Welcome to the Temple of Zeus's Official Forums!

Welcome to the official forums for the Temple of Zeus. Please consider registering an account to join our community.

Gençliğe Hitabe

Perla said:
Düşman kölelerinin ''allak birdir'' lafına bile inanmam diye bilinçsizce söyledikleri bişey var. Hakikaten öyleymiş Tanrı tek değilmiş. Bunları Atatürk ilah değildir diye bağırırıp duruyorlar, demekki ondan bile şüphelenmek lazımmış, tüm söylediklerin tam tersiymiş. Belki bu reenkarnesinde Tanrı olamadı sonraki reenkarnelerini bilemeyiz, güçlü ve zeki, üstün bir ruhtu. Söyledikleri hiç bu açılardan bakmadık.

Esenlikler,

Öncelikle, evet kesinlikle.

İkinci olarak, Munka mantrası ve auradaki delikler ile ilgili gönderinize üç kere cevap yazdım ama bir sebeple hiç biri yayınlanmadı. Neden bilmiyorum.

Umarım çalışmanız düzgün ilerlemiştir.
 
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun!
 
19 Mayıs'a özel Halil İnalcık'ın Atatürk ile anısını bırakayım

https://youtu.be/mlVN35CSiq8

Hepinizin 19 Mayıs'ını kutlarım.
 
"İstanbul'un fethi olayını değerlendirirken diyenler vardır ki: Bizanslılar Türklerden daha medeni idiler, fakat Türklerin harsı kuvvetli olduğu için galip ve başarılı oldular! bu anlayış anlatım doğru değildir. gerçekte Türkler Bizanslılardan hem daha medeni idiler, hem de ırki karakterleri onlardan yüksekti. medeniyet dediğimiz harsın üç önemli özelliğini göz önünde tutarak olayı değerlendirirsek fikrimiz kolaylıkla anlaşılmış olur:

İstanbul'u alan Türkler, devlet hayatında elbette Bizans imparatorluğu'ndan çok yüksekti. Türklerin İstanbul'un fethinde inşa ve icat ettikleri gemileri toplar ve her çeşit araçlar, gösterdikleri yüksek fen yeteneği, bilhassa koca bir donanmayı Dolmabahçe'den Haliç'e kadar karadan nakletmek dehası, daha önce Boğaziçi'nde inşa ettikleri kuleler, aldıkları tedbirler, Bizans'ı alan Türklerin fikir ve fen aleminde ne kadar ileri olduklarının yüksek şahitleridir. Bizans prenslerinin Türk ordugahlarında staj yaptıklarını, her konuda ders aldıklarını da hatırlatmak isterim. daha Atilla zamanında Doğu Roma İmparatorluğu'nun Türklerin haraçgüzarı olacak kadar siyasette ve askerlikte bilgi ve beceriden yoksun düzeyde olduğu bilinmektedir. Bizans'ı alan Türklerin, ekonomik hayatta, Bizanslıların çok ilerisinde olduğunu anlatmaya dahi gerek yoktur."

M. Kemal Atatürk.

(Ergün Sarı, Atatürk'le Konuşmalar, s. 183-184)
 
Anatolian Division said:
"İstanbul'un fethi olayını değerlendirirken diyenler vardır ki: Bizanslılar Türklerden daha medeni idiler, fakat Türklerin harsı kuvvetli olduğu için galip ve başarılı oldular! bu anlayış anlatım doğru değildir. gerçekte Türkler Bizanslılardan hem daha medeni idiler, hem de ırki karakterleri onlardan yüksekti. medeniyet dediğimiz harsın üç önemli özelliğini göz önünde tutarak olayı değerlendirirsek fikrimiz kolaylıkla anlaşılmış olur:

İstanbul'u alan Türkler, devlet hayatında elbette Bizans imparatorluğu'ndan çok yüksekti. Türklerin İstanbul'un fethinde inşa ve icat ettikleri gemileri toplar ve her çeşit araçlar, gösterdikleri yüksek fen yeteneği, bilhassa koca bir donanmayı Dolmabahçe'den Haliç'e kadar karadan nakletmek dehası, daha önce Boğaziçi'nde inşa ettikleri kuleler, aldıkları tedbirler, Bizans'ı alan Türklerin fikir ve fen aleminde ne kadar ileri olduklarının yüksek şahitleridir. Bizans prenslerinin Türk ordugahlarında staj yaptıklarını, her konuda ders aldıklarını da hatırlatmak isterim. daha Atilla zamanında Doğu Roma İmparatorluğu'nun Türklerin haraçgüzarı olacak kadar siyasette ve askerlikte bilgi ve beceriden yoksun düzeyde olduğu bilinmektedir. Bizans'ı alan Türklerin, ekonomik hayatta, Bizanslıların çok ilerisinde olduğunu anlatmaya dahi gerek yoktur."

M. Kemal Atatürk.

(Ergün Sarı, Atatürk'le Konuşmalar, s. 183-184)

İstanbul'un fethindeki askeri deha dahil Osmanlı'nın bir dönem fende ve medeniyette öncü olmuş olmasını bazı Türkiye Türkleri gururla kabul edip benimserken bir kısım alfabesinden tutun devletin ismine kadar (Türkçe kökenli Uygur-Göktürk-Selçuk-Karahan'dan Arapça Osman'a) en önemlisiyse ''Arap dini'' yüzünden hakiki bir Türk devleti olarak görmeyi hep zor bulacaktır.

Benim şahsi fikrim Osmanlı Akp'nin kendi kitlesini programlamak için çıkardığı dizilerdeki kadar Müslüman değildi. Arap özentiliği de bir ara sarayda/edebiyatta yok muydu, vardı ama halka inmemişti. Bunların ötesinde bu topraklarda yaşayan diğer toplulukları da unutmamak lazım. Mantıklı mı bilmiyorum ama onların ırksal hafızasına sahip biri için Osmanlı içgüdüsel olarak işgalci ve düşman geliyor olabilir.

Bu konuya girmek biraz riskli çünkü azınlıkları kışkırtmak Türkiye ilk kurulduğunda da düşmanlarının kullandığı bir yöntemdi 2022'de hala da öyle. Terör örgütleri insanların doğal olarak var olan milliyetçilik duygularını kullanıyor. Geçen sene Kürt bir kadın tecavüze uğradığı için polise gitmişti ama sadece Kürtçe konuştuğu için geri gönderildikten sonra namus cinayetine kurban gitti. Bir Satanist'in açısından o kadının kendi milletinin diliyle de yardım isteyebilmesi gerekiyordu. Ama o hakkı almasını savunmak terör örgütüyle paralel gitmeyi gerektirecek ki hiç istekli değilim öyle bir tartışmaya girmeye.

Çok ciddi ve hassas bir toplum mühendisliği lazım. Bu konuda milliyet ayrımından ziyade müslim/gayrimüslim ayrımına gidip milletlerin karışmasına sebep olan Osmanlı'da suç buluyorum. Aslında çok hakim de sayılmam Osmanlı'nın milliyet ayrımı noktasında politikasına. Düşünce sadece.

İslami ve Arap ögeleri hariç Osmanlı'yı benimsemenin bir zararı olacağını düşünmüyorum. Asıl sebebi Osmanlı'nın siyasi sebeplerle yansıtılış şekli olmak üzere Arap ve İslam karakteri yüzünden bazı milliyetçi ve Satanistlerin Türk kabul edebileceğini de zannetmiyorum. Atatürk'ün yaptığı gibi Arap-Müslüman olan kısmı kesip atarak geleceğe bakmak en mantıklısı. Herkesi Türk adı altında toplamak Satanist bir açıdan doğru mu emin değilim ama şu an içinde yaşayan herkesin iyiliği için en mantıklısı.
 
[/quote]
İstanbul'un fethindeki askeri deha dahil Osmanlı'nın bir dönem fende ve medeniyette öncü olmuş olmasını bazı Türkiye Türkleri gururla kabul edip benimserken bir kısım alfabesinden tutun devletin ismine kadar (Türkçe kökenli Uygur-Göktürk-Selçuk-Karahan'dan Arapça Osman'a) en önemlisiyse ''Arap dini'' yüzünden hakiki bir Türk devleti olarak görmeyi hep zor bulacaktır.

Benim şahsi fikrim Osmanlı Akp'nin kendi kitlesini programlamak için çıkardığı dizilerdeki kadar Müslüman değildi.
[/quote]

Bunu fark edebilmeniz güzel.

Bir de bir şey eklemek istiyorum, Osmanlı, Türk erkeği zorla Hristiyan kadınla çiftleştirmiyordu ama Türk erkeğe kendi dininde kalabilmesi karşılığında Hristiyan kadınla evlenebilme serbestisi tanıyordu. Zorunluluk değil serbesti olduğundan teşvik gözüyle pek bakmıyorum. Bir de Mixovarvaroi nedir araştırmanızı tavsiye ederim. Anadolu da Hattilerden beri coğrafyası gereği gen havuzu olduğundan işe bu açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum her ne kadar karışımı masum kılmasa da.

Teşekkür ederim.
 


İkinize de bilgiler için teşekkürler. O yazarları pek Ülkü Ocaklarıyla falan bağdaştırmıyorum, özellikle de sözde Milliyetçilerin şu anki durumlarıyla. Sahiplenmeleri bir şeyi değiştirmez. Neden milliyetçilik dendiğinde benim sebebim ilk olarak Satanizm, ikinci olarak Atatürk. Herkeste farklı olabilir, kimisi Satanist olmadan önce de Milliyetçi olabilir. Bende Suriyeliler ve Afganlar tetiklemişti.
 
1829'da kıyafet reformu sivilleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Padişah'ın kendisi bir örnek oldu ve bu örnek saraydan paşalara ve onların vasıtasıyla da farklı kademelerdeki memurlara yayıldı. Padişah artık Osmanlı teşrifat kurallarına göre değil, Avrupa kurallarına göre yabancı diplomatları huzura kabul etmeye başladı. Onurlarına resepsiyonlar düzenleyip misafirleriyle yüz yüze sohbet eden Sultan, kadınlara bile hürmet gösterecek kadar ileri gitti. Dinsel bakımdan ayırıcı bir özelliği olmayan Perşembe günü, Fransa örnek alınarak tatil günü yapıldı ve resmi dairelerde uygulamaya kondu. Ve daha şaşırtıcısı, resmi dairelerin duvarlarına Padişah'ın portresi asıldı.

Modern Türkiye'nin Doğuşu, Bernard Lewis. (2. Mahmut)

"sualime zannederim hayret ettiniz. ben osmanlı padişahı, islâm halifesi, fakat *her şeyden evvel türk hakanıyım*. 'osmanlı' devletimizin ismidir. devlet-i osmaniye'nin hudutları içinde muhtelif unsurlar, dinler, kavimler yaşıyor. heyet-i umumiyesine birden osmanlı diyoruz. türklerden gayrı olanlar ırk ve menşelerini tahlil ve izah ediyorlar. zannedersem bizim de meşrutiyet'ten sonra milletimizin tarifini yapmamız şart olmuştur. sualimi bu kanaatle sordum. çalışmalarınız mübarek olsun."

(cemal kutay, türk ocakları ve türk milliyetçiliği, s. 12-13) (Mehmet Reşat).

sırp kralı geldiği vakit yıldız'da verdiği ziyafette âyân reisi gelmemişti. ben padişahın sağ tarafına tesadüf ettim. kadehlere şaraplar dolduruluyordu. hürmeten İçmiyordum. padişah yavaşça "yuvarlayıver" dedi, ben de sağlığına içtim.

ahmed rıza bey'in anıları, s. 47. (Mehmet Reşat).
 
“Mustafa Kemal Bey, Gelibolu'dan geçerken bize uğradı. Kendisini ilk defa görmüş oluyordum. Enerjik, muhatabına itimat telkin eden, tok sözlü, sarı saçlı, mavi gözlü, düzgün endamlı genç bir komutan. Görüştükten sonra kendisini uğurladık. Eceabat'a gider gitmez beni telefonla aradı: “Aman Reis bey, Kumandan Paşa’dan rica edelim. Bana verilen 72 ve 77 numaralı alaylar Arap’tır. Bir kısmı Yezidi (Kürt), Nusayri gibi savaşa karşı insanlardır. Eğitimleri de azdır. Bunları geri alsınlar. Halis Türk delikanlılar olan ve eğitimleri oldukça ilerlemiş bulunan benim eski iki depo alayımı geri göndersinler.”

(Fahrettin Altay, 10 Yıl Savaş ve Sonrası , sayfa 82-83)
 

Official Temple of Zeus Links

Back
Top