Hem yabancı hem Türk forumlarında ara sıra gördüğüm bir şey var, üyeler "Örümcekler, Kelebekler, Yılanlar, Kertenkeleler, Kediler, Köpekler, Kaplumbağalar, Balıklar, Kuşlar veya Hamster'lar hangi Tanrının yahut Tanrıçanın sembolü?" gibi sorular sorabiliyorlar. Bunda yanlış bir şey yok fakat hatalı bir düşünme şekli olduğunu zannediyorum, Tanrıların işaretlerini yanlış yorumlama veya rutin hayatta aklımıza her 'ilginç düşünceyi' Tanrılara bağlama sonucu düşülen bir hata.
Şimdi bir Tanrının sizinle iletişime geçmeye çalıştığını düşünebilirsiniz ki bu çoğu durumda doğru çıkar, işaretleri yanlış yorumlasanız bile eğer bu sizi belli bir Tanrıya götürüyorsa o Tanrıyla ilgili bir bağınız var demektir; Koruyucu Demon'unuz olsun ya da olmasın fark etmez.
Her neyse, iş hayvanlara veya ilginizi çeken diğer şeylere gelince bunu bir işaret yerine doğal bir içgüdü olarak görmeniz daha doğru olabilir. Hayvanlar eski zamanlardan beri insanların ilgisini çekmiş, onlara derin saygı duyulmuştur. Mesela diyelim ki örümcekler ilginizi çekiyor, bu durumda Familiar olarak bir örümcek edinmemeniz için önünüzde hiç bir engel yok. İşin ruhani tarafı bir yana, saf metal ve devrelerden bir robot olsanız dahi örümceklere karşı bir ilginiz varsa onlarla zaman geçirmek hem diğer hayvanlara bakmaktan kolay gelecek, hem de sizi iyi hissettirecek. İyi hissettiren her şey 'iyi' değildir, fakat hayvan bakmak gibi sorumluluk gerektiren asil işler hem sizi mutlu edecek hem de ruhunuzu da ileri taşıyacaktır.
DNA Testleri Hakkında | Yahudilerin Güç Gösterisi: Stanley Kubrick'in Ölümü | Şeytanın Mührünün Açıklaması | Jeomansi ve Toprak Falı Bakmak | İmparator Tarot Kartı ve Mistisizmi | Astarte'den Tarot Açılımı | Simya, Ruhun Karanlık Gecesi ve Nigredo | Tarot Meditasyonları | Tengri Sembolünün Açıklaması | İlahi Dişiliğin Çift Yönü | Satürn Mührü ve Lord Apollo'nun Mistisizmi

