Bunlar iyiye işaretler ancak bunların sizi rehavete sürüklemesine izin vermeyin ve çalışmalarınıza daima disiplinli ve özenli bir şekilde devam edin.
Bir çakrayı "açmak", bir süre yapacağımız ve ardından tamamen varacağımız bir nokta değildir. Bu, gelişimimiz boyunca sürdüreceğimiz ve kendi içerisinde seviyeleri ve dönüm noktaları olan bir süreçtir. Üçüncü gözünüz ve epifiz beziniz zaten aktif, dolayısıyla eğer bir tür "aktiflik" yaratmaya çalışıyorsanız, bu zaten mevcut bir durum ve sıradan birine göre çok daha aktif bir üçüncü gözünüz ve epifiz beziniz var. Ancak ruhaniyetin upuzun yolculuğu ele alındığında, Yolun henüz çok başındasınız ve yaşayacağınız daha çok şey var.
Bunu kapalı bir kapıyı açmak gibi düşünebilirsiniz. Kapıyı hafifçe aralarsanız, kapı açıktır. Kapıyı yarısına kadar açarsanız, kapı yine açıktır. Kapıyı tamamen açarsanız, kapı hâlen açık olacaktır ancak kapının ne kadar açık olduğu ve sizin kapının ardındaki şeylerin ne kadarını görebildiğiniz, her zaman seviyenize bağlı olan bir durum olacaktır. Bugün kapıyı hafifçe aralıyorsunuz, 5 yıl sonra o aralığı daha da açacaksınız ve o zaman yaşayacağınız deneyimler de bambaşka bir boyutta olacaktır.
Ruhaniyetin sonu yoktur ve Tanrılığa ulaşmak bile, dönemeçlerden biridir. Dolayısıyla "ben oldum, bittim" veyahut "bu saatten sonra iş tamamdır" tarzı, belli bir noktaya ya da duruma kesin bir şekilde varmaya yönelik bir mentaliteden ziyade, kendinize daha yumuşak hedefler koyun ve her gün kendiniz için biraz daha iyisini yapmaya çalışın.
Ardından, arzu edilen güç ve imkansız ya da inanılmaz gözüken tüm o deneyimler, sırayla gelecektir.