Peki sonuç olarak bizler Zeus'un, Şeytan'ın her ismini kabul etmiyor muyuz? Satanas sözcüğü kendi başına bir mantra değil mi? Ve seçkin hitabı bize kullarım demeyen Ulu Efendimizin bize bir hitabı değil mi? Neden zevizme uyarlanınca Satanizmi reddetme yolunda ilerliyor gibi yorumlar yapmaya başladığınızı çözemedim. Tengri neyse Zeus O'dur Zeus neyse Şeytan O'dur. Satan kelimesi de halihazırda çok eskidir kaldı ki sitenin eski halinde bu kullanımlar son derece yüksekti nasıl ki Ave Zeus normalse Ave Satanas da öyle olmalı. Yanlış anladıysam kusura bakmayın ama böyle diyince diğer isimleri reddetmiş gibi duruyor sanki.
Yanlış anladıysam kusura bakmayın,
Kayre Şeytan.
Esenlikler,
İçten sorularınız için teşekkür ederim, bunları cevaplayayım:
Şiirde yer alan pek çok kalıp ifade, Spiritüel Satanizm'de bile mevcut olmayan şeylerdi. Biz kendimize hiçbir zaman Seçkin diye hitap etmedik, bunlar Joy of Satan'da bile bulunmayan ifadelerdi ve başka oluşumlara aitti. Ave Satanas da aynı şekilde hiçbir zaman tarafımızca kullanılmadı. "Hail" ya da Türkçeleştirilmiş hâliyle Kayre sözcüğü hâlâ kullanılmaktadır.
Satanas sözcüğü, Satya sözcüğünden hareketle yeniden yorumlanmıştır. Bu yeniden yorumlamanın nedenini, bir kapı aralığından bakmak gibi düşünün; içerideki bazı mobilyaları seçebiliyorsunuz fakat bütün hâliyle göremiyorsunuz, bu nedenle de insan zihni, o aralıktan gördüğü kadarıyla belirli yorumlarda bulunuyor.
Şeytan figürünün Zeus ile ilişkilendirilmesi, aslına bakarsanız erken dönem Yehuborim inançlarında göze çarpmaktadır, fakat bunlar Izfet ile kaplı bir zihnin ürünüdür, biz Yehubor değilsek neden bunları takip edelim ya da sürdürelim?
Geçmişimiz, içinde hakikat bulunduran bir ateş gibiydi, ama sadece gölgeleri seçilebilen bir ateşti, ve tabii ki de bu da bizi Izfet kaplı figürlere götürüyordu ya da hayal dünyamızı gösteriyordu.
Size bir örnek vermem gerekirse, herhangi bir figür etrafında bir din oluşturabilirim, ve ardından bunu yeterince iyi yorumlarsam, figür üzerinden büyük bir kozmogoni, kozmoloji ve teoloji çıkarabilirim. Peki bu durum figürün kutsaliyetini mi gösterir yoksa figür ile ilişkilendirdiğim Zeus'un ve hakikatin kutsaliyetini mi gösterir?
Buradaki sorun, tarih boyunca pek çok dini geleneğin bulunmasıdır. İbrahimi inançlardaki Şeytan figürü binlerce yıl boyunca var olmuş, o bağlamda bulunmuş, teolojik işlerde o bağlamda değerlendirilmiştir. Yani bu durumda herhangi bir kötü karakter ya da Şeytan figürü üzerine bir din inşa etmek, abes bir durumdur ve bizim eksikliğimizin bir göstergesidir. Tabii ki bu eksikliği gördük, ve binlerce yıl kendi içinde gelişmiş daha antik ve doğru bir modele geçtik.
Bu isimler, ne yaptıklarını bilen insanlar tarafından oluşturulmuştur ve kabalistik bağlamlar ve numerolojik örtüşümler barındırırlar. Ve buna da ek olarak, pek çok Tanrıya, nahoş anlamda, herhangi bir insana verilse hoş olmayacak isimler yakıştırılmıştır. Majikal olarak güçlü olduğunu atfettiğimiz herhangi bir dilde, bir Tanrıya böyle seslenmek yakışır mı? Tanrılar elbette bilgisizliğimizden ötürü bunları hoş gördüler, lakin bugün elimizde bu bilgi varken, Tanrılara bu atıfta bulunmak hem çocukçadır hem de büyük bir teürjik bağlantıyı keser durumdadır.
Bunu söylediğim için üzgünüm fakat Tapınak için oyun vakti artık bitmeli. Buraya insanlar bir vaatle geldi. O vaat daha da yakına getiriliyor. Magnum Opus gibi bir amaca ulaşmak istiyorsanız, herhangi birisi istiyorsa, o ilk geldikleri vaati arzuluyorlarsa, o vaat sağlanıyor.
Artık sizi Satanist diye tehdit edecek ya da zarar verecek insanlar uzaklaştırılıyor. İnsanların bugüne kadar yanlış gruplar yüzünden yanlış algıladığı bir etiket def ediliyor.
İnsanlar "Tapınak açalım" diyordu, ve bu da yakına getiriliyor; bunları internet üzerinden sözde bırakmak yerine hayata geçirilebilecek şekilde her ön hazırlık yapılıyor, Tanrıların gerçekten iyi ve bilge insanlar tarafından anılmış ve kimsenin kötü gözle bakmayacağı isimler getiriliyor.
İnsanlar güçlü pratikler, meditasyonlar, ritüeller ve gizli bilgiler istiyordu; bunlar da getiriliyor.
İnsanlar daha fazla Zevist olsun istiyordu, bu da sağlanıyor.
İnsanlar, "Ruhumu Şeytan'a nasıl satacağım" gibi absürt sorulara gülüyordu ve saatlerce açıklıyordu, bunlar da artık gidiyor. İnsanlar misyonerlik yaparken saatlerini "Şeytan aslında kötü değil" demekle harcıyordu, bu da artık gidiyor.
Mantıkla, tarihi belgelerle savunabileceğiniz bir din sağlanıyor.
Gerçek manada ruhunuza odaklanabileceğiniz, 2005 yılından beri hemen hemen aynı kalan bir site yerine her hafta yeni yazılar eklenen, uzaylılardan ve savaşlardan ayrışmış, tamamen artık mantıkla ve felsefeyle ve antik okült bilgelikle inşa edilmiş bir anlayış insanlığa kazandırılıyor.
Bu mesajımın şüphede olan insanlar için açıklayıcı olması umuduyla, Tanrılar doğruyu arayanları kutsasın ve zihinlerini sonsuz bilgeliğe doğru yönlendirsin.