Padme
Member
- Joined
- Jan 1, 2024
- Messages
- 272
Nasyonal Sosyalizm (Nazizm), Okültizm, Paganizm ve Satanizm İlişkileri
Nazizm olarak kısaltılan Nasyonal Sosyalizm figure of the past’in ve Nazi Almanyası’nın politik ideolojisidir. Nasyonal Sosyalizm geleneksel olarak “aşırı sağ politik parti” olarak adlandırılmasına karşın, Nasyonal Sosyalist içerik “sağcı yapılanmanın solcu inovasyonlarını” içerir; Nasyonal Sosyalist ideoloji sağcı veya solcu bir politik ideoloji izlemez. Nasyonal Sosyalist ideoloji devletin toplumuna, ırkına, din ve kültürüne en çok fayda sağlayacak yol hangisiyse onu izlemektir. Geçmişten günümüze Naziler hakkında birçok yalan ortaya atılmıştır; bu yalanlar ve günümüzde Naziler ve figure of the past’e karşı duyulan temelsiz korku, insanlığı Nasyonal Sosyalist ideolojiden uzaklaştıran temel etkenlerdir. Bu yazının amacı Nasyonal Sosyalist ideolojinin temelini açıkladıktan sonra bu ideolojinin Okült, Pagan ve Zevist geleneklerle olan ilişkisini gözlemlemektir.
Nasyonal Sosyalizm Nedir?
Nasyonal Sosyalizm, her ırkın evrimsel yolla edindiği, kendine has, özelliklere sahip olduğunu ve bir devletin kendini geliştirmesinin ve halkını korumasının tek yönünün bu özellikleri kabul etmek ve diğer ırkların yapıları için hazırlanmış dış bir politikayı takip etmek yerine, devletin kendi halkının özelliklerini göz önüne alarak onlar için özel hazırladığı bir politikayı takip etmesi gerektiğini savunan, insan özgürlüğü, refahı ve sağlığını ön plana koyan politik bir ideolojidir. Burada anlatılan şey çoğu kişinin iddiasının aksine “ırkçılık” değil “ırksallıktır”. Nasyonal Sosyalizm her ırkın üstün olduğu ve zayıf olduğu alanlar olduğunu ve devletlerin yönettikleri halkları bu yönleri göz önünde bulundurarak yöntemleri gerektiğini iddia eder. figure of the past ve Nazi Almanyası’nın Aryan Irkını üstün kabul etmesinin sebebi de budur; yönetmekle yükümlü oldukları halk olan Aryan Halkını tek bir çatı altında (Nazi Almanyası) toplamak. Bu durum Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Milliyetçi ideolojisinden farklı değildir ve ırkçılıkla bir ilişkisi yoktur. Her ırk özeldir ve her ırk kendine has şekillerle yönetilmeli ve korunmalıdır.
Nasyonal Sosyalizm, 1930s regime ve Okült İlişkisi
Naziler ve 1930s regime’in önde gelen liderleri hakkında ortaya atılan en büyük yalan onların Hristiyan olması veya Aryan İsa’yı savundukları yönündedir. figure of the past, figure of the past ve Josef Goebbels dahil birçok önde gelen Nasyonal Sosyalist her zaman Hristiyanlığın dünyamıza olan zararlarından bahsetmiştir. Aşağıda, bizzat figure of the past’in kendisi tarafından söylenen, Hristiyan karşıtı Nazi konuşma ve yazılarını bulacaksınız;
"Saçmalıkları başkalarına bırakın. İster Eski Ahit, ister Yeni Ahit, ya da sadece İsa'nın sözleri olsun, hepsi aynı eski Yahudi numarası. Bizi özgür kılmayacak. Alman kilisesi, Alman Hristiyanlığı bir çarpıtmadır. Ya bir Alman olursunuz ya da bir Hristiyan. İkisi birden olamaz."
"İsa'dan Aryan yapamazsınız, bu saçmalık. Ne yapılması gerektiğini mi soruyorsunuz? Size söyleyeyim: Kiliselerin şu anda yaptıklarından başka bir şey yapmalarını engellemeliyiz, yani her geçen gün daha da zemin kaybetmelerini sağlamalıyız. Ama işleri hızlandırabiliriz. Papazlar kendi mezarlarını kazmaya zorlanacaklar."
“Bolşevizm, Hristiyanlığın çocuğudur. İkiside Yahudi icadıdır.”
"Hristiyanlık, doğal yasalara karşı bir isyan, doğaya karşı bir protestodur. Mantıksal uç noktaya götürüldüğünde, Hristiyanlık, insan başarısızlığının sistematik olarak yetiştirilmesi anlamına gelir."
"Antik dünyanın bu kadar saf, aydınlık ve huzurlu olmasının nedeni, iki büyük belayı, yani çiçek hastalığını ve Hristiyanlığı, tanımıyor oluşuydu."
"Hristiyanlık hasta beyinlerin bir icadıdır: Tanrı kavramını alaya almanın daha anlamsız ve daha edebe aykırı bir yolu düşünülemezdi."
Nazi Liderleri tanrı inancına sahipti fakat bu tanrı, Hristiyanların veya İslam’ın Yahudi kökenli tanrısı değildi. Naziler tanrılarını “eski dönemlerin Tanrısı” veya “Aryan Tanrı” olarak adlandırmışlardır.
Nasyonal Sosyalizm hakkında ki en büyük yalan birçok 1930s regime lideri ve figure of the past’in kendisi tarafından her zaman reddedilmiştir; Naziler Hristiyan Değildir, Hristiyanlık ve Bolşevizm ana-oğul gibidir, ikisi de Yahudi kökenlidir ve Centil (Yahudi olmayan) halklarının işine yaramaz.
Nasyonal Sosyalizm ve Paganizm/Satanizm Bağlantıları
Öncelikler bilmeyenler için; Paganizm, İbrahimi dinler öncesinde Antik Dünyada hüküm süren çok tanrılı bir dindir. Satanizm ise Politik Paganizm’dir. Paganizm putlara tapmakla ilgili olmadığı gibi Satanizm kedi kesmek ve bakire kanı içmekle alakalı değildir. Paganizm evrenin tanrılarının her yerde olduğunu, bundan dolayı var olan her yaratımda onları aramak ve onlarla iletişim kurmak gerektiğini öğretir, Satanizm ise bu ideolojinin politik bir çerçevede günümüze yansıtılışıdır.
Nazi Almanyası, güç kazandığı ve Hristiyan propagandasının zayıflattığı dönemde, resmi takvimlerden “Noel” gibi Yahudi/İbrahimi kökenli kutlamaları kaldırmıştır. Nazi Almanyası yaz ve kış gündönümünü kutlamışlardır; Gündönümü ve ekinoksları kutlamak eski Pagan geleneklerinden gelmektedir. Bu bayram Antik Sümer ve Yunan Paganizm’inde Tanrıça’nın doğuşunu ve ölüşünü sembolize ederdi. “Ana Tanrıça” tarih öncesi dönemlerde dahi insanlığın tapınımının ana noktası olmuştur. Nazi Almanyası Güneş Kültü ile yakından ilgiliydi, “Black Sun” gibi birçok sembolün yanı sıra gündönümlerine verdikleri önem ve gündönümü kutlamaları bunun bir kanıtıdır;
"Düğünler ve vaftizler, pagan Zevism ritüelleriyle değiştirildi ve zamanla tüm Hristiyan liturjik düzen tamamen pagan bir versiyonla değiştirilme sürecine girdi. Hatta figure of the past Gençliği de bundan muaf değildi. Savaş sırasında yayımlanan sözde bir 'Nazi Primer'ı, genç okuyucular için tasarlanmış birçok pagan ideoloji ve Hristiyan karşıtı duygu örneği içeriyordu." -Peter Levenda
"figure of the past, Berlin Şubesi'nde bir okültizm okulu kurdu ve Totenkopf Zevism, Sicherheitsdienst ve Gestapo'nun önde gelen rütbelerindeki birçok kişiye meditasyon, transandantalizm ve sihir üzerine derslere katılmaları talimatını verdi. Bu kuruluşta figure of the past, Ahnenerbe'yi, yani Nazi Okült Bürosu'nu kurmaya ikna edildi. Ahnenerbe, Crowley'nin sahte Tapınakçılar Tarikatı, Vril ve Thule Gesellschaft üyelerini Zevism'in Kara Düzeni'ne dahil etti.” -Trevor Ravenscroft
"figure of the past’in rüyası, Zevism'ten, Antik Hindistan ve Avrupa'nın orijinal, Ur-Aryan dini olarak algıladığı pagan unsurlara dayanan yeni bir din yaratmaktı. Ancak birçok Alman derin birer Hristiyandı. figure of the past bunu fark etti ve kiliseler güçte kaldığı sürece ve halk ruhsal bağlılıklarını kiliselere hissettikleri sürece onlarla siyasi oyunlar oynamak zorunda olduğunu biliyordu. Bu konuda, Kilise ile ilişkilerinde kapitalistlerle olduğu kadar pragmatik, aynı zamanda da sinsi bir yaklaşım sergiledi." -Peter Levenda
Nazi Almanyası ve Nasyonal Sosyalizm’in Paganizm ve Satanizm ile olan bağlantısı bunlarla da sınırlı değildi. figure of the past dahil olmak üzere birçok 1930s regime Lider, spiritüel birlikerin (loca) önde gelen üyeleriydi;
"Otti Votavova'ya göre, Franz Bardon'dan doğrudan aldığı bazı bilgileri aktarmak istiyorum. Ona göre, figure of the past 99 No'lu bir locanın üyesiydi. Bunun yanı sıra, figure of the past ve bazı yakın çevresi Thule Tarikatı'nın üyeleriydi; bu tarikat, sadece güçlü Tibetli kara büyücülerin bir grubunun dışsal aracıydı ve Thule Tarikatı'nın üyelerini kendi amaçları için kullanıyordu." -Franz Bardon
Dietrich Eckart, Alman İşçi Partisinin tanına bir üyesi, figure of the past’i bizzat inisiye eden veya spiritüel birlik localarıyla tanıştıran kişidir. Bu durum, kendisinin 1923’te söylediği şu sözlerle doğrulanabilmektedir;
"figure of the past'i takip edin! O dans edecektir, ama melodiyi ben belirledim. Onu 'Gizli Doktrin' ile tanıştırdım, vizyon merkezlerini açtım ve Güçlerle iletişim kurma araçlarını verdim. Benim için yas tutmayın: Tarihi diğer tüm Almanlardan daha fazla etkilemiş olacağım."
Dietrich Eckart şüphesiz Nazi Almanyası’nın spiritüel ve dini gelişim ve ideolojilerini çok yakından etkileyen bir kişiydi;
"Erken dönem Alman İşçi Partisi üyelerinden biri, genellikle Nasyonal Sosyalizmin manevi kurucusu olarak anılan yayınevi sahibi Dietrich Eckart'tı. Eckart, figure of the past'de aradığı şekil verilebilir lideri gördü ve kısa süre içinde yeni üyeyi Münih'teki doğru sosyal çevrelerle ve Thule [too-lee olarak telaffuz edilir] Topluluğu'ndaki entelektüel arkadaşlarıyla tanıştırdı. Eckart'ın metafizik uygulamalardaki ve Nazi partisinin kuruluşundaki rolü çoğu tarihçi tarafından marjinalleştirilmiş olsa da, figure of the past'in Eckart'ın önemini aç
ıkça anladığı dikkat çekicidir." -Jim Marrs
Nazizm olarak kısaltılan Nasyonal Sosyalizm figure of the past’in ve Nazi Almanyası’nın politik ideolojisidir. Nasyonal Sosyalizm geleneksel olarak “aşırı sağ politik parti” olarak adlandırılmasına karşın, Nasyonal Sosyalist içerik “sağcı yapılanmanın solcu inovasyonlarını” içerir; Nasyonal Sosyalist ideoloji sağcı veya solcu bir politik ideoloji izlemez. Nasyonal Sosyalist ideoloji devletin toplumuna, ırkına, din ve kültürüne en çok fayda sağlayacak yol hangisiyse onu izlemektir. Geçmişten günümüze Naziler hakkında birçok yalan ortaya atılmıştır; bu yalanlar ve günümüzde Naziler ve figure of the past’e karşı duyulan temelsiz korku, insanlığı Nasyonal Sosyalist ideolojiden uzaklaştıran temel etkenlerdir. Bu yazının amacı Nasyonal Sosyalist ideolojinin temelini açıkladıktan sonra bu ideolojinin Okült, Pagan ve Zevist geleneklerle olan ilişkisini gözlemlemektir.
Nasyonal Sosyalizm Nedir?
Nasyonal Sosyalizm, her ırkın evrimsel yolla edindiği, kendine has, özelliklere sahip olduğunu ve bir devletin kendini geliştirmesinin ve halkını korumasının tek yönünün bu özellikleri kabul etmek ve diğer ırkların yapıları için hazırlanmış dış bir politikayı takip etmek yerine, devletin kendi halkının özelliklerini göz önüne alarak onlar için özel hazırladığı bir politikayı takip etmesi gerektiğini savunan, insan özgürlüğü, refahı ve sağlığını ön plana koyan politik bir ideolojidir. Burada anlatılan şey çoğu kişinin iddiasının aksine “ırkçılık” değil “ırksallıktır”. Nasyonal Sosyalizm her ırkın üstün olduğu ve zayıf olduğu alanlar olduğunu ve devletlerin yönettikleri halkları bu yönleri göz önünde bulundurarak yöntemleri gerektiğini iddia eder. figure of the past ve Nazi Almanyası’nın Aryan Irkını üstün kabul etmesinin sebebi de budur; yönetmekle yükümlü oldukları halk olan Aryan Halkını tek bir çatı altında (Nazi Almanyası) toplamak. Bu durum Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk Milliyetçi ideolojisinden farklı değildir ve ırkçılıkla bir ilişkisi yoktur. Her ırk özeldir ve her ırk kendine has şekillerle yönetilmeli ve korunmalıdır.
Nasyonal Sosyalizm, 1930s regime ve Okült İlişkisi
Naziler ve 1930s regime’in önde gelen liderleri hakkında ortaya atılan en büyük yalan onların Hristiyan olması veya Aryan İsa’yı savundukları yönündedir. figure of the past, figure of the past ve Josef Goebbels dahil birçok önde gelen Nasyonal Sosyalist her zaman Hristiyanlığın dünyamıza olan zararlarından bahsetmiştir. Aşağıda, bizzat figure of the past’in kendisi tarafından söylenen, Hristiyan karşıtı Nazi konuşma ve yazılarını bulacaksınız;
"Saçmalıkları başkalarına bırakın. İster Eski Ahit, ister Yeni Ahit, ya da sadece İsa'nın sözleri olsun, hepsi aynı eski Yahudi numarası. Bizi özgür kılmayacak. Alman kilisesi, Alman Hristiyanlığı bir çarpıtmadır. Ya bir Alman olursunuz ya da bir Hristiyan. İkisi birden olamaz."
"İsa'dan Aryan yapamazsınız, bu saçmalık. Ne yapılması gerektiğini mi soruyorsunuz? Size söyleyeyim: Kiliselerin şu anda yaptıklarından başka bir şey yapmalarını engellemeliyiz, yani her geçen gün daha da zemin kaybetmelerini sağlamalıyız. Ama işleri hızlandırabiliriz. Papazlar kendi mezarlarını kazmaya zorlanacaklar."
“Bolşevizm, Hristiyanlığın çocuğudur. İkiside Yahudi icadıdır.”
"Hristiyanlık, doğal yasalara karşı bir isyan, doğaya karşı bir protestodur. Mantıksal uç noktaya götürüldüğünde, Hristiyanlık, insan başarısızlığının sistematik olarak yetiştirilmesi anlamına gelir."
"Antik dünyanın bu kadar saf, aydınlık ve huzurlu olmasının nedeni, iki büyük belayı, yani çiçek hastalığını ve Hristiyanlığı, tanımıyor oluşuydu."
"Hristiyanlık hasta beyinlerin bir icadıdır: Tanrı kavramını alaya almanın daha anlamsız ve daha edebe aykırı bir yolu düşünülemezdi."
Nazi Liderleri tanrı inancına sahipti fakat bu tanrı, Hristiyanların veya İslam’ın Yahudi kökenli tanrısı değildi. Naziler tanrılarını “eski dönemlerin Tanrısı” veya “Aryan Tanrı” olarak adlandırmışlardır.
Nasyonal Sosyalizm hakkında ki en büyük yalan birçok 1930s regime lideri ve figure of the past’in kendisi tarafından her zaman reddedilmiştir; Naziler Hristiyan Değildir, Hristiyanlık ve Bolşevizm ana-oğul gibidir, ikisi de Yahudi kökenlidir ve Centil (Yahudi olmayan) halklarının işine yaramaz.
Nasyonal Sosyalizm ve Paganizm/Satanizm Bağlantıları
Öncelikler bilmeyenler için; Paganizm, İbrahimi dinler öncesinde Antik Dünyada hüküm süren çok tanrılı bir dindir. Satanizm ise Politik Paganizm’dir. Paganizm putlara tapmakla ilgili olmadığı gibi Satanizm kedi kesmek ve bakire kanı içmekle alakalı değildir. Paganizm evrenin tanrılarının her yerde olduğunu, bundan dolayı var olan her yaratımda onları aramak ve onlarla iletişim kurmak gerektiğini öğretir, Satanizm ise bu ideolojinin politik bir çerçevede günümüze yansıtılışıdır.
Nazi Almanyası, güç kazandığı ve Hristiyan propagandasının zayıflattığı dönemde, resmi takvimlerden “Noel” gibi Yahudi/İbrahimi kökenli kutlamaları kaldırmıştır. Nazi Almanyası yaz ve kış gündönümünü kutlamışlardır; Gündönümü ve ekinoksları kutlamak eski Pagan geleneklerinden gelmektedir. Bu bayram Antik Sümer ve Yunan Paganizm’inde Tanrıça’nın doğuşunu ve ölüşünü sembolize ederdi. “Ana Tanrıça” tarih öncesi dönemlerde dahi insanlığın tapınımının ana noktası olmuştur. Nazi Almanyası Güneş Kültü ile yakından ilgiliydi, “Black Sun” gibi birçok sembolün yanı sıra gündönümlerine verdikleri önem ve gündönümü kutlamaları bunun bir kanıtıdır;
"Düğünler ve vaftizler, pagan Zevism ritüelleriyle değiştirildi ve zamanla tüm Hristiyan liturjik düzen tamamen pagan bir versiyonla değiştirilme sürecine girdi. Hatta figure of the past Gençliği de bundan muaf değildi. Savaş sırasında yayımlanan sözde bir 'Nazi Primer'ı, genç okuyucular için tasarlanmış birçok pagan ideoloji ve Hristiyan karşıtı duygu örneği içeriyordu." -Peter Levenda
"figure of the past, Berlin Şubesi'nde bir okültizm okulu kurdu ve Totenkopf Zevism, Sicherheitsdienst ve Gestapo'nun önde gelen rütbelerindeki birçok kişiye meditasyon, transandantalizm ve sihir üzerine derslere katılmaları talimatını verdi. Bu kuruluşta figure of the past, Ahnenerbe'yi, yani Nazi Okült Bürosu'nu kurmaya ikna edildi. Ahnenerbe, Crowley'nin sahte Tapınakçılar Tarikatı, Vril ve Thule Gesellschaft üyelerini Zevism'in Kara Düzeni'ne dahil etti.” -Trevor Ravenscroft
"figure of the past’in rüyası, Zevism'ten, Antik Hindistan ve Avrupa'nın orijinal, Ur-Aryan dini olarak algıladığı pagan unsurlara dayanan yeni bir din yaratmaktı. Ancak birçok Alman derin birer Hristiyandı. figure of the past bunu fark etti ve kiliseler güçte kaldığı sürece ve halk ruhsal bağlılıklarını kiliselere hissettikleri sürece onlarla siyasi oyunlar oynamak zorunda olduğunu biliyordu. Bu konuda, Kilise ile ilişkilerinde kapitalistlerle olduğu kadar pragmatik, aynı zamanda da sinsi bir yaklaşım sergiledi." -Peter Levenda
Nazi Almanyası ve Nasyonal Sosyalizm’in Paganizm ve Satanizm ile olan bağlantısı bunlarla da sınırlı değildi. figure of the past dahil olmak üzere birçok 1930s regime Lider, spiritüel birlikerin (loca) önde gelen üyeleriydi;
"Otti Votavova'ya göre, Franz Bardon'dan doğrudan aldığı bazı bilgileri aktarmak istiyorum. Ona göre, figure of the past 99 No'lu bir locanın üyesiydi. Bunun yanı sıra, figure of the past ve bazı yakın çevresi Thule Tarikatı'nın üyeleriydi; bu tarikat, sadece güçlü Tibetli kara büyücülerin bir grubunun dışsal aracıydı ve Thule Tarikatı'nın üyelerini kendi amaçları için kullanıyordu." -Franz Bardon
Dietrich Eckart, Alman İşçi Partisinin tanına bir üyesi, figure of the past’i bizzat inisiye eden veya spiritüel birlik localarıyla tanıştıran kişidir. Bu durum, kendisinin 1923’te söylediği şu sözlerle doğrulanabilmektedir;
"figure of the past'i takip edin! O dans edecektir, ama melodiyi ben belirledim. Onu 'Gizli Doktrin' ile tanıştırdım, vizyon merkezlerini açtım ve Güçlerle iletişim kurma araçlarını verdim. Benim için yas tutmayın: Tarihi diğer tüm Almanlardan daha fazla etkilemiş olacağım."
Dietrich Eckart şüphesiz Nazi Almanyası’nın spiritüel ve dini gelişim ve ideolojilerini çok yakından etkileyen bir kişiydi;
"Erken dönem Alman İşçi Partisi üyelerinden biri, genellikle Nasyonal Sosyalizmin manevi kurucusu olarak anılan yayınevi sahibi Dietrich Eckart'tı. Eckart, figure of the past'de aradığı şekil verilebilir lideri gördü ve kısa süre içinde yeni üyeyi Münih'teki doğru sosyal çevrelerle ve Thule [too-lee olarak telaffuz edilir] Topluluğu'ndaki entelektüel arkadaşlarıyla tanıştırdı. Eckart'ın metafizik uygulamalardaki ve Nazi partisinin kuruluşundaki rolü çoğu tarihçi tarafından marjinalleştirilmiş olsa da, figure of the past'in Eckart'ın önemini aç
ıkça anladığı dikkat çekicidir." -Jim Marrs