saçmadır. Bundan 5 sene önce sen "şunları şunları reddediyorsun" bu yüzden bizden değilsin diyenler ki zaten böyle bir gayem yok, bugün altında mantıklı bir bağlam olmadan isim değiştirip şu noktaya gelindiğinde bile gelenekselcileri mi dışlıyor?

Bu topluluğun pagan geçmişi ile barışık olması lazım.
 
Ben buraya tartışmaya gelmedim, şuanki pozisyonunuzu anlattığınız için teşekkür ederim fakat ben uzun zamanlar önce sizin yolunuzdan zaten çıkarak, geleneksel pagan yolunda devam ettim. Çok uzun yazmamak adına bir kaç şeye ben de bir cevap vermek istiyorum.

Evet Geleneksel Yunan dininde de bu bu şekildedir, yani Zeus reddedilemez baş tanrı (hatta tüm tanrılıkları dağıtan belki de dediğiniz gibi tek tanrı) fakat geleneksel olarak herkesin Zeus'a adanma zorunluluğu geleneksel olarak yok. Ayriyeten bu topluluğun önceden baş tanrı ilan ettiği tanrının Yunan dengi Dionysos olarak açıklandığını hatırlıyorum. Bu da bir soru işaretidir. O zaman herkes adanmasını en baştan mı yaptı?

Ayriyeten bu bir Pagan"ist"(?) diriliş değil ise nedir? Kendi adına Zeus'u sokup, Azazel'in astrolojisini Apollon'un astrolojisi yapıp benzer yolda olmadığını savunmak gereksizdir.

Ben kendi başına takılan geleneksel bir pagan iken, sizin "benzer yola girmedik" deyişiniz saçmadır. Bundan 5 sene önce sen "şunları şunları reddediyorsun" bu yüzden bizden değilsin diyenler ki zaten böyle bir gayem yok, bugün altında mantıklı bir bağlam olmadan isim değiştirip şu noktaya gelindiğinde bile gelenekselcileri mi dışlıyor?

Bu topluluğun pagan geçmişi ile barışık olması lazım.

NG Maelstorm'un verebileceği cevaba ek olarak bir yorum yapmam gerekirse, paganizmin takdir edeceğiniz üzere tarih içinde pek çok yorumu çıkmıştır. Bu tarih sahnesinde pek çok insan birbirini tenkit edip birbirinin yanlış olduğunu zaten belirtmiştir.

Günümüzdeki yorum ve anlayış da, ister eskiden yapılanları benimsemek olsun, ister saçma sapan ergenlik olsun, tek bir "pagan" adı altında varlık göstermektedir ve insanlar aynı şekilde birbirlerini, doğruluktan ne denli uzak ya da yakın olurlarsa olsunlar tenkit etmeyi sürdürmektedir.

Antik dönemde de pek çok yanlış veya doğru addettiğimiz adet ve görüş bulunmaktadır ve bunlar doğrularıyla ve yanlışlarıyla aktarılmaktadır. Aynı dönemde farklı yorumlar, farklı coğrafyalar ve pratikler var mıdır? Elbette, fakat bu insanlar Tanrıların aynı olduğunu söylerken, birbirlerine zaten tenkitte bulunmuşlardır.

Şimdi bizim kendimize geniş şemsiye olan pagan ya da daha spesifik olursak Akdeniz bölgesini kapsayan Helenist dememe nedenimiz, zamanın ve çağların değişimidir. Bizim muhattaplarımız o çağın insanları değildir. Biz de burada aynı Tanrılara tapsak da, aynı din içinde muhattaplarımızla tartışma yapmıyoruz. Lafım size değil, fakat dini olarak sorduğunuz için, ben de aynı şekilde günümüzdeki dini perspektiften sizin yorumunuzu yanıtlıyorum.

Dönemin şartı ve bilinci aynıydı, insanlar zorlu inisiyasyonlarla ya da mantık ve felsefelerle öğretim sağlıyordu. Bizim bugün birisini dinin derin katmanlarına indirmek için tapınakta inisiye etmemiz ya da akademide felsefe tartışmamız mümkün değildir, çünkü Tanrıların beklediği şey bu değildir. Bu da tamamen ayrı ve herkesi kapsayabilen bir din olarak ortaya çıkmamız demektir.

Evet, kökenlerimiz pagandır. Evet, bugün kendisine pagan diyenler de bizimle aynı Tanrılara tapınmaktadır. Fakat artık o çağda yaşamıyoruz, bunları kabul ediyoruz, ama kendimiz ayrı bir şemsiye kurduk. Eğer bu şekilde bakarsanız, aslında "paganizm"in norm olduğu dönemde de belirli bir ilerletme misyonuna çıkmış gizem kültleri ve felsefe okulları da aynı şekilde çalışıyordu, "Elefsis", "Orfik", "Platonist" gibi liste uzayarak gidebilir. Tek fark, o dönem aynı dine sahip olunmasıydı. Fakat günümüzde böylesine aynı misyonu üstleniyor diyebileceğimiz ne bir organizasyon var, ne de eskinin yorumlarını tamamen alarak geleceğe taşıyabiliriz. Fakat doğru olanları alıp, yanlış olanları bırakabiliriz, ve bu da Zevizm olur.

Tanrılar tarafından özel misyona sahip, Tanrıların kutsadığı ve özel görevlerini emanet ettiği, artık doğru olanları alıp yanlışlıkları sürekli olarak ayıklayan ve yol gösteren ve Zeus'un Tapınağı tarafından benimsenmiş bir inanç. Yani artık 2.000 yıl sonra farklı bir dönem içinde tamamen bambaşka bir misyon üstlenen bir dine farklı bir isim verilmesi doğaldır. 1. Artık herkesin Tanrıların zaten tek inanç olduğu, sadece görüşlerin farklı olduğu dönemde gerçeği kovalamıyoruz. 2. Amacımız geçmişe dönmek değil, tamamen bambaşka bir çağın habercisi olmaktır. Uzay keşfinin yapıldığı çağda bir rokete havai fişek diyemeyiz. Tamamen farklı bir çağ/misyon.

Yani kıyaslaması daha kolay olması açısından, biz Roma'nın ücra sokağında yaşayan kişinin seviyesini getirmek değil, antik dönemde bile bambaşka bir seviye olan Pisagorculuk kalibresindeki yeni bir inancı örmek istiyoruz. Biraz düşünürseniz, bu bile aslında bambaşka bir realite demektir. Yanlışlıklar çağında, altın çağı getirmek için böylesine uğraş veren bir dini de farklı isimle anmak hem öncüllerimizin çabalarını ödüllendirmek ve onların yorumlarını artık farklı bir seviyeye taşımak, hem de Tanrıların misyonunu taşımak demektir.
 
NG Maelstorm'un verebileceği cevaba ek olarak bir yorum yapmam gerekirse, paganizmin takdir edeceğiniz üzere tarih içinde pek çok yorumu çıkmıştır. Bu tarih sahnesinde pek çok insan birbirini tenkit edip birbirinin yanlış olduğunu zaten belirtmiştir.

Günümüzdeki yorum ve anlayış da, ister eskiden yapılanları benimsemek olsun, ister saçma sapan ergenlik olsun, tek bir "pagan" adı altında varlık göstermektedir ve insanlar aynı şekilde birbirlerini, doğruluktan ne denli uzak ya da yakın olurlarsa olsunlar tenkit etmeyi sürdürmektedir.

Antik dönemde de pek çok yanlış veya doğru addettiğimiz adet ve görüş bulunmaktadır ve bunlar doğrularıyla ve yanlışlarıyla aktarılmaktadır. Aynı dönemde farklı yorumlar, farklı coğrafyalar ve pratikler var mıdır? Elbette, fakat bu insanlar Tanrıların aynı olduğunu söylerken, birbirlerine zaten tenkitte bulunmuşlardır.

Şimdi bizim kendimize geniş şemsiye olan pagan ya da daha spesifik olursak Akdeniz bölgesini kapsayan Helenist dememe nedenimiz, zamanın ve çağların değişimidir. Bizim muhattaplarımız o çağın insanları değildir. Biz de burada aynı Tanrılara tapsak da, aynı din içinde muhattaplarımızla tartışma yapmıyoruz. Lafım size değil, fakat dini olarak sorduğunuz için, ben de aynı şekilde günümüzdeki dini perspektiften sizin yorumunuzu yanıtlıyorum.

Dönemin şartı ve bilinci aynıydı, insanlar zorlu inisiyasyonlarla ya da mantık ve felsefelerle öğretim sağlıyordu. Bizim bugün birisini dinin derin katmanlarına indirmek için tapınakta inisiye etmemiz ya da akademide felsefe tartışmamız mümkün değildir, çünkü Tanrıların beklediği şey bu değildir. Bu da tamamen ayrı ve herkesi kapsayabilen bir din olarak ortaya çıkmamız demektir.

Evet, kökenlerimiz pagandır. Evet, bugün kendisine pagan diyenler de bizimle aynı Tanrılara tapınmaktadır. Fakat artık o çağda yaşamıyoruz, bunları kabul ediyoruz, ama kendimiz ayrı bir şemsiye kurduk. Eğer bu şekilde bakarsanız, aslında "paganizm"in norm olduğu dönemde de belirli bir ilerletme misyonuna çıkmış gizem kültleri ve felsefe okulları da aynı şekilde çalışıyordu, "Elefsis", "Orfik", "Platonist" gibi liste uzayarak gidebilir. Tek fark, o dönem aynı dine sahip olunmasıydı. Fakat günümüzde böylesine aynı misyonu üstleniyor diyebileceğimiz ne bir organizasyon var, ne de eskinin yorumlarını tamamen alarak geleceğe taşıyabiliriz. Fakat doğru olanları alıp, yanlış olanları bırakabiliriz, ve bu da Zevizm olur.

Tanrılar tarafından özel misyona sahip, Tanrıların kutsadığı ve özel görevlerini emanet ettiği, artık doğru olanları alıp yanlışlıkları sürekli olarak ayıklayan ve yol gösteren ve Zeus'un Tapınağı tarafından benimsenmiş bir inanç. Yani artık 2.000 yıl sonra farklı bir dönem içinde tamamen bambaşka bir misyon üstlenen bir dine farklı bir isim verilmesi doğaldır. 1. Artık herkesin Tanrıların zaten tek inanç olduğu, sadece görüşlerin farklı olduğu dönemde gerçeği kovalamıyoruz. 2. Amacımız geçmişe dönmek değil, tamamen bambaşka bir çağın habercisi olmaktır. Uzay keşfinin yapıldığı çağda bir rokete havai fişek diyemeyiz. Tamamen farklı bir çağ/misyon.

Yani kıyaslaması daha kolay olması açısından, biz Roma'nın ücra sokağında yaşayan kişinin seviyesini getirmek değil, antik dönemde bile bambaşka bir seviye olan Pisagorculuk kalibresindeki yeni bir inancı örmek istiyoruz. Biraz düşünürseniz, bu bile aslında bambaşka bir realite demektir. Yanlışlıklar çağında, altın çağı getirmek için böylesine uğraş veren bir dini de farklı isimle anmak hem öncüllerimizin çabalarını ödüllendirmek ve onların yorumlarını artık farklı bir seviyeye taşımak, hem de Tanrıların misyonunu taşımak demektir.

Sadece bir şeylerin laf kalabalığı yapılıyor. Gerek Homeros, ya da diğer yazıların eleştiri yazılarını tabii ki farkındayım. Zaten bu inanç yüzyıllar boyunca bireysel ilerleyen bir inanç sistemi oldu. Herkesin farklı bir inanış biçiminde olması normal bir şey çünkü kültürel farklar da var... Siz topluluk olarak yıllar boyunca bunu kabullenemediniz, Yunan toprakları arasında hatta yakın olanlar (Atina-Sparta en basit ve anlaşılır örneği) bile farklı kültürlere sahip ve birebir aynı inanışa sahip değil. Ve bunu çoğu kişi kötü bir şey olarak yorumlasa da ben bunu kötü bir şey olarak yorumlamıyorum. Sana seçim şansı veren bir sistemden bahsediyoruz. "Buna seve seve inanacaksın" ın üstünde bir yapıdan bahsediyoruz.

Ayriyeten geleceğe taşıyabileceğin çoğu şeyin yokolduğu/yok edildiği bir konumdayız.

Kendinize bir şemsiye edinmeniz güzel bir konu, bazı şeyleri tabii ki bireysel inanan biri gibi reddedebilirsiniz. Sonuçta bir çok eleştiri var bu konularda, gerek Yunan dünyasında gerek başka milletlerde.

Benim kendi kültürel yorumum var ve bunca sene bir benimsediğim inanç şekli var ki bunda bu topluluğun + ya da - bile olsa katkısı çok fazla.

Orfik vs vs uzatmadan, her dinde olan bir mezhep söz konusu. Modern dünya da bir mezhep olmaya çalışmanız/oluşunuz gibi... (geniş çerçevede her mezhep ya da din gibi mutlak olan olduğu iddiası)

Yani pisagorculuk gibi örnek alacağınız kişiler/ekoller/okullar değişebilir, işte bu paganizm in tatlı kısmı sana seçenekler sunması.

Ben yine de Eski Tanrı denginin dionysos olması ve şuanki topluluk isminin ToZ olmasını mantıksal açıdan oturtamadım. Açıklayabilir misiniz?
 
Benim bulunduğum noktada size muhalefet gibi gözüküyor olsam da, fikir alışverişi yapıyorum. Bana tavır almanıza gerek yok sonuçta karşılıklı bir fikir alışverişinde bulunuyoruz. Siz ne kadar bunu kabul etmesenizde yol benzer yol. Sonuçta "Tanrıların Doğası"nı tartışabildikleri gibi, bunları da bir dost gibi tartışabiliriz.
 
Benim bulunduğum noktada size muhalefet gibi gözüküyor olsam da, fikir alışverişi yapıyorum. Bana tavır almanıza gerek yok sonuçta karşılıklı bir fikir alışverişinde bulunuyoruz. Siz ne kadar bunu kabul etmesenizde yol benzer yol. Sonuçta "Tanrıların Doğası"nı tartışabildikleri gibi, bunları da bir dost gibi tartışabiliriz.
Kardeşim,merhabalar öncelikle.Bende naçizane kendi fikirlerimi belirtmek isterim.Joy of SATAN zamanlarımızda, kelimenin kendi kökenine de indiğimizde oluşumumuzun adının Şeytan'ın hazzı ve mutluluğu gibi bir anlamı vardı.O yüzden o dönemler Zeus Baba'nın zevk ve eğlence arketipi olan Dionisos vurgulandı.Bu gayet tabii bir düşünce idi.Bu vurgulandı çünkü ruhlarımızdaki derin mutsuzluğun bir nevi prangalarını kırdık.Şimdi bambaşka bir evreye geçtik.Artık gerçek manada güçlenyoruz.Ritüeller kendini küresel ölçekte gösterdi.Yahudilerin ruhani kaleleri yıkıldı,ve dünyaya ifşa oldular,emin ol daha fazlası da gelecek.Bunu sağlayan Zeus'un Tapınağı'dır.Gerçek ham bilginin merkezindeyiz.Elbette ki aynı yoldayız.Ben diğer pagan oluşumların da Tanrılar'ın kontrolünde olduğu fikrindeyim.Ama bizatihi Zeus'un ruhani tapınağı burasıdır.Bugün Hindistan'da,Asya'da ya da Mezoamerika'da inanılan ve takip edilen Tanrıların farklı Tanrılar olmadığını biliyorsak ya da Poseidon ile Hades'in farklı Tanrılar olmadıklarının bilincindeysek,mitolojide ki o ilk bakışta absürt gibi gelen hikayelerin mevcutta ne kadar derin alegoriler olduğunu kavradıysak;burada ToZ'un büyük emeği var.Şu an 21.yy'da çok farklı bir konseptte,teknolojinin de nimetlerinden yararlanarak büyüyoru:) Her çağın kendine göre bir tarzı bir hareket stili var ve buna göre yürümekteyiz.Belki zihnindeki bazı sorulara cevap olmuştur kardeşim:)
 
Goetik bağlamdan Antik Yunan bağlamına geçişimiz, sadece Goetik adların Antik Yunan mitolojisindeki adlarla güncellenmesi değildi. Bu bağlam güncellemesiyle birlikte, ayrıca çok kompleks bir ruhani konsept bize açıklanmış oldu. Bu, Satya ve Baalzevul olarak 2 ayrı Tanrı olarak bildiğimiz varlıkların, aslında tek bir Tanrı'nın farklı açıları olduğuydu.

Bağlam güncellemesinden önce, Tapınağın Baş Tanrısı olarak kabul ettiğimiz varlık Satya/Satanas idi. Baalzevul/Baalzebul ise Satya'dan hemen sonra gelen, en güçlü ikinci Tanrı idi ve bu iki Tanrının yönettikleri veya ne üzerine hâkim oldukları farklıydı. Baalzevul, diğer mitolojilerde hangi isimlerle bulunduğunu tespit etmesi daha kolay bir varlıktı, yani Baalzevul'un Antik Yunan'da Zeus, Roma Panteonunda Jüpiter veya Sümerlerde Enlil olduğunu biliyorduk. Ayrıca Baalzevul'un adındaki "Baal" eki, tarihsel olarak derinlere inmemizi kolaylaştırıyordu.

Öte yandan, Satanas'a geldiğimizde, varlıkları ayırt etmesi daha da zorlaşıyordu. Bunun belli başlı sebepleri vardı. Buradaki en büyük problem, mitolojilerdeki Tanrıların, çoğu zaman bizim Tanrılarımızın birebiri olmamasıdır. Yani geçmişte Zeus'un Baalzebul, Ares'in Andras olduğunu biliyorduk ve bunu ayırt etmesi kolaydı ancak mitolojiler esasında alegori olduğu için ve bu alegoriler, bizlere kompleks ruhani konseptleri anlattıkları için, Tanrılarımızın farklı açılarla ve farklı isimlerle temsil edilmesi gerekiyordu.

Bir Tanrı, bir mitolojide birden fazla mitolojik Tanrı olarak bulunabilir veya birden fazla Tanrı, mitolojideki tek bir Tanrıyı paylaşabilir veya mitolojik bir Tanrı, hem Zevizm'deki bir Tanrı hem de Zeus'un bir açısı olarak karşımıza çıkabilir. Bazı mitolojik Tanrılar, tam olarak bir Tanrı olmaktan ziyade daha çok belli konseptleri temsil edebilir veya mitolojik ilişkilerden yola çıkarak yaptığımız çıkarımlar, alegori olmaları sebebiyle Zeus'un Tapınağı'ndaki Tanrı ağacını tam olarak temsil etmeyebilir.

Yukarıdaki göz önüne alındığında, neden geçmişte yapılan basit mitolojik çıkarımların, biz Zeus'un Tapınağı olarak ilerledikçe ve geliştikçe değiştiğini ve güncellendiğini anlayabilirsiniz. Çoğu zaman, bunları anlamak için ileri düzey ruhani bilgi gerekir ve bu ruhani kavrayış herkeste olmadığı için ve daha da önemlisi, mevcut insanoğlu mitolojileri basit hikayeler olarak yorumladığı için, bu konudaki kafa karışıklığı gittikçe artarak daha fazla sorun oluşturmuştur.

Satya/Satanas olarak bildiğimiz varlık, bağlam güncellemesinden önce farklı Yunan Tanrılarına veya mitolojik varlıklara bağlanmıştır. Bunlar arasında konuda belirtildiği üzere Dionysos, daha da derine gidildiğinde Poseidon vardır, burada Kronus da dahil edilebilir. Satya, birden fazla mitolojik Tanrıyı temsil ediyordu zira, Tanrılar tek bir varlık olarak görülebilecek kadar basit varlıklar değillerdir ve özellikle yüksek rütbeli Tanrılar, evrendeki belli konseptleri temsil ederler. Yani siz Dionysos dediğinizde Satya'nın belli bir temsilini, Poseidon dediğinizde ise belli bir temsilini görebiliyordunuz. Kronus'tan bahsettiğinizde, bunu evrendeki zaman konseptine ve daha da ileri gidersek, hem astrolojik bağlamda hem Roma Panteonu bağlamında hem de ruhani konseptler bağlamında Satürn'e bağlayabiliyordunuz. Tüm bunlar, Rahipliğin paylaştığı vaazlar ve verdikleri ileri seviye bilgilerle daha da anlamlı hâle geliyordu.

Bağlam değişiminden sonra ve bu süreçte, Satanas'ın ve Baalzebul'un aslında aynı Tanrı'nın iki farklı açısı olduğu açıklanmıştı, bu "aynı Tanrı" dediğimiz varlık da, Baş Tanrımız, Tanrıların Tanrısı ve Tek Tanrı olarak kabul ettiğimiz Zeus'tur. Antik Yunan bağlamına geçmemizin sebeplerinden biri de, bu bağlamın bize tarihsel derinlik katması ve Tek Tanrı olarak kapsayıcı bir Zeus yorumlaması yapabilmemize olanak sağlamasıdır. Zeus, insanlığın algıladığının ve mevcut basit Pagan inançların gördüğünün aksine, isminde birden fazla kompleks ruhani konsepti barındırmaktadır. Ayrıca birleşmeyle birlikte, pek çok mitolojideki ve panteondaki varlık, otomatik olarak Zeus'un bir açısı hâline gelmiştir ve bu ilahi restorasyon, Zevistlerin bu konseptleri ruhani olarak algılaması için de daha sağlam bir zemin sunmuştur. Hem Antik Yunan'daki hem Roma Panteonundaki hem Hinduizm'deki hem de diğer yerel kültür dinlerindeki pek çok varlık, esasen Zeus'tur ve Zeus'un bir açısını temsil eder. Bununla ilgili daha fazla bilgi, Zeus'un Ritüelindeki metinler incelendiğinde görülebilir:


Yeterince açıkladığımı düşünüyorum, insanlar kendi bireysel Pagan inançlarını takip edebilirler ve biz Zevistler olarak, Pagan Kardeşliği erdemine uygun olarak gerekli açıklamaları ve yönlendirmeleri yapacağız ama bir noktadan sonra kişinin, inisiyatif göstererek araştırma yapması ve Zevizm'e, yani Tanrıların Orijinal Dinine ve dünyadaki mevcut evlerine yönelmesi gerekir. Kişi eğer bunu yapmazsa, geçmişin gölgesinde kalmaktan başka hiçbir şey yapamaz ve asla geleceği göremez.


Son olarak, yukarıda bahsettiğim her şey ve daha fazlası, zaten Yüksek Rahip Hooded Cobra tarafından en üst seviyede ve en iyi şekilde açıklanmıştır. Eğer ilginiz varsa, aşağıdaki vaazları okumanızı ve bilgilerinizi tazelemenizi öneririm. Aksi taktirde, bu konuşmada varabileceğimiz daha ileri bir nokta bulunmamaktadır.

 
Goetik bağlamdan Antik Yunan bağlamına geçişimiz, sadece Goetik adların Antik Yunan mitolojisindeki adlarla güncellenmesi değildi. Bu bağlam güncellemesiyle birlikte, ayrıca çok kompleks bir ruhani konsept bize açıklanmış oldu. Bu, Satya ve Baalzevul olarak 2 ayrı Tanrı olarak bildiğimiz varlıkların, aslında tek bir Tanrı'nın farklı açıları olduğuydu.

Bağlam güncellemesinden önce, Tapınağın Baş Tanrısı olarak kabul ettiğimiz varlık Satya/Satanas idi. Baalzevul/Baalzebul ise Satya'dan hemen sonra gelen, en güçlü ikinci Tanrı idi ve bu iki Tanrının yönettikleri veya ne üzerine hâkim oldukları farklıydı. Baalzevul, diğer mitolojilerde hangi isimlerle bulunduğunu tespit etmesi daha kolay bir varlıktı, yani Baalzevul'un Antik Yunan'da Zeus, Roma Panteonunda Jüpiter veya Sümerlerde Enlil olduğunu biliyorduk. Ayrıca Baalzevul'un adındaki "Baal" eki, tarihsel olarak derinlere inmemizi kolaylaştırıyordu.

Öte yandan, Satanas'a geldiğimizde, varlıkları ayırt etmesi daha da zorlaşıyordu. Bunun belli başlı sebepleri vardı. Buradaki en büyük problem, mitolojilerdeki Tanrıların, çoğu zaman bizim Tanrılarımızın birebiri olmamasıdır. Yani geçmişte Zeus'un Baalzebul, Ares'in Andras olduğunu biliyorduk ve bunu ayırt etmesi kolaydı ancak mitolojiler esasında alegori olduğu için ve bu alegoriler, bizlere kompleks ruhani konseptleri anlattıkları için, Tanrılarımızın farklı açılarla ve farklı isimlerle temsil edilmesi gerekiyordu.

Bir Tanrı, bir mitolojide birden fazla mitolojik Tanrı olarak bulunabilir veya birden fazla Tanrı, mitolojideki tek bir Tanrıyı paylaşabilir veya mitolojik bir Tanrı, hem Zevizm'deki bir Tanrı hem de Zeus'un bir açısı olarak karşımıza çıkabilir. Bazı mitolojik Tanrılar, tam olarak bir Tanrı olmaktan ziyade daha çok belli konseptleri temsil edebilir veya mitolojik ilişkilerden yola çıkarak yaptığımız çıkarımlar, alegori olmaları sebebiyle Zeus'un Tapınağı'ndaki Tanrı ağacını tam olarak temsil etmeyebilir.

Yukarıdaki göz önüne alındığında, neden geçmişte yapılan basit mitolojik çıkarımların, biz Zeus'un Tapınağı olarak ilerledikçe ve geliştikçe değiştiğini ve güncellendiğini anlayabilirsiniz. Çoğu zaman, bunları anlamak için ileri düzey ruhani bilgi gerekir ve bu ruhani kavrayış herkeste olmadığı için ve daha da önemlisi, mevcut insanoğlu mitolojileri basit hikayeler olarak yorumladığı için, bu konudaki kafa karışıklığı gittikçe artarak daha fazla sorun oluşturmuştur.

Satya/Satanas olarak bildiğimiz varlık, bağlam güncellemesinden önce farklı Yunan Tanrılarına veya mitolojik varlıklara bağlanmıştır. Bunlar arasında konuda belirtildiği üzere Dionysos, daha da derine gidildiğinde Poseidon vardır, burada Kronus da dahil edilebilir. Satya, birden fazla mitolojik Tanrıyı temsil ediyordu zira, Tanrılar tek bir varlık olarak görülebilecek kadar basit varlıklar değillerdir ve özellikle yüksek rütbeli Tanrılar, evrendeki belli konseptleri temsil ederler. Yani siz Dionysos dediğinizde Satya'nın belli bir temsilini, Poseidon dediğinizde ise belli bir temsilini görebiliyordunuz. Kronus'tan bahsettiğinizde, bunu evrendeki zaman konseptine ve daha da ileri gidersek, hem astrolojik bağlamda hem Roma Panteonu bağlamında hem de ruhani konseptler bağlamında Satürn'e bağlayabiliyordunuz. Tüm bunlar, Rahipliğin paylaştığı vaazlar ve verdikleri ileri seviye bilgilerle daha da anlamlı hâle geliyordu.

Bağlam değişiminden sonra ve bu süreçte, Satanas'ın ve Baalzebul'un aslında aynı Tanrı'nın iki farklı açısı olduğu açıklanmıştı, bu "aynı Tanrı" dediğimiz varlık da, Baş Tanrımız, Tanrıların Tanrısı ve Tek Tanrı olarak kabul ettiğimiz Zeus'tur. Antik Yunan bağlamına geçmemizin sebeplerinden biri de, bu bağlamın bize tarihsel derinlik katması ve Tek Tanrı olarak kapsayıcı bir Zeus yorumlaması yapabilmemize olanak sağlamasıdır. Zeus, insanlığın algıladığının ve mevcut basit Pagan inançların gördüğünün aksine, isminde birden fazla kompleks ruhani konsepti barındırmaktadır. Ayrıca birleşmeyle birlikte, pek çok mitolojideki ve panteondaki varlık, otomatik olarak Zeus'un bir açısı hâline gelmiştir ve bu ilahi restorasyon, Zevistlerin bu konseptleri ruhani olarak algılaması için de daha sağlam bir zemin sunmuştur. Hem Antik Yunan'daki hem Roma Panteonundaki hem Hinduizm'deki hem de diğer yerel kültür dinlerindeki pek çok varlık, esasen Zeus'tur ve Zeus'un bir açısını temsil eder. Bununla ilgili daha fazla bilgi, Zeus'un Ritüelindeki metinler incelendiğinde görülebilir:


Yeterince açıkladığımı düşünüyorum, insanlar kendi bireysel Pagan inançlarını takip edebilirler ve biz Zevistler olarak, Pagan Kardeşliği erdemine uygun olarak gerekli açıklamaları ve yönlendirmeleri yapacağız ama bir noktadan sonra kişinin, inisiyatif göstererek araştırma yapması ve Zevizm'e, yani Tanrıların Orijinal Dinine ve dünyadaki mevcut evlerine yönelmesi gerekir. Kişi eğer bunu yapmazsa, geçmişin gölgesinde kalmaktan başka hiçbir şey yapamaz ve asla geleceği göremez.


Son olarak, yukarıda bahsettiğim her şey ve daha fazlası, zaten Yüksek Rahip Hooded Cobra tarafından en üst seviyede ve en iyi şekilde açıklanmıştır. Eğer ilginiz varsa, aşağıdaki vaazları okumanızı ve bilgilerinizi tazelemenizi öneririm. Aksi taktirde, bu konuşmada varabileceğimiz daha ileri bir nokta bulunmamaktadır.

Peki koruyucusu Baalzebul olanlar hakkında nasıl bir açıklama yapabilirsiniz?

Baalzebul ve Zeus aynı varlıksa bu geçmişte Zeus'un birçok kişinin koruyucu demon'u olduğu anlamına gelir. Fakat bu daha önce bildiğimiz bir bilgiyle çelişkili çünkü Satan kimsenin koruyucusu olamazdı.

Yanlış anlaşılmasın hala Zevistim. Sadece bu konuyu anlamış değilim ve merak ediyorum.
 

Al Jilwah: Chapter IV

"It is my desire that all my followers unite in a bond of unity, lest those who are without prevail against them." - Shaitan

Back
Top