Welcome to the Temple of Zeus's Official Forums!

Welcome to the official forums for the Temple of Zeus. Please consider registering an account to join our community.

Temel soru işareti ?

zenthephoenix

New member
Joined
Oct 11, 2024
Messages
13
Herkese merhabalar umarım harika bir gün geçiriyorsunuzdur.
Ben 8 yıl önce ölümden döndüm. Okuduklarım ve bana öğretilenler ölüm sonrası bir yaşamın olduğunu ruh denen bir kavramın olduğunu söylüyor ve yaşadıklarım bununla çelişiyor gibi. Ufak bir frotal lob hasarı almıştım 1 ay komada kadlım. Komadan çıktıktan sonra neler neler yapmışım ama hiçbiri bende yok. Ufak bir beyin hasarında dahi ben hiçbir şeyi bilmiyorsam ölüm ile birlikte işlevini tamamen yitirecek olan bryin sonrası bende hiçbir şey olamaz sonucu çıkıyor öyle değil mi yani ? Mesela ruh da sıkıntı ilk yıllarda hiçbir şey ama hiçbir şey hissedemiyordum beyin ve dokular tamir ettikçe kendini negatif duyguları deneyimleyebilmeye başladım şimdi ise pozitifi birazcık anlayabiliyorum ama halen anlama seviyesinde algılama hissetme değil ki bu ufak hasarlar sebepli mesela büyük bir frontal lob hasarı olsaydı kişiliğim tmamen değişecekti tıp literaründe örnekleri mevcut. Bu yaşadıklarım bana şunu gösteriyor beyin giderse ruh his falan filan hiçbir şey kalmaz. Ruh dediğimiz şey sinir sistemimizin bir oyunu sadece ölünce ortada hiçbir şey kalmaz. Hayat kocaman bir yükten ibaret benim için varolmasam daha iyi mutlu ve tatminkar olamıyorum en azından acı çekmem. Büyük resimden bakınca yaşamak güçlülere şu anki düzene hakim olanlara kölelik yapmak değil midir aslında. Hazır bu kadar dipteyken tekrar o koca taşı tepeye itelemek neden ölmek daha mantıklı ve kolay.
Esenlikler
 
Merhabalar dilerim.

Bir şeyi anlayamadım komadayken bir şeyler yapmanıza rağmen hatırlamıyorsunuz?
Yoksa komadan çıkmanıza rağmen yaptıklarınızı hatırlamıyorsunuz, unutmuşsunuz?
 
Herkese merhabalar umarım harika bir gün geçiriyorsunuzdur.
Ben 8 yıl önce ölümden döndüm. Okuduklarım ve bana öğretilenler ölüm sonrası bir yaşamın olduğunu ruh denen bir kavramın olduğunu söylüyor ve yaşadıklarım bununla çelişiyor gibi. Ufak bir frotal lob hasarı almıştım 1 ay komada kadlım. Komadan çıktıktan sonra neler neler yapmışım ama hiçbiri bende yok. Ufak bir beyin hasarında dahi ben hiçbir şeyi bilmiyorsam ölüm ile birlikte işlevini tamamen yitirecek olan bryin sonrası bende hiçbir şey olamaz sonucu çıkıyor öyle değil mi yani ? Mesela ruh da sıkıntı ilk yıllarda hiçbir şey ama hiçbir şey hissedemiyordum beyin ve dokular tamir ettikçe kendini negatif duyguları deneyimleyebilmeye başladım şimdi ise pozitifi birazcık anlayabiliyorum ama halen anlama seviyesinde algılama hissetme değil ki bu ufak hasarlar sebepli mesela büyük bir frontal lob hasarı olsaydı kişiliğim tmamen değişecekti tıp literaründe örnekleri mevcut. Bu yaşadıklarım bana şunu gösteriyor beyin giderse ruh his falan filan hiçbir şey kalmaz. Ruh dediğimiz şey sinir sistemimizin bir oyunu sadece ölünce ortada hiçbir şey kalmaz. Hayat kocaman bir yükten ibaret benim için varolmasam daha iyi mutlu ve tatminkar olamıyorum en azından acı çekmem. Büyük resimden bakınca yaşamak güçlülere şu anki düzene hakim olanlara kölelik yapmak değil midir aslında. Hazır bu kadar dipteyken tekrar o koca taşı tepeye itelemek neden ölmek daha mantıklı ve kolay.
Esenlikler

Herkese merhabalar umarım harika bir gün geçiriyorsunuzdur.
Ben 8 yıl önce ölümden döndüm. Okuduklarım ve bana öğretilenler ölüm sonrası bir yaşamın olduğunu ruh denen bir kavramın olduğunu söylüyor ve yaşadıklarım bununla çelişiyor gibi. Ufak bir frotal lob hasarı almıştım 1 ay komada kadlım. Komadan çıktıktan sonra neler neler yapmışım ama hiçbiri bende yok. Ufak bir beyin hasarında dahi ben hiçbir şeyi bilmiyorsam ölüm ile birlikte işlevini tamamen yitirecek olan bryin sonrası bende hiçbir şey olamaz sonucu çıkıyor öyle değil mi yani ? Mesela ruh da sıkıntı ilk yıllarda hiçbir şey ama hiçbir şey hissedemiyordum beyin ve dokular tamir ettikçe kendini negatif duyguları deneyimleyebilmeye başladım şimdi ise pozitifi birazcık anlayabiliyorum ama halen anlama seviyesinde algılama hissetme değil ki bu ufak hasarlar sebepli mesela büyük bir frontal lob hasarı olsaydı kişiliğim tmamen değişecekti tıp literaründe örnekleri mevcut. Bu yaşadıklarım bana şunu gösteriyor beyin giderse ruh his falan filan hiçbir şey kalmaz. Ruh dediğimiz şey sinir sistemimizin bir oyunu sadece ölünce ortada hiçbir şey kalmaz. Hayat kocaman bir yükten ibaret benim için varolmasam daha iyi mutlu ve tatminkar olamıyorum en azından acı çekmem. Büyük resimden bakınca yaşamak güçlülere şu anki düzene hakim olanlara kölelik yapmak değil midir aslında. Hazır bu kadar dipteyken tekrar o koca taşı tepeye itelemek neden ölmek daha mantıklı ve kolay.
Esenlikler

Tam ölmemişsiniz, ruh tam anlamıyla öldükten sonra çıkar. Hissetikleriniz çok doğal ölmemeye rağmen bir şeyi hatırlamamak doğal olarak size ölümden sonra hiçlik olacağını sorgulatıyor. Önemli nokta zaten tam ölmemişsiniz ve komada kalmışsınız. Ölüm komadayken daha yakındır ama kendini yaşatmaz ve her hasta farklı şeyler yaşar. Koma hariç ölümden dönen bazı kişiler, cehennemde yandığını, isanın onu kucakladığı gibi farklı şeyler anlatmakta. (Onlara göre ise yaşadıklarına bakılırsa ölümden sonra hayat vardır.) Yani sonuç herkes farklı şeyler yaşar ve Ruh kavramının sinir sisteminin oyunu olduğu kesin söylenemez. Hatırlamamak ise beyinle ilgilidir ve Ruh kavramının ise beyinle alakalı olduğuda kesin söylenemez çünkü bu hayat ile ölümden sonraki hayat farklıdır ve bu hayata göre yorumlanması yanlış olur.
Anladıklarıma göre cevapladım, umarım yardımcı olabilmişimdir.

Eğer yanlış cevapladıysam lütfen belirtin.
 
Hazır bu kadar dipteyken tekrar o koca taşı tepeye itelemek neden ölmek daha mantıklı ve kolay.

Merhabalar dilerim,

Ölmek her zaman mantıklı bir çözüm değildir insanlar hayvanlardan farklıdır ve büyük özellikleri vardır. Bunun başında zeka ve akıl gelir. Bu nimetler ile bir iz bırakmak ve dünyayı iyileştirmek en iyi yoldur. Büyük işler olarak demiyorum, 1 iyilik yapsanız ve devam etseniz ömrünüz boyunca çok faydanız olacaktır. Hayat sadece acı değildir ve bu nimetleri boşa harcamamak gerekir. İyilik ettikçe, doğru yaşadıkça aslında ne kadar mutlu olacağınızı, hayatın her zaman kölelik olmadığını ve dünyayı yönetenlerin ve bizleri köle edenlerin sizin dediğiniz kadarı ile aslında efendi olmadığını bir aptal sürüsü olduğunu, ölümlü bir varlık olduğunu ve geçici olduğunu daha iyi öğreneceksiniz. Bir filmin biteceğini bilmek onu kapatacağınız anlamına gelmez.

Kendinize çok iyi bakın.
 
Öncelikle yaşadıklarınız için üzgün olduğumu belirtmek istiyorum ve umarım Tanrılar size güç verir.

Sorularınıza gelecek olursak...

Beden, ruhun bu fiziksel dünyada varlık gösterebilmesi ve fiziksel dünyayı deneyimleyebilmesi için sahip olduğumuz bir konaktır. Beden ve ruh, belli şekillerde etkileşime girerler ve bir ilişkiye sahiptirler ancak ruh, bedenden daha ötedir ve esasında, bedene hayat veren şeydir. Dolayısıyla ruhun zarar görmesi ve bedenin zarar görmesi aynı şeyler değildir.

Bedenin görebileceği zararlara örnek vermek gerekirse, kolunuz hasar görebilir ve bu, bazı bedensel işlevleri kısıtlayabilir. Veyahut zihinsel bazı hastalıklar ortaya çıkabilir ve bu, meditasyonlarda istenmeyen etkiler yaşanmasına sebep olabilir. Burada zarar gören şey bedendir ve evet, ruh bir açıdan etkilenir ancak zarar gören şey doğrudan ruh değildir. Ruhun bu dünyayı deneyimlemesine olanak sağlayan beden zarar gördüğü için bu durum, ruhun yaşadığı deneyimi kısıtlar veya daha problemli bir hâle getirir.

Eğer siz geçirdiğiniz kaza sonucu bir beyin hasarı yaşadıysanız, bu bazı açılardan sizi kısıtlayabilir ve ruhunuzu etkileyebilir. Bu problemler, hem fiziksel dünyada hem ruhani dünyada kendilerini gösterebilirler ve bu, negatif düşüncelere, kısıtlanmışlık hissine, depresyona ve daha ekstrem durumlarda, kişinin kendi hayatını sonlandırmak istemesine yol açabilir. Burada yaşanan şeyler kolay değildir ve insana ağır gelebilir ancak tüm bunlar, Tanrıların kılavuzluğuyla birlikte iyileştirilebilir ve daha iyi bir duruma getirilebilir.

Bedenin görebileceği zararları geçer ve ruhun göreceği zararlara gelirsek, bunlar genellikle ruhani âlemlerde yaşanacaktır ve çok daha ciddi karmik etkileri olacaktır. Farazi bir örnek vermek gerekirse, eğer kişi negatif enerjilerle uzun süre çalışırsa veya bilinçli şekilde çakralarına zarar vermek için uğraşırsa, bu ruha zarar verebilir ve bunun, bedenin zarar görmesinden daha vahim sonuçları olacaktır. Bu, gidilmemesi gereken bir yoldur ve Tanrılar bizi bu tarz durumlardan korurlar, kişi bilinçli olarak kendini bu yola sokmadığı sürece.

Tüm bunlar anlaşıldıysa, ölüm konseptinin burada ifade ettiği anlam da değişmiş olacaktır. Kişi öldükten sonra, ruhu bu bedenden ayrılır ve ölümden sonra gidilebilecek âlemlerden birine gider, ardından ruh reenkarne olur ve yeni bir bedenle dünyaya geri gelir. Burada ölümün işlevlerinden biri, bedensel sınırlamalardan özgürleşmek için yeni bir bedenle dünyaya geri dönmektir. Mesela bir kişi 90 yaşındaysa ve çok ciddi hastalıklarla boğuşuyorsa, artık bu bedenin ruhani boyutta ne kadar iyileştirilebileceği sınırlanmış demektir. Kişi, dünyadan göçtükten sonra yeni bir bedenle geri gelir ve yaşamını sürdürerek, tekrardan sağlıklı bir bedene dönmüş olur ve ruhani gelişimine de devam edebilir.

Eğer reenkarnasyon döngüleri arasında reenkarne olunan bedende problemler çıkmışsa, bu da işin başka bir boyutunda, ruhtaki karmik problemleri gösterebilir. Bu karmik problemlerden kaçmak mümkün değildir ve eğer kişi dünyaya bedensel sınırlamalarla gelmişse veya daha sonrasında bunlar yaşanmışsa, kişi, bu yaşamı terk etmeyi ve problemlerden kaçmayı değil ancak burada kalmayı ve Tanrıların kılavuzluğu altında bu problemlerin çözümünü sağlamayı amaçlamalıdır. Böylece hem bu yaşam iyileştirilebilir hem de sonraki yaşamlar için, daha iyi bir karmanın sağlanması sebebiyle çok daha refah getiren reenkarnasyonlar sağlanabilir. Bunlar çok kompleks konulardır ancak bilmenizi istediğim için, belli bir seviyede anlatmak istedim.

Umarım sizin için anlaşılır olmuştur. Hayat, son derece güzeldir, kutsaldır ve Tanrıların bizlere büyük bir kutsamasıdır. Onu bırakmamak ve Yolumuza devam etmek gerekir.

Ruh ve beden arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için aşağıdaki yazıyı okuyabilirsiniz:


Ölümle ilgili daha fazla anlayış için aşağıdaki vaazları okuyabilirsiniz:


Ölümden sonra ruhun nereye gideceğini öğrenmek için de aşağıdaki vaazı okuyabilirsiniz:

 

Al Jilwah: Chapter IV

"It is my desire that all my followers unite in a bond of unity, lest those who are without prevail against them." - Shaitan

Back
Top