Welcome to the Temple of Zeus's Official Forums!

Welcome to the official forums for the Temple of Zeus. Please consider registering an account to join our community.

Ayrılan Rahipler ve Rahibeler

Aristeia

New member
Joined
Dec 31, 2024
Messages
31
Özel hayatlarından kaynaklanan sebeplerden ötürü ayrılmak zorunda kalan Rahipler ve Rahibeler ne zaman geri dönecek? Neden dönmüyorlar ya da? Dönerlerse tekrardan Rahip veya Rahibe mi olacaklar? Örneğin Micama Gmicalzoma, Zildar Raasi, Myla Limlal ve Shannon.
 
Bunun bizim bilecegimiz bir durum olduğunu sanmıyorum, Tanrı/ça'lar en iyi kararı verecektir. Eski Yüksek Rahibe Shannon forumlarda hala aktif.
 
Merhaba trafik kazasında bir yüksek rahibin öldüğünü söylediniz tanrılar bizi bu tip durumlardan korumuyor mu ?
Bu kendi hatasından dolayı olan bir şey mi soruya cevap verilmemiş de.
 
Ölüm kaderseldir.
Değiştirilemeyecek biçimde olan kadersellikden mi bahsettiniz bilmiyorum ama o zaman ben veya başka bir zevist, ölümcül bir hastalığa yakalandığında Lord Valefor ritüelini yapması veya ruhani iyileştirme çabaları da tamamen anlamsız bir duruma düşmüyor mu?

Ayrıca o zaman Koruyucu Demonlarımız bizi sadece ruhani saldırılardan ve ölümcül olmayan tehlikelerden mi korurlar?
 
Değiştirilemeyecek biçimde olan kadersellikden mi bahsettiniz bilmiyorum ama o zaman ben veya başka bir zevist, ölümcül bir hastalığa yakalandığında Lord Valefor ritüelini yapması veya ruhani iyileştirme çabaları da tamamen anlamsız bir duruma düşmüyor mu?

Ayrıca o zaman Koruyucu Demonlarımız bizi sadece ruhani saldırılardan ve ölümcül olmayan tehlikelerden mi korurlar?

Zannımca burada verilen kader kavramı değiştiremediğiniz olgu olan kader değildir. Tanrıların ve Tanrıçaların kişinin kaderini değiştirme gücü vardır. Bildiğim kadarıyla Leydi Pythia zamanında gelecek yıl takvimine baktığında onun için çok kötü geçecek bir yıl yaşayacakmış. Hatta onun için ölümcül bile sonuçlanabilir bir durum olmasına rağmen, babamız durumu değiştirmiş ve kendisi oldukça güzel bir yıl yaşamış. Leydi Pythia'nin durumu epey bir farklı olsa da size genel bir hat verebilir. Bir Zevist bildiğim kadarıyla sadece meditasyonlarda kendini geliştirmiş olması bile gezegenlerin yönetim enerjisinden kurtulmak için yeterlidir. -Ki, bildiğim kadarıyla tek çıkış yolu gelişmişlik değil. Bunun için negatif karmayı yok etmek gibi çalışmalar var.
 
Ölüm tarihimiz neredeyse bellidir. O tarih gelince ölüm kişiyi bir şekilde bulacaktır. Ruhumuz çok gelişmiş ise ölümümüzü sadece "geciktirebiliriz" ancak ölümsüzlük yalnızca Magnum Opus ile mümkündür.

Kanser gibi ölümcül bir hastalıktan iyileşmemiz mümkündür ve eminim ki majikal çalışmalar ve Tanrılarımızın yardımıyla iyileşenler vardır. Ancak bir yerden sonra kişi kaderiyle yüzleşmek durumunda kalacaktır.

Magnum Opus'u tamamlayamazsak ölüm bizleri bir şekilde "o vakitte" bulacak. Bir kişi ömrünü Tanrılarımızın yardımı ve büyüler ile geçiremez zira Magnum Opus'u tamamlamamıştır ve hâlâ bir fânidir.
 
Değiştirilemeyecek biçimde olan kadersellikden mi bahsettiniz bilmiyorum ama o zaman ben veya başka bir zevist, ölümcül bir hastalığa yakalandığında Lord Valefor ritüelini yapması veya ruhani iyileştirme çabaları da tamamen anlamsız bir duruma düşmüyor mu?

Ayrıca o zaman Koruyucu Demonlarımız bizi sadece ruhani saldırılardan ve ölümcül olmayan tehlikelerden mi korurlar?

Tanrılar ölümü sadece kısa bir dönem olarak geciktirebilirler. Aksi takdirde hepimizin ölümsüz olması gibi absürt bir durumla karşılaşırdık. Kişinin ölüm tarihi doğduğu andan belirlidir. Erken ölümleri engelleyebilirler, fakat yerinde ölüm çok az geciktirilebilir.
 
Tanrılar ölümü sadece kısa bir dönem olarak geciktirebilirler. Aksi takdirde hepimizin ölümsüz olması gibi absürt bir durumla karşılaşırdık. Kişinin ölüm tarihi doğduğu andan belirlidir. Erken ölümleri engelleyebilirler, fakat yerinde ölüm çok az geciktirilebilir.

Yaptığımız meditasyonlarla aslında bu tür karmalarımızı aşmaya çalışmıyor muyuz normalde? Mesela atıyorum benim kaderimde silahla yaralanma ve ölme üzerine karmam var. Bu benim kaderim.

Ancak bu negatif şeyleri kırmak için kareler yapıyoruz, meditasyonlar yapıyoruz, büyüler yapıyoruz.

Kişi tabi ki ölümden kaçamaz. Ama negatif karmadan kurtulan bir insanın felaket derecelerde ölmemesi gerekiyor gibime geliyor. Bir bombalı saldırıda ölmekle doğal sebeplerden dolayı ölmek farklı şeyler sonuçta.

Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum. Magnum Opus’a erişen kişiler, artık Tanrı(ça) olduklarına göre fiziksel vücutlarını bırakıyorlar değil mi? Normal bir kişinin cesedinin bulunması gibi mi oluyor?
 
Yaptığımız meditasyonlarla aslında bu tür karmalarımızı aşmaya çalışmıyor muyuz normalde? Mesela atıyorum benim kaderimde silahla yaralanma ve ölme üzerine karmam var. Bu benim kaderim.

Ancak bu negatif şeyleri kırmak için kareler yapıyoruz, meditasyonlar yapıyoruz, büyüler yapıyoruz.

Kişi tabi ki ölümden kaçamaz. Ama negatif karmadan kurtulan bir insanın felaket derecelerde ölmemesi gerekiyor gibime geliyor. Bir bombalı saldırıda ölmekle doğal sebeplerden dolayı ölmek farklı şeyler sonuçta.

Aklıma gelmişken bir şey sormak istiyorum. Magnum Opus’a erişen kişiler, artık Tanrı(ça) olduklarına göre fiziksel vücutlarını bırakıyorlar değil mi? Normal bir kişinin cesedinin bulunması gibi mi oluyor?

Bu saydıklarınız farklı bir etkinin ürünü. Normalden daha erken ölüm olarak kategorilendirilebilir.

Ölüm zamanı ise kişinin ölümcül olaylarla yüzleşmeden ölmesi gerektiği, önceden belirli vakittir.

Bu söylediğiniz Magnum Opus'un muhtemelen ileri bir aşaması.
 
Bu saydıklarınız farklı bir etkinin ürünü. Normalden daha erken ölüm olarak kategorilendirilebilir.

Ölüm zamanı ise kişinin ölümcül olaylarla yüzleşmeden ölmesi gerektiği, önceden belirli vakittir.

Bu söylediğiniz Magnum Opus'un muhtemelen ileri bir aşaması.

Önceden belirli olan ölüm varsa bu sabit değişiyor olması gerekiyor. Çünkü eğer bla bla tarihlerinde ölmem gerekiyorsa, ruhaniyet ile hayatımda nasıl birçok şeyi değiştirebiliyorsam, o sabitliği de değiştirebiliyor olmam lazım. Az da olsa etkimin oluyor olması lazım.

Diğer türlü bu ölümümü aşmam bile aslında kaderimde yazıyor olması gerekiyor. Yani aslında ne yöne koşarsam koşayım, aynı mesafede, aynı sabitliğe geliyor olmam lazım. O zaman ruhaniyet sadece yanılsama oluyor.
 
Önceden belirli olan ölüm varsa bu sabit değişiyor olması gerekiyor. Çünkü eğer bla bla tarihlerinde ölmem gerekiyorsa, ruhaniyet ile hayatımda nasıl birçok şeyi değiştirebiliyorsam, o sabitliği de değiştirebiliyor olmam lazım. Az da olsa etkimin oluyor olması lazım.

Diğer türlü bu ölümümü aşmam bile aslında kaderimde yazıyor olması gerekiyor. Yani aslında ne yöne koşarsam koşayım, aynı mesafede, aynı sabitliğe geliyor olmam lazım. O zaman ruhaniyet sadece yanılsama oluyor.

Magnum Opus ile bu mümkün Bu yüzden gelişmişliğin "kademeleri" var. Bazı şeyleri aşmak doğal olarak daha zordur. Eğer kaderden tamamen hür olabilseydiniz bu zaten tanrılık olurdu. Ve evet, amacımız bu fakat bu insanın kendi başına aşmasının çok zor olduğu bir engeldir.

Basit düşünün, tokadınızla tahtayı kırmakla kütüğü kırmak aynı şey değil. Fakat yeterince güçlendirirseniz, çatlaklar oluşturacak ve en sonunda da bütünüyle kırabilecek aşamaya geleceksinizdir.
 
Magnum Opus ile bu mümkün Bu yüzden gelişmişliğin "kademeleri" var. Bazı şeyleri aşmak doğal olarak daha zordur. Eğer kaderden tamamen hür olabilseydiniz bu zaten tanrılık olurdu. Ve evet, amacımız bu fakat bu insanın kendi başına aşmasının çok zor olduğu bir engeldir.

Basit düşünün, tokadınızla tahtayı kırmakla kütüğü kırmak aynı şey değil. Fakat yeterince güçlendirirseniz, çatlaklar oluşturacak ve en sonunda da bütünüyle kırabilecek aşamaya geleceksinizdir.

Ben biraz daha kelebek etkisi gibi düşünmüştüm bu durumları. Mesela yıllar öncesinde birkaç arkadaşımın beni tetiklemesi olmasaydı İslam dinini sorgulamayacaktım. Doğal olarak yıllar içerisinde de bir şeyler sırasıyla yaşanmayacak, ve bugünki Zevist halim olmayacaktı. Ufak bir tetikleme yapmaları beni bugünlere getirdi. Belki o olmasaydı İslam zırvalarını yaşayacak ve pil olacaktım sadece.

Ama dediğinizden şimdi anladığım kadarıyla, önümüzde bir yol var ve bu yoldaki şeyleri değiştirmekte hürüz. Zaten özgür irademiz gereği hayatımızı biçimlendirme fırsatımız var. Ancak ne yaparsak yapalım yolun sonunun olduğu değişmiyor, ölüm. Yoldaki bozuklukları iyileştirmek daha kolay olsa da yolu uzatmak hepsinden daha zor.

Ancak eğer ölüm doğduğumuzda direkt belli oluyorsa ne kadar özgür irademiz var diyebiliriz ki? Böyle yazınca çok alakasız oldu ama demek istediğim sanki bir kitap okuyoruz ve ölüm bir metindeki gibi belli. Burada da özgürlük göremiyorum. Çok deterministik gibi oluyor.
 
Ama dediğinizden şimdi anladığım kadarıyla, önümüzde bir yol var ve bu yoldaki şeyleri değiştirmekte hürüz. Zaten özgür irademiz gereği hayatımızı biçimlendirme fırsatımız var. Ancak ne yaparsak yapalım yolun sonunun olduğu değişmiyor, ölüm. Yoldaki bozuklukları iyileştirmek daha kolay olsa da yolu uzatmak hepsinden daha zor.

Ancak eğer ölüm doğduğumuzda direkt belli oluyorsa ne kadar özgür irademiz var diyebiliriz ki? Böyle yazınca çok alakasız oldu ama demek istediğim sanki bir kitap okuyoruz ve ölüm bir metindeki gibi belli. Burada da özgürlük göremiyorum. Çok deterministik gibi oluyor.

Başın ve sonun belirli olması, aradaki boşlukları geçersiz kılmayacağı için endişelenmemeye özen gösterin.
 
Önceden belirli olan ölüm varsa bu sabit değişiyor olması gerekiyor. Çünkü eğer bla bla tarihlerinde ölmem gerekiyorsa, ruhaniyet ile hayatımda nasıl birçok şeyi değiştirebiliyorsam, o sabitliği de değiştirebiliyor olmam lazım. Az da olsa etkimin oluyor olması lazım.

Diğer türlü bu ölümümü aşmam bile aslında kaderimde yazıyor olması gerekiyor. Yani aslında ne yöne koşarsam koşayım, aynı mesafede, aynı sabitliğe geliyor olmam lazım. O zaman ruhaniyet sadece yanılsama oluyor.¹
Ölüm, doğal döngünün bir parçasıdır. Doğarsın, yaşarsın, ölüm sana gelir ve tekrar doğarsın. Bu döngüyü aşmak, bunun üstünde olmak istiyorsanız Magnum Opus'a ulaşmanız gerekmektedir.

Büyü ile yapılabilecek şeylerin sınırı yok (buna yaşam süresini uzatmakta dahil) fakat sadece büyü ile tam/gerçek ölümsüzlüğe ulaşmak imkansız.
 
Tanrılar ölümü sadece kısa bir dönem olarak geciktirebilirler. Aksi takdirde hepimizin ölümsüz olması gibi absürt bir durumla karşılaşırdık. Kişinin ölüm tarihi doğduğu andan belirlidir. Erken ölümleri engelleyebilirler, fakat yerinde ölüm çok az geciktirilebilir.
Benim bahsettiğimde trafik kazasından kaynaklı ölüm olduğu içindi. Yani ben tabiki de büyü çalışmaları ve ritüel yaparak 200-300 yıl veya daha fazla yaşamayı beklemiyorum ama bir yanda 60-70 sene meditasyonlarla dolu, sevdiklerimizide bu yola çekmeye çalıştığımız, karmamızı temizlemeye çalıştığımız güzel bir hayat geçirip 'vakit' geldiğinde ölmek var. Öte yanda sokağa çıkıldığında herhangi bir an ölme riskimizin olduğu bir an ölmek var; örnek olarak yoldan geçerken araba çarpması, tekin bir yerde düşmüş andropodlar tarafından sebepsiz bir saldırıya uğrayıp ölme veya kanser, kalp hastalıkları, inme gibi durumlara yakalanıp 20,30,40 yaşlarında erken ölmek var.

Benim bahsettiğim ruhani çalışmalar yapılarak ve Tanrılarımızdan da yardım isteyerek ikinci seçenek yerine birinci seçeneği yaşayabilir miyiz.
 
Benim bahsettiğimde trafik kazasından kaynaklı ölüm olduğu içindi. Yani ben tabiki de büyü çalışmaları ve ritüel yaparak 200-300 yıl veya daha fazla yaşamayı beklemiyorum ama bir yanda 60-70 sene meditasyonlarla dolu, sevdiklerimizide bu yola çekmeye çalıştığımız, karmamızı temizlemeye çalıştığımız güzel bir hayat geçirip 'vakit' geldiğinde ölmek var. Öte yanda sokağa çıkıldığında herhangi bir an ölme riskimizin olduğu bir an ölmek var; örnek olarak yoldan geçerken araba çarpması, tekin bir yerde düşmüş andropodlar tarafından sebepsiz bir saldırıya uğrayıp ölme veya kanser, kalp hastalıkları, inme gibi durumlara yakalanıp 20,30,40 yaşlarında erken ölmek var.

Benim bahsettiğim ruhani çalışmalar yapılarak ve Tanrılarımızdan da yardım isteyerek ikinci seçenek yerine birinci seçeneği yaşayabilir miyiz.

Ölüm tarihiniz öyleyse, elbette evet, yaşayabilirsiniz. Önünüzde herhangi bir engel yok. Sağlığınıza ve korunmanıza dikkat edin, yeterli. Bu tarz erken ölümler her an yaşanan şeyler değildir. Zaten çoğunluk ileri yaşlarda vefat etmekte. Dediğim gibi, endişelenmeyin, az sayıda insan erken yaşta vefat etmek için yazgılıdır ve bu kişiler de Tanrıların koruması altında ilerleyecektir.
 
Ölüm tarihimiz neredeyse bellidir. O tarih gelince ölüm kişiyi bir şekilde bulacaktır. Ruhumuz çok gelişmiş ise ölümümüzü sadece "geciktirebiliriz" ancak ölümsüzlük yalnızca Magnum Opus ile mümkündür.

Kanser gibi ölümcül bir hastalıktan iyileşmemiz mümkündür ve eminim ki majikal çalışmalar ve Tanrılarımızın yardımıyla iyileşenler vardır. Ancak bir yerden sonra kişi kaderiyle yüzleşmek durumunda kalacaktır.

Magnum Opus'u tamamlayamazsak ölüm bizleri bir şekilde "o vakitte" bulacak. Bir kişi ömrünü Tanrılarımızın yardımı ve büyüler ile geçiremez zira Magnum Opus'u tamamlamamıştır ve hâlâ bir fânidir.
Bu tarz şeyler beni derinden etkiliyor. bu dünyaya geliyoruz ve sonra ölüyoruz. tuhaf da gelse mantıklı ama çok acı verici birşey. öldükten sonra ve esnasında neler hissedicez yaşıyıcaz onu bile bilmiyoruz.
 

Official Temple of Zeus Links

Back
Top