Header Wallpaper

Varg Vikernes Zevism mi ?

AvatarKheramon1 min to read

Esenlikler

Burzum ve Mayhem hakkında ufak bir post paylaşmıştım, büyük ihtimal belli vahşet ögeleri bulundurduğundan ötürü kaldırılmış, daha temiz bir post olarak bunu paylaşacağım.

Öncelikle Varg Vikernesi tanıyarak başlayalım. Varg Vikernes, 11 Şubat 1973'te Norveç'in Bergen kentinde doğdu. Black metal sahnesinin en tartışmalı figürlerinden biri olarak bilinir. 1991 yılında tek kişilik müzik projesi Burzum'u kurarak Norveç black metalinin en etkili isimlerinden biri haline geldi.

Vikernes, Mayhem grubunun gitaristi Euronymous'u öldürmekten ve kilise kundakçılığından suçlu bulunarak 1994 yılında 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapisteyken müzik üretmeye ve yazılar yazmaya devam etti. 2009 yılında şartlı tahliye ile serbest bırakıldı ve Fransa'ya taşındı.

Hapishanede kayıt aldığı başyapıt.

.
Varg Vikernes'in 13 Yıl önce hristiyanlığın yahudi dini olduğunu söylediği bir video.

Şahsen ben Varg Vikernesin Zevism olduğunu düşünüyorum çünkü bütün açıklamaları bu yönde, bu bilgileri dünyaya açıklaması ne kadar doğru tartışılır elbette.

Sizin görüşleriniz nelerdir dostlarım ?

#20

Aynı durumdayım. Yks bitse de uyku düzenimi yerine oturtabilsem artık.

Eğer maratondaymış gibi ders çalışıyorsanız uykunuzdan tutun içtiğiniz su miktarı bile ögrenmenize etki ediyor, etkili çalışmak istiyorsanız herşeye dikkat etmeniz lazım özellikle de uyku.

#21

Aynı durumdayım. Yks bitse de uyku düzenimi yerine oturtabilsem artık.

Geçen sene YKS olmasa da benzer bir durum için çok çalışmış bir ağabeyiniz olarak gün içinde 1 saatlik şekerleme uykusu tavsiye etmek istiyorum. Ben kendi sürecimde sağlığımı fena halde bozmuş, neredeyse her hafta hastalanmaya başlamış, yorgunluktan kelimenin tam anlamıyla bilincini kaybedip bayılmış ve tüm bunların üstüne zibilyon tane saçma şey yaşayıp abuk subuk insanlarla muhatap olarak iyice berbat duruma gelmiştim. Tüm bunları yaşadıktan sonra kendime iyi davranmaya karar vermiştim; eve geliyor, bir süre kafa dağıtmak için zaman geçiriyor, sonra günün yorgunluğunu atmak üzere 1 saat gözlerimi dinlendirip boş bir kafayla çalışmaya başlıyordum ki en nihayetinde benden daha uzun süredir çalışan kişilere bile fark atacak kallavi bir puan alarak muradıma ermiştim.

Bir de Lord Thoth ve Leydi Vapula ile çalışmanızı tavsiye ederim, benim aldığım puanın gizli tarifi bu Tanrı/ça'larımız ile çalışmaktan geçiyor ki bunu da günlük hayatta kimseye söylemedim; hak eden Zevist kardeşlerim güzel yerlere gelsin. Size de kolay gelsin ve başarılar.

#22

Geçen sene YKS olmasa da benzer bir durum için çok çalışmış bir ağabeyiniz olarak gün içinde 1 saatlik şekerleme uykusu tavsiye etmek istiyorum. Ben kendi sürecimde sağlığımı fena halde bozmuş, neredeyse her hafta hastalanmaya başlamış, yorgunluktan kelimenin tam anlamıyla bilincini kaybedip bayılmış ve tüm bunların üstüne zibilyon tane saçma şey yaşayıp abuk subuk insanlarla muhatap olarak iyice berbat duruma gelmiştim. Tüm bunları yaşadıktan sonra kendime iyi davranmaya karar vermiştim; eve geliyor, bir süre kafa dağıtmak için zaman geçiriyor, sonra günün yorgunluğunu atmak üzere 1 saat gözlerimi dinlendirip boş bir kafayla çalışmaya başlıyordum ki en nihayetinde benden daha uzun süredir çalışan kişilere bile fark atacak kallavi bir puan alarak muradıma ermiştim.

Şekerleme uykusunu düşünmüştüm ama hiç icraata koymamıştım. Tekrar hatırladım bunu sayenizde. Zor geçmiş sizin için bu süreç benden daha çok yormuşsunuz kendinizi, neyseki sizin için aldığınız puanla güzel bitmiş benim içinde bitti bitiyor yorucu yks dönemi.

Bir de Lord Thoth ve Leydi Vapula ile çalışmanızı tavsiye ederim, benim aldığım puanın gizli tarifi bu Tanrı/ça'larımız ile çalışmaktan geçiyor ki bunu da günlük hayatta kimseye söylemedim; hak eden Zevist kardeşlerim güzel yerlere gelsin. Size de kolay gelsin ve başarılar.

Leydi Vapula'ile çalışmayı tekrar deneyebilirim en son 2 yıl önce bir sınav için yardımını almıştım. Bu arada çok düşüncelisiniz, şuan Tanrı/ça'lar ile olan bu kişisel bilginizi bizim için paylaşmanız bana bir abi nin kardeşine tavsiye de bulunması kadar sıcak hissettirdi... Başaracağım ve umarım Zevistler iyi yerlere gelirler.

#23

Eğer maratondaymış gibi ders çalışıyorsanız uykunuzdan tutun içtiğiniz su miktarı bile ögrenmenize etki ediyor, etkili çalışmak istiyorsanız herşeye dikkat etmeniz lazım özellikle de uyku.

Dediğiniz herşey de haklısınız gerçekten. Fakat ne zaman erken yatıcam bu gün desem(Mayıs'tan beri)saat gece 1,2,3'ü buluyor. Muhtemelen Haziran'da rayına oturucak.

#24

Dediğiniz herşey de haklısınız gerçekten. Fakat ne zaman erken yatıcam bu gün desem(Mayıs'tan beri)saat gece 1,2,3'ü buluyor. Muhtemelen Haziran'da rayına oturucak.

Uyku saatleri geç saatlere kalıyorsa bile uyku uyuduğunuz saat aralığı 7 ila 9 saat arasında olmalıdır, aksi takdirde az uyursanız veya çok uyursanız üzerinizde bitkinlik ve yorgunluk olucaktır.

#25

...

Sınavınıza az kaldığı için uyku düzeni kurmakla uğraşmayın ve daha iyi bir sonuç için çalışmalarınıza devam edin. Gece 3'te yatıp, sabit olarak 11'de kalkarak 8 saatlik uyku alabilirsiniz. İyi beslenerek, sık sık hava alarak ve meditasyonlar ile zihninizi stabil tutarak sürecin son aşamasını başarılı bir şekilde atlatabilirsiniz. Sınavınızda başarılar.

BAALZEVULON AENAOS

#26

Eğer uyku sorunu yaşıyorsanız bu durum rüyalarınızada etki ediyor olabilir. Gym gittiğiniz ve gitmediğiniz zamanlarda gördüğünüz rüyaları bir süre kaydedip karşılaştırabilirsiniz

Enteresan rüyalar görürüm ama hiç bu yönden bakmamıştım. Olur denerim. Ama ne işime yarayacak ki ve neden yapıyorum bunu?

Bende içimde garip bir öfkenin olduğunu düşünüyorum. Örnek vermem gerekirse doğayı çok seviyorum ve bir karınca ezilse bile acısını hissediyorum fakat bazen doğaya zarar vermek isteyebiliyorum ki bu benim karakterimin dışında bir şey. Sağlıklı bir zihin için duygularımızla mantığımızın beraber çalışabilmesi lazım ve birisi diğerinin önüne geçerse istenmeyen sonuçlar olabilir.

Sizi çok iyi anlıyorum.

Eğer bu öfkenizin size zarar verdiğini ve uyku sorununuzuda doğrudan etkilediğini düşünüyorsanız bunun üzerine bir meditasyon yapabilirsiniz, duygusal olarak ağır gelebilir fakat sorununuzu çözecektir.

Hem var hem yok. Bunları psikoloğa anlatsam daha iyi olacak.

Yazarlık ile ilgili ise Lord Phoenix ile çalışabilirsiniz. Yazdığım kitapla ilgili birçok konuda bana yardımcı oluyor, size yazarlık yeteneğinizle alakalı yardımcı olacağına eminim.

Daha öncesinde Lord Phoenix ile çalıştım ancak aynı sebepten defalarca yardım istersem rahatsız etmiş olurum muhtemelen. Sezgilerimi biraz daha güçlendirip iyi de kötü de olsa yazmaya devam etsem sonra davet etsem daha iyi olur.

#27

Aynı durumdayım. Yks bitse de uyku düzenimi yerine oturtabilsem artık.

Kolay gelsin. Umarım iyi yerlere gelip istediğin sonucu elde edersin.

#28

Sınavınıza az kaldığı için uyku düzeni kurmakla uğraşmayın ve daha iyi bir sonuç için çalışmalarınıza devam edin. Gece 3'te yatıp, sabit olarak 11'de kalkarak 8 saatlik uyku alabilirsiniz. İyi beslenerek, sık sık hava alarak ve meditasyonlar ile zihninizi stabil tutarak sürecin son aşamasını başarılı bir şekilde atlatabilirsiniz. Sınavınızda başarılar.

Uyku düzenimi normale döndürmek için Haziran'ın sonlarına gelince başlıcam artık(önce sınav tabiki). Evet aynısını yapıyorum gece geç saatlerde yatıp uykuyu ideal 8 saatte tutmaya çalışıyorum, uykusuz kalmıyorum ama hafif göz altı morlukları oluşuyor o kadarıda normal. Beslenmem yerinde sık gezerim. Bu yks dönemi sadece benim yogayı sınav bitene kadar bırakmam da olumsuz etki yarattı yoksa meditasyonlarım da hiç bir azalma yok hepsini yapıyorum.

#29

Kolay gelsin. Umarım iyi yerlere gelip istediğin sonucu elde edersin.

Teşekkür ederim. Umarım kolay geçer benim için ve diğer yks tayfa Zevist Kardeşlerim için.

#30

Enteresan rüyalar görürüm ama hiç bu yönden bakmamıştım. Olur denerim. Ama ne işime yarayacak ki ve neden yapıyorum bunu?

Sizi çok iyi anlıyorum.

Hem var hem yok. Bunları psikoloğa anlatsam daha iyi olacak.

Size bir şey sormak istiyorum, nefret ettiğiniz birisi ya da düşmanınız diyebileceğiniz birisi var mı? ben iç görü yapmaya çalıştığımda şöyle bir durum fark etmiştim; Zevist olmadan önce 'düşmanım' diyebileceğim kimse yoktu ve ara sıra ben de öfke patlaması yaşıyordum, hem de çok saçma zamanlarda. Mesela gece uyurken bir anda kalkıp "Şimdi evime hırsız girse, onu ne güzel dövüp merdivenlerden aşağı atardım" gibi şimdi aşırı absürt gelen hayaller kurarak uykumdan oluyordum, ve bu hayaller bana öfke yüklüyor ve uyumamı engelliyordu. Aradan yıllar geçti, artık nefret edeceğim kavramlar ve insanlar biliyor, tanıyorum; nefretimi bunlara odakladığım için kendi başımdan geçen sorunu çözdüm bile diyebilirim. Acaba sizin sorununuz da 'düşman eksikliği' olabilir mi?

Evime hırsız girse yine dövüp merdivenlerden yuvarlarım orası ayrı. Fakat bunu içimdeki gereksiz öfkeyi atmak için değil de adalet duygumdan ötürü yapardım.

#31

Size bir şey sormak istiyorum, nefret ettiğiniz birisi ya da düşmanınız diyebileceğiniz birisi var mı? ben iç görü yapmaya çalıştığımda şöyle bir durum fark etmiştim; Zevist olmadan önce 'düşmanım' diyebileceğim kimse yoktu ve ara sıra ben de öfke patlaması yaşıyordum, hem de çok saçma zamanlarda. Mesela gece uyurken bir anda kalkıp "Şimdi evime hırsız girse, onu ne güzel dövüp merdivenlerden aşağı atardım" gibi şimdi aşırı absürt gelen hayaller kurarak uykumdan oluyordum, ve bu hayaller bana öfke yüklüyor ve uyumamı engelliyordu. Aradan yıllar geçti, artık nefret edeceğim kavramlar ve insanlar biliyor, tanıyorum; nefretimi bunlara odakladığım için kendi başımdan geçen sorunu çözdüm bile diyebilirim. Acaba sizin sorununuz da 'düşman eksikliği' olabilir mi?

Evime hırsız girse yine dövüp merdivenlerden yuvarlarım orası ayrı. Fakat bunu içimdeki gereksiz öfkeyi atmak için değil de adalet duygumdan ötürü yapardım.

Eve gerçek bir hırsız girse bırak camdan aşağı atmayı, ruhun duymaz bizim köyde adam tüfekle balkonda beklerken hırsız adamın tüfeğinide aldı, sakın öyle eve hırsız mırsız girer sadece öksür, hırsızla dalaşma onlar ihtiyatlı gezer, benim yattığım odaya hırsız girdi camdan ödüm yüreğim karıştı korkudan, öyle bir hopladımki yataktan hırsız o sesle camdan aşağı atladı, bina ayağa kalktı tekrar geri yattık, hırsız gidince birde hırsızı vursan karakola düşersin bide o hırsızın arkası var, şimdi çok hırsızlık yok eskiye nazaran, eskiden neydi eskiotogarda çocuktum uluorta adam soyuyorlardı,

#32

Çekingenlik yapılacak yer var yapılmayacak yer var, ailemle yaşadığım eve hırsız girse kenara çöküp titreyip hırsızın gitmesini beklersem insan içine çıkıp erkeğim diye gezemem. Hırsız örneğini verme sebebim benim çok ufak sesleri bile işitip uykumdan uyanabilmem, içeri girmiş bir böceğin kanat çırpışı ya da binadan çıkmış birisinin ayak sesleri dahil her şeye çabucak uykum dağılıyorken zaten evimde sessizce yürümeye çalışan bir adamı da duyarım; gayet ruhum duyar merak etmeyin. Hırsız örneğini de bu yüzden verdim, ufak bir çıtırtıyla uykum dağılırken 'acaba eve hırsız girse ne kadar ses çıkarır?' diye düşünüp yersiz yere öfkelenip uykumu daha çok kaçırıyordum; onu anlatmaya çalışıyorum.

#33

Size bir şey sormak istiyorum, nefret ettiğiniz birisi ya da düşmanınız diyebileceğiniz birisi var mı? ben iç görü yapmaya çalıştığımda şöyle bir durum fark etmiştim; Zevist olmadan önce 'düşmanım' diyebileceğim kimse yoktu ve ara sıra ben de öfke patlaması yaşıyordum, hem de çok saçma zamanlarda. Mesela gece uyurken bir anda kalkıp "Şimdi evime hırsız girse, onu ne güzel dövüp merdivenlerden aşağı atardım" gibi şimdi aşırı absürt gelen hayaller kurarak uykumdan oluyordum, ve bu hayaller bana öfke yüklüyor ve uyumamı engelliyordu. Aradan yıllar geçti, artık nefret edeceğim kavramlar ve insanlar biliyor, tanıyorum; nefretimi bunlara odakladığım için kendi başımdan geçen sorunu çözdüm bile diyebilirim. Acaba sizin sorununuz da 'düşman eksikliği' olabilir mi?

Evime hırsız girse yine dövüp merdivenlerden yuvarlarım orası ayrı. Fakat bunu içimdeki gereksiz öfkeyi atmak için değil de adalet duygumdan ötürü yapardım.

Bilemiyorum. Belki eskiden vardı. Bence anlattıklarınız psikolojik. Benim de öyle. Sanrı ve plasebolardan bahsetmiyorum. Psikoloji bilimini ilgilendiren konular. Genelde kişilerden değil olay ve durumlardan nefret ederim. Kimseyi kendime ne bir düşman ne de bir rakip olarak görüyorum. Sevmediğim insan sayısı da azdır. Düşman edinmeyide gereksiz bulurum kendimi onun dengi yapmış olurum çünkü.

#34

Çekingenlik yapılacak yer var yapılmayacak yer var, ailemle yaşadığım eve hırsız girse kenara çöküp titreyip hırsızın gitmesini beklersem insan içine çıkıp erkeğim diye gezemem. Hırsız örneğini verme sebebim benim çok ufak sesleri bile işitip uykumdan uyanabilmem, içeri girmiş bir böceğin kanat çırpışı ya da binadan çıkmış birisinin ayak sesleri dahil her şeye çabucak uykum dağılıyorken zaten evimde sessizce yürümeye çalışan bir adamı da duyarım; gayet ruhum duyar merak etmeyin. Hırsız örneğini de bu yüzden verdim, ufak bir çıtırtıyla uykum dağılırken 'acaba eve hırsız girse ne kadar ses çıkarır?' diye düşünüp yersiz yere öfkelenip uykumu daha çok kaçırıyordum; onu anlatmaya çalışıyorum.

Ben senin iyiliğin için söyledim, çünkü ben çok hırsızlık olaylarıyla karşılaştım, gerçek bir hırsız istediğini alır, bunun uykuyla alakası yok, kataguleye getirir seni, beni bir kaç defa soydular hırsızın senin uykunla işi olmaz, hırsız seni mışıl mışıl uyutur, onlar o işin erbabı böyle şeylerle karşılaşmazsınız dilerim, rahatlık insana batar bunu unutma insan macera arar,

#35
Aydinlikyolsaid:post: 1145764

Ben senin iyiliğin için söyledim, çünkü ben çok hırsızlık olaylarıyla karşılaştım, gerçek bir hırsız istediğini alır, bunun uykuyla alakası yok, kataguleye getirir seni, beni bir kaç defa soydular hırsızın senin uykunla işi olmaz, hırsız seni mışıl mışıl uyutur, onlar o işin erbabı böyle şeylerle karşılaşmazsınız dilerim, rahatlık insana batar bunu unutma insan macera arar

Mezarlıklar öyle erkeklerle dolu,

#36

Bilemiyorum. Belki eskiden vardı. Bence anlattıklarınız psikolojik. Benim de öyle. Sanrı ve plasebolardan bahsetmiyorum. Psikoloji bilimini ilgilendiren konular. Genelde kişilerden değil olay ve durumlardan nefret ederim. Kimseyi kendime ne bir düşman ne de bir rakip olarak görüyorum. Sevmediğim insan sayısı da azdır. Düşman edinmeyide gereksiz bulurum kendimi onun dengi yapmış olurum çünkü.

Düşman gereksinimi ilkel ve evrimsel bir konu olarak da görülmeli, bu tarz 'yanlış' gözüken durumlar aksine insanın kişiliğine ve karakterine fayda sağlar; Mars gezegeniyle de yakından ilgili bir durum. Fakat düşman kavramını yanlış anladığınızı düşünüyorum, düşman dediğimiz zaten 'asil' ve 'güçlü' olmalıdır; en azından basit olmamalıdır. Sizin söylediğiniz durum iki tane liseli saftirik ergenin birbiriyle kavga edip laf sokuşturması durumunda doğru olur, kendisine saygısı olan böyle karakterleri düşmanı sanmaz zaten. Fakat abartı bir örnek olarak Sauron ile düşman olduğunuzu düşünelim; Sauron iyi hoş, güçlü, Sauron'un "Agartha benim en büyük düşmanımdır" demesi bile insana prestij katar. Günümüzde düşmanlık-dostluk gibi kavramlar yanlış ve yetersiz anlaşılıyor, herkesle dost olunmayacağı gibi herkesle düşman da olunmaz. Kaptan Ahab ile Moby Dick'i düşünün, Kaptan Ahab ile Moby Dick asla birbirine denk olamaz fakat Kaptan Ahab bu 'düşmanlıktan' bir şeyler kazanabilir. Aynı kitaptan Starbuck ile Kaptan Ahab'ın ilişkisi de dikkate değer; ya da Batman ile Joker örneği verebiliriz, Hannibal Lecter ve Will Graham'da bu konseptte incelemeye değer iki karakter. Bunu dualite gibi mistik boyutta da inceleyebilirsiniz, her şekilde düşünüldüğü kadar 'rezalet' bir durum değil. Hatta aksine, günlük hayatta herkesle iyi geçinip "Benim hiç düşmanım yok, herkes beni sever" diyen birisi oldukça karaktersiz geliyor bana. Düşmanım yok demek ile henüz düşmanı olmaya değecek birisini bulmamak apayrı şeyler. Siz dahi bilinçaltınızda düşman arıyor ve "bazen otobüs durağındaki birisini yumruklayıp dövmek istiyorum" diyorsunuz, bu da bir düşman arayışı değil midir?

Nietzsche'nin şu sözleri üzerine düşünebilirsiniz:

"Nefret ettiğin düşmanların olabilir, ama küçümsediğin düşmanların olmamalı. Düşmanınla gurur duymalısın: o zaman düşmanının başarısı senin başarın da olur."

#37

Enteresan rüyalar görürüm ama hiç bu yönden bakmamıştım. Olur denerim. Ama ne işime yarayacak ki ve neden yapıyorum bunu?

Rüyalarınız gün içindeki ruh halinize, davranışlarınıza ve bazı durumlarda kehanet durumlarıyla değişiyor. Eğer gün içinde çok yorulmadıysanız ve iyi geçtiyse gördüğünüz rüyanın atmosferi daha iyi olabiliyor fakat tam tersi bir durumda bu rüyanın atmosferi daha kötü olabiliyor. Yani demek istediğim zihniniz sadece gördüklerinizi değil hissettiklerinizi, duygularınızıda kaydediyor ve bunları rüyalarınızda karşınıza çıkarabiliyor. Bu çalışmayı yapmanın amacı bu belirli günlerde (gym, dövüş sporu gibi) hissettiklerinizle diğer günler hissetikleriniz arasındaki farkı çözmek. Bu arada bu "rüya defterini" bana gittiğim bir psikiyatr tedavi amaçlı vermişti tabii bunun yerine sadece gün içindeki duygularınızı kaydettiğiniz bir defterde yapabilirsiniz. Bir deftere sadece gün içinde hissettiğiniz duyguları yazıyorsunuz ve uyumadan öncede o günün "büyük olayını" ekliyorsunuz. Her ikiside duygularınızı kaydetmeyi amaçlıyor ve bu şekilde uyku probleminizin duygularınızla alakalı olup olmadığını çözebilirsiniz diye düşünüyorum. Bunun dışında evet psikolog-psikiyatr gibi alanında uzman kişilerle görüşmeniz iyi olacaktır ama maalesef çoğu uyku ilacını basıp geçiyorlar :/ Bulunabilecek en iyisiyle görüşmek önemli gerçekten. Lord Phoenix konusunda ise kendisi benim koruyucularımdan ve siz yazarlıkla alakalı probleminizi söylediğinizde ona seslenmiştim. Umarım en azından bu konuda küçükte olsa yardımım dokunmuştur, iyi günler dilerim.

nunc et in perpetuum.

#38

Size düşmanmı lazım inanın insanın kendine yaptığı kötülüğü kimse yapamaz, iyiki sanal alemdeyiz yoksa benide döversiniz, otobüs durağında adamı dövmek istediğiniz gibi, siz ölmeyi bayılmakmı sanıyorsunuz, su uyur düşman uyumaz, 10 dost azdır 1 düşman fazladır adama, düşmanın oldumu öyle kafede rahat rahat oturamazsın, sürekli arkanı kollarsın 20 yıl sonra adam kanlısını vurdu, 20 yıl bekledi siz heralde macera arıyorsunuz, otobüs durağındaki adamcağızın ne suçu var, yüreğiniz yetiyorsa gidin kelli felli mercedes bilmem kaçla gezen birini yumruklayında alem yiğit görsün, otobüs durağındaki gariban benim gibi işçi adam, ben sizi anlamıyorum adaletten bahsediyorsunuz sizin adaletiniz bumu ?

#39

bişi demiyi unuttum otobüs duragindaki dövceniz adamın elleri erük topliya, armut zamanı gelincik armut topliycak.....