Welcome to the Temple of Zeus's Official Forums!

Welcome to the official forums for the Temple of Zeus. Please consider registering an account to join our community.

merba

muffin

New member
Joined
Jun 24, 2025
Messages
7
merhabalar yaklaşık 4 veya 5 yıldır sanırım arada gelip yazılanları postları ritüelleri okuyorum en başta farklı olduğu için ilgimi çekti hala öyle bu yazılanlar ritüeller bana hala çok uçuk geliyo buna karar vermek için öncelikle denemem gerek evet ama henüz beni buna itecek kadar güçlü birşeyle karşılaşmadım kısaca sormak istediğim siz nasıl zevist oldunuz buna nasıl karar verdiniz bu benim için hala çok uçuk bayada ateist takılıyorum yani çoğu şeyin psikoloji ile ilgili olduğunu düşünüyorum şuanda bilgisayar havalansa rüzgar veya elektriklenme vs vs diyecek kadar
 
4-5 yıldır burayı takip ediyorsanız, kalbinizde bir yerde buraya hissettiğiniz bir aidiyat var demektir. Buna rağmen hâlen itici bir güç arıyorsanız, belki de bu, buranın sunduklarının uçuk olmasından değil; aksine, sizin kendi içsel dünyanızdaki problemlerinizden kaynaklıdır. Bu problemleri anlarsanız, neden son 5 yılınızı sadece burayı uzaktan seyrederek geçirdiğinizi de anlayabilirsiniz. Yolu yürümek ve Tanrıların size sunduklarını keşfetmek için hiçbir zaman geç değildir, ancak insanın bir noktadan sonra inisiyatif alması ve eyleme geçmesi gerekir.

Tanrılara seslenin ve bu yola ilgi duyduğunuzu, ancak bir türlü kendinizi buraya veremediğinizi ve hep arada kaldığınızı anlatın. Size eyleme geçmeniz ve Yolu yürümeye başlamanız için ilahi ilham vermelerini rica edin. Ardından eğer ciddiyet ve içtenlik varsa, ilham gelecektir ve aradığınız itici gücün, aslında hep içinizde olduğunu anlamış olacaksınız.
 
evet haklısınız geri dönüşünüz içinde teşekkürler fakat tanrılara içtenlikle seslenebilmem için öncelikle birisiyle mantık çerçevesinde bu tarz işlerde pek mantık olmaz fakat evet bunu en azından denemem lazım noktasına kadar birinin eşlik etmesi gerekiyor aklıma ve kalbime yatması için öbür türlü sizin inandığınız herşeye saygısızlık yapmış gibi hissederim ve hala bu yola girmem gerekiyomu emin değilim buraya yazmamın sebebi bile hala merağımın ürünü
 
Mantık, kullanabileceğimiz araçlardan biridir ancak hayatın nihai tanımı da değildir. Hayatta yeri geldiğinde mantığın yetersiz kaldığı durumlar olabilir ve bu gibi durumlarda da mantığı bir kenara koyabilmeli, kalbimizin sesini dinleyebilmeli ve ilerleyebilmeliyiz. Yaşadığınız bu problemde de yapmanız gereken budur, mantığı görmezden gelmek ve ilerlemek.

Bu problem, genellikle Ateistlerde sık görülür zira Tanrısallığın mutlak bir şekilde reddedilmesi, evrende açıklanması sadece ruhaniyet ve ruhaniyetten gelen kavrayışla mümkün olacak şeyleri görmezden gelmeniz ve sadece mevcut insan biliminin sınırları içerisinde kalmanız gerektiği anlamına gelir. Eğer birisi ruhani gücünü kullanarak dünyayı etkileyebiliyorsa, evet, bunun mantıksal ve "bilimsel" bir yönü olacaktır ama bunların anlam kazanması için önce ruhaniyetin keşfedilmesi ve zihnin bu konseptlerle tanıştırılması gerekir.

Şu an hayatı sadece mantığınızla yürütmeye çalıştığınız ama buna rağmen Tanrıları takip etmeyi düşündüğünüz için bir bilişsel çelişki içerisindesiniz ve bunu çözmenin yolu da, ya tamamen mantığı seçerek burayı reddetmek ya da kalbinizin sesini dinleyerek Tanrılara yakınlaşmaktır. Yapmanız gereken şey de ikincisidir, yani Tanrılara yakınlaşmanız gerekir!

Yatağınıza uzanın, gözlerinizi kapatın ve "Tanrılar, size seslenmek istiyorum, lütfen beni işitin." diyek duanıza başlayın. Ardından son 5 yıldır burayla ilgili çektiğiniz problemleri, hayatınızdaki eksiklikleri ya da sıkıntı çektiğiniz konuları anlatın ve size kılavuzluk etmelerini, sizi en doğru yola yönlendirmelerini rica edin. Belirttiğim gibi, ilahi ilham gelecektir.

Sadece eyleme geçmeli ve Yolu yürümek için bir adım atmalısınız. Adım atmayan ruh, eylemsiz demektir. Eylemsizlik, asıl ölümdür!
 
birazdan yatağıma girdiğimde gerçekten bunu deniycem ama yarın başıma güzel birşey geldiğinde veya direkt bir işaret gelse dahi kendimi tanıyorum tesadüfe bağlıycam müslümanlardada aynısı var çok duyduk dua ettim namaz kıldım adak adadım hayatım düzene bindi veya istediğim şey oldu diyen tonla insan var bunların birsürü muadili varken gelen bir işaret veya ilham ne olacağını bimiyorum fakat gelen herneyse bunu anlamam fakat umarım aradaki farkı anlarım bunu irdelememin sebebini bende bilmiyorum ama umarım gençliğin getirdiği farklı olma çabası veya kendimi biryere ait hissetme arzusu değilde gerçekten ruhani birşeydir
 
Tanrıların vereceği ilham, "adak adadım hayatım düzeldi" tarzında bir şey olmayacak.

Bu ilhamın size verildiğini ilk başta anlamayacaksınız bile.

Aradan günler ve haftalar geçecek, siz kendinizi bir anda bu Yolu takip ederken bulacaksınız, ancak bunu yapmaya tam olarak ne zaman başladığınızı anlayamayacaksınız. Zira Tanrılar, çok gizemli yollardan bize görünür ve kendilerini gösterirler. Bir şeyleri tesadüfe bağlama ve itiraz etme gibi bir probleminiz olmayacak, zaten bileceksiniz. Hissedeceksiniz.

Bunları takip edin. Zaman içerisinde burada dediklerim sizin için çok anlaşılır bir hâle gelecektir.
 
Dün gece dediğiniz gibi tanrılara seslendim. Uzun vadede etkisini göreceğimi söylüyorsunuz; ben yine de birtakım sorular sormak istiyorum.


  • “Tanrılar” diyorsunuz ama tam olarak kaç tanrı var?
  • Tanrıdan kastınız, İslam ve Yahudilikteki gibi sınırsız güce sahip tanrılar mı, yoksa insani özellikleri olan (ya da başka türden) varlıklar mı? Tam olarak neyi kastediyorsunuz?
  • Güvenilir kaynaklarınız var mı? Biri farklı, biri farklı bir şey söylerse doğru olanı nereden bileceğiz?
  • Gerçek din Zevistlik ise neden medyada bu kadar kötüleniyor? Dediğiniz gibi tanrılardan birebir isteklerde bulunabiliyorsanız, dünyaya etki edebiliyorlar demektir. O hâlde neden bunlara izin veriyorlar?
  • Bu kadar kötü gösterilen bir dine geçiş yapmak için gerçekten güçlü nedenleriniz olmalı. Sizi buna iten kopma noktası neydi?
 

Thread 'Zeus: The Original Creator Of Mankind & Gods - Historical Timeline' https://ancient-forums.com/threads/...r-of-mankind-gods-historical-timeline.303123/

Thread 'The 5 Ages & Zeus' https://ancient-forums.com/threads/the-5-ages-zeus.298325/

İnsanların enerjilerinden etkileniyorum, onlarda benimkilerden etkileniyorlar.Çok sık oluyor bu durum.

Çalışma yaptığım zamanlar bütün vücut ağrılarım diniyor,şifa buluyorum. Eskisinden daha sağlıklıyım.

RTR yapma isteğim aşırı fazla,keşke daha da önce katılıp daha çok yapsaydım.Çok fazla RTR yaptım.Sanırım RTR yapmak en sevdiğim şey,bana ilham ve güç veriyordu...RTR yapmak kopma noktamdı diyebilirim yani size.İlk yaptığım Tanrı ritüellerini de hiç unutamıyorum,size anlatamam bile...
 
  • “Tanrılar” diyorsunuz ama tam olarak kaç tanrı var?

Zevizm’de Tanrılar, hiyerarşilerine ve tekamül seviyelerine göre yüzlerce, hatta binlercedir. Evrenin uçsuz bucaksız yapısı içerisinde her biri farklı görev ve yetkinliklere sahip devasa bir topluluktan bahsediyoruz.


  • Tanrıdan kastınız, İslam ve Yahudilikteki gibi sınırsız güce sahip tanrılar mı, yoksa insani özellikleri olan (ya da başka türden) varlıklar mı? Tam olarak neyi kastediyorsunuz?

Tanrı kelimesi, sanılanın aksine "her şeye gücü yeten, hatasız ve mutlak" bir varlığı ifade etmez; bu daha çok İbrahimi dinlerin kurgusudur. Bizim bahsettiğimiz Tanrılar; çok güçlü, ölümsüz ve ileri seviyede varlıklardır ancak onların da kendi içlerinde sınırları ve karakteristik özellikleri vardır. Aralarında insan formunda olanlar, Nordik panteonuna mensup olanlar ve daha farklı türler mevcuttur. Evrenin pek çok noktasında egemenlik sahibidirler. Bilgi kaynağımız ise hem ruhani rehberlerimiz (rahip/rahibeler) hem de direkt olarak Tanrılarla kurduğumuz kişisel iletişimdir. Bilgi dinamiktir; mutlak kanun niteliği taşımayan her veri, zamanla daha güncel ve doğru olanla yer değiştirebilir.


  • Gerçek din Zevistlik ise neden medyada bu kadar kötüleniyor? Dediğiniz gibi tanrılardan birebir isteklerde bulunabiliyorsanız, dünyaya etki edebiliyorlar demektir. O hâlde neden bunlara izin veriyorlar?

Çünkü hem fiziksel dünyada hem de astral boyutta çağlardır süregelen bir savaş var. Günümüz dünyasındaki medya ve algı yönetimi, mevcut egemen güçlerin (İbrahimi sistemlerin) elindedir; bu yüzden Zevizm'in karalanması kaçınılmazdır. Tanrılar dünyaya etki edebilirler, ancak bu savaşı insan zayiatını minimumda tutacak ve dengeyi bozmayacak şekilde, stratejik bir sabırla yürütüyorlar. Sürecin uzun görünme sebebi, yıkım yerine doğru dönüşümü hedeflemeleridir.


  • Bu kadar kötü gösterilen bir dine geçiş yapmak için gerçekten güçlü nedenleriniz olmalı. Sizi buna iten kopma noktası neydi?

Her bireyin uyanış süreci şahsidir ve başkasının nedenleri sizin için bir ölçüt olmayabilir. Benim tavsiyem, dışarıdan verilen cevaplara bel bağlamak yerine; hem Zevizm’i hem de ona karşıt görüşleri tarafsızca araştırmanızdır. Okuyup araştırdıkça ve meditasyon yoluyla ruhunuzu güçlendirdikçe, hakikat ile yalanı ayırt edecek ruhsal görüye zaten sahip olacaksınız. Benim "kopma noktam", dogmaları sorgulamaya başladığımda gerçekliğin meditasyonla perçinlendiğini görmemdi.



Hakikat arayışınızda zihninizi kurcalayan her ne varsa, ister pratik ister teorik olsun, sormaktan çekinmeyin. Her soru yeni bir kapı açar.
 
merhabalar yaklaşık 4 veya 5 yıldır sanırım arada gelip yazılanları postları ritüelleri okuyorum en başta farklı olduğu için ilgimi çekti hala öyle bu yazılanlar ritüeller bana hala çok uçuk geliyo buna karar vermek için öncelikle denemem gerek evet ama henüz beni buna itecek kadar güçlü birşeyle karşılaşmadım kısaca sormak istediğim siz nasıl zevist oldunuz buna nasıl karar verdiniz bu benim için hala çok uçuk bayada ateist takılıyorum yani çoğu şeyin psikoloji ile ilgili olduğunu düşünüyorum şuanda bilgisayar havalansa rüzgar veya elektriklenme vs vs diyecek kadar
Evet bazı şeyler gerçekten psikolejik olabiliyor. ancak bizim yaptıklarımız ve yaşadıklarımız hariç. örneğin bir kişi tiktokda gezerken astral seyehat yapmayı öğrenir. sonra gece denerken lucid rüya görür astrale çıktığını sanar. işte buna psikolejik denir. ama asıl konu zaten ruhaniyet ile psikolejiyi ayrı tutmamız.
 
Zevizm’de Tanrılar, hiyerarşilerine ve tekamül seviyelerine göre yüzlerce, hatta binlercedir. Evrenin uçsuz bucaksız yapısı içerisinde her biri farklı görev ve yetkinliklere sahip devasa bir topluluktan bahsediyoruz.




Tanrı kelimesi, sanılanın aksine "her şeye gücü yeten, hatasız ve mutlak" bir varlığı ifade etmez; bu daha çok İbrahimi dinlerin kurgusudur. Bizim bahsettiğimiz Tanrılar; çok güçlü, ölümsüz ve ileri seviyede varlıklardır ancak onların da kendi içlerinde sınırları ve karakteristik özellikleri vardır. Aralarında insan formunda olanlar, Nordik panteonuna mensup olanlar ve daha farklı türler mevcuttur. Evrenin pek çok noktasında egemenlik sahibidirler. Bilgi kaynağımız ise hem ruhani rehberlerimiz (rahip/rahibeler) hem de direkt olarak Tanrılarla kurduğumuz kişisel iletişimdir. Bilgi dinamiktir; mutlak kanun niteliği taşımayan her veri, zamanla daha güncel ve doğru olanla yer değiştirebilir.




Çünkü hem fiziksel dünyada hem de astral boyutta çağlardır süregelen bir savaş var. Günümüz dünyasındaki medya ve algı yönetimi, mevcut egemen güçlerin (İbrahimi sistemlerin) elindedir; bu yüzden Zevizm'in karalanması kaçınılmazdır. Tanrılar dünyaya etki edebilirler, ancak bu savaşı insan zayiatını minimumda tutacak ve dengeyi bozmayacak şekilde, stratejik bir sabırla yürütüyorlar. Sürecin uzun görünme sebebi, yıkım yerine doğru dönüşümü hedeflemeleridir.




Her bireyin uyanış süreci şahsidir ve başkasının nedenleri sizin için bir ölçüt olmayabilir. Benim tavsiyem, dışarıdan verilen cevaplara bel bağlamak yerine; hem Zevizm’i hem de ona karşıt görüşleri tarafsızca araştırmanızdır. Okuyup araştırdıkça ve meditasyon yoluyla ruhunuzu güçlendirdikçe, hakikat ile yalanı ayırt edecek ruhsal görüye zaten sahip olacaksınız. Benim "kopma noktam", dogmaları sorgulamaya başladığımda gerçekliğin meditasyonla perçinlendiğini görmemdi.



Hakikat arayışınızda zihninizi kurcalayan her ne varsa, ister pratik ister teorik olsun, sormaktan çekinmeyin. Her soru yeni bir kapı aça

Zevizm’de Tanrılar, hiyerarşilerine ve tekamül seviyelerine göre yüzlerce, hatta binlercedir. Evrenin uçsuz bucaksız yapısı içerisinde her biri farklı görev ve yetkinliklere sahip devasa bir topluluktan bahsediyoruz.




Tanrı kelimesi, sanılanın aksine "her şeye gücü yeten, hatasız ve mutlak" bir varlığı ifade etmez; bu daha çok İbrahimi dinlerin kurgusudur. Bizim bahsettiğimiz Tanrılar; çok güçlü, ölümsüz ve ileri seviyede varlıklardır ancak onların da kendi içlerinde sınırları ve karakteristik özellikleri vardır. Aralarında insan formunda olanlar, Nordik panteonuna mensup olanlar ve daha farklı türler mevcuttur. Evrenin pek çok noktasında egemenlik sahibidirler. Bilgi kaynağımız ise hem ruhani rehberlerimiz (rahip/rahibeler) hem de direkt olarak Tanrılarla kurduğumuz kişisel iletişimdir. Bilgi dinamiktir; mutlak kanun niteliği taşımayan her veri, zamanla daha güncel ve doğru olanla yer değiştirebilir.




Çünkü hem fiziksel dünyada hem de astral boyutta çağlardır süregelen bir savaş var. Günümüz dünyasındaki medya ve algı yönetimi, mevcut egemen güçlerin (İbrahimi sistemlerin) elindedir; bu yüzden Zevizm'in karalanması kaçınılmazdır. Tanrılar dünyaya etki edebilirler, ancak bu savaşı insan zayiatını minimumda tutacak ve dengeyi bozmayacak şekilde, stratejik bir sabırla yürütüyorlar. Sürecin uzun görünme sebebi, yıkım yerine doğru dönüşümü hedeflemeleridir.




Her bireyin uyanış süreci şahsidir ve başkasının nedenleri sizin için bir ölçüt olmayabilir. Benim tavsiyem, dışarıdan verilen cevaplara bel bağlamak yerine; hem Zevizm’i hem de ona karşıt görüşleri tarafsızca araştırmanızdır. Okuyup araştırdıkça ve meditasyon yoluyla ruhunuzu güçlendirdikçe, hakikat ile yalanı ayırt edecek ruhsal görüye zaten sahip olacaksınız. Benim "kopma noktam", dogmaları sorgulamaya başladığımda gerçekliğin meditasyonla perçinlendiğini görmemdi.



Hakikat arayışınızda zihninizi kurcalayan her ne varsa, ister pratik ister teorik olsun, sormaktan çekinmeyin. Her soru yeni bir kapı açar.
Süreç içinde tanrıların kendi varlıklarını göstermek için zamana ihtiyaç duyduğunu söylediniz. Ancak insanlık, bildiğimiz kadarıyla çok uzun süredir var.
Zevizm’e göre insanlık nasıl oluştu ya da nasıl oluşturuldu? Size göre insanlığın geçmişi kaç yıl öncesine dayanıyor?
Günümüzde kabul edilen yaklaşık 12.000 yıllık insanlık tarihinde; doğru din olduğu iddia edilen, meditasyon veya ritüeller içeren ve tanrılarla birebir iletişim kurulabildiği söylenen bir inanç neden bu kadar az popüler?
Reenkarnasyona inandığınızı biliyorum. Ölen herkes reenkarne mi oluyor? Zevizm’e göre bu süreç nasıl işliyor?
Zevizm’de “iyi kul” nasıl olunur? Bu kavram insanın vicdanına göre mi şekillenir, yoksa net kuralları var mıdır?
Tanrılarla iletişim nasıl gerçekleşiyor? Aklımda daha çok sohbet tarzı bir iletişim canlanıyor.
Ritüeller veya bu iletişim sırasında soru sorabiliyor muyuz? Örneğin Mısır piramitlerinin gizemi ya da tarihte yaşanmış olaylar hakkında tanrılar 1. ağızdan cevap verebiliyor mu?
Tanrıların evrende farklı ve belirli bölgelere hükmettiğini söylediniz. Bu durumda tanrılar, aşırı gelişmiş bir uzaylı toplumu olarak mı düşünülmelidir?
Sorularıma tek tek cevap verdiğiniz için gerçekten teşekkür ederim hepsini dikkate alıcağıma emin olun
 
Süreç içinde tanrıların kendi varlıklarını göstermek için zamana ihtiyaç duyduğunu söylediniz. Ancak insanlık, bildiğimiz kadarıyla çok uzun süredir var.
Zevizm’e göre insanlık nasıl oluştu ya da nasıl oluşturuldu? Size göre insanlığın geçmişi kaç yıl öncesine dayanıyor?
Günümüzde kabul edilen yaklaşık 12.000 yıllık insanlık tarihinde; doğru din olduğu iddia edilen, meditasyon veya ritüeller içeren ve tanrılarla birebir iletişim kurulabildiği söylenen bir inanç neden bu kadar az popüler?
Reenkarnasyona inandığınızı biliyorum. Ölen herkes reenkarne mi oluyor? Zevizm’e göre bu süreç nasıl işliyor?
Zevizm’de “iyi kul” nasıl olunur? Bu kavram insanın vicdanına göre mi şekillenir, yoksa net kuralları var mıdır?
Tanrılarla iletişim nasıl gerçekleşiyor? Aklımda daha çok sohbet tarzı bir iletişim canlanıyor.
Ritüeller veya bu iletişim sırasında soru sorabiliyor muyuz? Örneğin Mısır piramitlerinin gizemi ya da tarihte yaşanmış olaylar hakkında tanrılar 1. ağızdan cevap verebiliyor mu?
Tanrıların evrende farklı ve belirli bölgelere hükmettiğini söylediniz. Bu durumda tanrılar, aşırı gelişmiş bir uzaylı toplumu olarak mı düşünülmelidir?
Sorularıma tek tek cevap verdiğiniz için gerçekten teşekkür ederim hepsini dikkate alıcağıma emin olun
Keşke önce bir siteyi gezip iyice okuyup anlamaya çalışsanız da ondan sonra burda bunları sorsanız. Gerçekten bunların cevaplarının hepsi zeusuntapinagi.org adresinde var. okumaya üşenipde burada konu açmak mantıklı değil. Zevist olduktan sonra bile mümkün olduğunca öğrenmeli ve araştırmalı okumalısınız.
 
Zevizm’e göre insanlık nasıl oluştu ya da nasıl oluşturuldu? Size göre insanlığın geçmişi kaç yıl öncesine dayanıyor?

Zevizm’e göre insanlık, evrimsel bir tesadüf değil, "Bilinçli Tasarım" ürünüdür. Tanrılar, insanı kendi suretlerinde değil, kendi amaçlarına hizmet edebilecek biyolojik ve enerjik kapasiteye sahip bir tür olarak insanı genetik ve ruhsal müdahalelerle oluşturmuştur.
İnsanlık tek bir anda "ol" denilerek yaratılmamış, uzun bir adaptasyon ve genetik evrim sürecinden geçirilmiştir.
Modern bilimin kabul ettiği 12.000 yıllık tarih, sadece son döngünün (hatırlanan tarihin) başlangıcıdır. Zevizm’e göre insanlığın kökeni yüz binlerce yıl öncesine dayanır; ancak büyük felaketler veya tanrısal müdahalelerle medeniyet defalarca sıfırlanmıştır.


Günümüzde kabul edilen yaklaşık 12.000 yıllık insanlık tarihinde; doğru din olduğu iddia edilen, meditasyon veya ritüeller içeren ve tanrılarla birebir iletişim kurulabildiği söylenen bir inanç neden bu kadar az popüler?

Diğer inançlar genellikle "inan ve kurtul" vaadiyle konfor sunarken, Zevizm bireyden aktif bir çaba ve tanrılarla doğrudan yüzleşme cesareti ister.
Tanrılar, nicelikten çok niteliğe önem verir. Kitlelerin körü körüne tapınmasındansa, az sayıda ama "uyanmış" bilincin onlarla iletişim kurmasını tercih ederler. Bu yüzden bu öğreti tarih boyunca sadece "hazır olanlara" fısıldanmıştır.


Reenkarnasyona inandığınızı biliyorum. Ölen herkes reenkarne mi oluyor? Zevizm’e göre bu süreç nasıl işliyor?

Evet, Zevizm’de ölüm bir son değil, boyutlar arası bir geçiştir. Ancak herkes aynı şekilde reenkarne olmaz.
Ruh, yaşamı boyunca edindiği deneyim ve frekansa göre bir sonraki formunu belirler. "Ham" ruhlar tekrar dünyaya gelerek derslerini tamamlamak zorundadır.
Zevizm’de "Döngüyü Kırmak" kavramı vardır. Tanrılarla tam uyuma ulaşan ve "İyi Kul"* mertebesine erişen ruhlar, dünyaya tekrar gelmek yerine tanrıların yanında, evrenin farklı katmanlarında görev alabilirler.

- "İyi kul", sadece ahlaklı olan (çalmayan, öldürmeyen) kişi değildir. İyi kul; evrendeki hiyerarşiyi kabul eden ve kendi potansiyelini (zeka, fiziksel güç, irade) en üst seviyeye çıkararak tanrısal plana hizmet eden kişidir. Pasif iyilik değil, aktif gelişim esastır.


Tanrılarla iletişim nasıl gerçekleşiyor? Aklımda daha çok sohbet tarzı bir iletişim canlanıyor.

İletişim, düşündüğünüz gibi karşılıklı bir "sohbetten" ziyade, "Veri Aktarımı" veya "İlham" şeklindedir.
Ritüel veya derin meditasyon sırasında zihin frekansınız, tanrının frekansıyla eşleşir. Sorularınıza kelimelerle değil; aniden beliren net fikirler, vizyonlar veya olayların akışındaki senkronisite (eşzamanlılık) ile yanıt alırsınız. Sanki cevabı zaten biliyormuşsunuz gibi zihninize "indirilir".

Fakat bu demek değildir ki sadece ham bilgi aktarılır; iletişim daha farklı bir frekansta olduğu için kurulan sohbet, mimikler veya kelimeler duymaktan çok "bilme haliyle" gerçekleşir.


Örneğin Mısır piramitlerinin gizemi ya da tarihte yaşanmış olaylar hakkında tanrılar 1. ağızdan cevap verebiliyor mu?

Evet, teorik olarak bu mümkündür ancak bir kısıtlama vardır: "Liyakat."Tanrılar, sadece merak tatmini için her soruyu yanıtlamazlar. Mısır piramitlerinin sırrını sormanız, eğer sizin ruhsal gelişiminiz veya o anki göreviniz için elzem değilse, genellikle yanıtsız bırakılır veya sembolik bir cevap alırsınız. Onlar birer "bilgi bankası" değil, yönlendiricidirler. Ancak geçmişe dair vizyonlar alan büyücüler aramızda mevcuttur.


Tanrıların evrende farklı ve belirli bölgelere hükmettiğini söylediniz. Bu durumda tanrılar, aşırı gelişmiş bir uzaylı toplumu olarak mı düşünülmelidir?

Tanrıların evrenin belirli bölgelerine (sektörlerine) hükmetmesi, fiziksel yasalara tabi olduklarını değil, "Yönetim Alanları" olduğunu gösterir. Onları, teknolojisi ve bilinci o kadar ilerlemiş varlıklar olarak düşünebilirsiniz ki, maddeye ve zamana hükmedebilmektedirler. İnsan zihni bu seviyeyi "İlah" olarak adlandırır; ancak teknik olarak evrenin yerlisi olan, çok üst boyutlu varlıklardır.


Konuyla ilgili bakış açınızı derinleştirebilecek şu videoyu da inceleyebilirsiniz:

-

Belki arkadaşımız aradıklarını sitede bulamadı veya gözünden kaçırdı ve bizlere sormak istedi. Birbirimizi "siteyi oku gel" diyerek rencide etmek yerine daha pozitife doğru yönlendirebiliriz. Kimseyi kritize edip eleştirmenin anlamı yok. Hepimiz aynı yoldayız. Sadece bazılarımız bu yolda yürümeye daha erken başladı, bazıları ise daha geç.

Sevgiler.
 
Sorularıma cevap verdiğiniz için gerçekten teşekkürler dedi
Zevizm’e göre insanlık, evrimsel bir tesadüf değil, "Bilinçli Tasarım" ürünüdür. Tanrılar, insanı kendi suretlerinde değil, kendi amaçlarına hizmet edebilecek biyolojik ve enerjik kapasiteye sahip bir tür olarak insanı genetik ve ruhsal müdahalelerle oluşturmuştur.
İnsanlık tek bir anda "ol" denilerek yaratılmamış, uzun bir adaptasyon ve genetik evrim sürecinden geçirilmiştir.
Modern bilimin kabul ettiği 12.000 yıllık tarih, sadece son döngünün (hatırlanan tarihin) başlangıcıdır. Zevizm’e göre insanlığın kökeni yüz binlerce yıl öncesine dayanır; ancak büyük felaketler veya tanrısal müdahalelerle medeniyet defalarca sıfırlanmıştır.




Diğer inançlar genellikle "inan ve kurtul" vaadiyle konfor sunarken, Zevizm bireyden aktif bir çaba ve tanrılarla doğrudan yüzleşme cesareti ister.
Tanrılar, nicelikten çok niteliğe önem verir. Kitlelerin körü körüne tapınmasındansa, az sayıda ama "uyanmış" bilincin onlarla iletişim kurmasını tercih ederler. Bu yüzden bu öğreti tarih boyunca sadece "hazır olanlara" fısıldanmıştır.




Evet, Zevizm’de ölüm bir son değil, boyutlar arası bir geçiştir. Ancak herkes aynı şekilde reenkarne olmaz.
Ruh, yaşamı boyunca edindiği deneyim ve frekansa göre bir sonraki formunu belirler. "Ham" ruhlar tekrar dünyaya gelerek derslerini tamamlamak zorundadır.
Zevizm’de "Döngüyü Kırmak" kavramı vardır. Tanrılarla tam uyuma ulaşan ve "İyi Kul"* mertebesine erişen ruhlar, dünyaya tekrar gelmek yerine tanrıların yanında, evrenin farklı katmanlarında görev alabilirler.

- "İyi kul", sadece ahlaklı olan (çalmayan, öldürmeyen) kişi değildir. İyi kul; evrendeki hiyerarşiyi kabul eden ve kendi potansiyelini (zeka, fiziksel güç, irade) en üst seviyeye çıkararak tanrısal plana hizmet eden kişidir. Pasif iyilik değil, aktif gelişim esastır.




İletişim, düşündüğünüz gibi karşılıklı bir "sohbetten" ziyade, "Veri Aktarımı" veya "İlham" şeklindedir.
Ritüel veya derin meditasyon sırasında zihin frekansınız, tanrının frekansıyla eşleşir. Sorularınıza kelimelerle değil; aniden beliren net fikirler, vizyonlar veya olayların akışındaki senkronisite (eşzamanlılık) ile yanıt alırsınız. Sanki cevabı zaten biliyormuşsunuz gibi zihninize "indirilir".

Fakat bu demek değildir ki sadece ham bilgi aktarılır; iletişim daha farklı bir frekansta olduğu için kurulan sohbet, mimikler veya kelimeler duymaktan çok "bilme haliyle" gerçekleşir.




Evet, teorik olarak bu mümkündür ancak bir kısıtlama vardır: "Liyakat."Tanrılar, sadece merak tatmini için her soruyu yanıtlamazlar. Mısır piramitlerinin sırrını sormanız, eğer sizin ruhsal gelişiminiz veya o anki göreviniz için elzem değilse, genellikle yanıtsız bırakılır veya sembolik bir cevap alırsınız. Onlar birer "bilgi bankası" değil, yönlendiricidirler. Ancak geçmişe dair vizyonlar alan büyücüler aramızda mevcuttur.




Tanrıların evrenin belirli bölgelerine (sektörlerine) hükmetmesi, fiziksel yasalara tabi olduklarını değil, "Yönetim Alanları" olduğunu gösterir. Onları, teknolojisi ve bilinci o kadar ilerlemiş varlıklar olarak düşünebilirsiniz ki, maddeye ve zamana hükmedebilmektedirler. İnsan zihni bu seviyeyi "İlah" olarak adlandırır; ancak teknik olarak evrenin yerlisi olan, çok üst boyutlu varlıklardır.


Konuyla ilgili bakış açınızı derinleştirebilecek şu videoyu da inceleyebilirsiniz:

-

Belki arkadaşımız aradıklarını sitede bulamadı veya gözünden kaçırdı ve bizlere sormak istedi. Birbirimizi "siteyi oku gel" diyerek rencide etmek yerine daha pozitife doğru yönlendirebiliriz. Kimseyi kritize edip eleştirmenin anlamı yok. Hepimiz aynı yoldayız. Sadece bazılarımız bu yolda yürümeye daha erken başladı, bazıları ise daha geç.

Sevgiler.
 
Dediğiniz gibi aklımdaki bazı sorulara cevap bulamadım bulsam bile aklımda hala bazı soru işaretleri kaldı bu yüzden birebir şekilde sorular sormak hem aklımdaki soru işaretlerini gideriyor hemde bu yoldaki insanlarla muhattap olmak beni rahatlatıyor
 

Al Jilwah: Chapter IV

"It is my desire that all my followers unite in a bond of unity, lest those who are without prevail against them." - Shaitan

Back
Top