Esenlikler şu sıralar üzerimde aşırı yorgunluk negatif enerji var çok fazla stres yapıyorum meditasyon,yoga yapsam da bir yere kadar sonra yine başlıyor ve şu sıralar meditasyonları da aksattım herşeyi geçtim çok aşırı stres yapmamdan ötürü yapacağım işin başına oturunca midem bulanıyor,başım dönüyor herşeyi aşırı kafaya takmaya başladım elementlerimde dengesizlik olduğundan eminim en son toprak elementini invoke etmiştim şuan eter invoke etmek istiyorum ama eter invoke etme konusunda tam olarak başarılı olamıyorum 4 element daha kolay geliyor ama şuan hangi elementim az yada fazla onu da bilmiyorum özellikle ateş ve su elementlerimde dengesizlik hissediyorum eter elementini haftada 1 invoke etmem yeterli olur mu yoksa etkisini gördüm diyene kdr mı invoke etmeliyim birde 2 tane düzenli psikolojik ilaç kullanıyorum birisi antidepresan birisi concerta (dehb için) eter elementini yinede invoke etmem de sorun olur mu çünkü bu ilaçları kullanırken toprak invoke etmiştim. Birde çok karışık oldu ama son sorum herhangi bir kalabalık negatif ortama girince negatif enerji beni çok kötü etkiliyor bir ara empatlık da vardı o azaldı şükür dedim ama enerji konusunda yine de hala çabuk etkileniyorum ve aura temizleme, koruma meditasyonu, kendimi baloncuk içinde korumaya alma imgeleme olumlama gibi bir çok meditasyon yapsam da işe yaramıyor ekstra öneriniz var mı acaba?

Ruhsal yorgunluk
diana1 min to read
Teşekkür ederim ancak ben de Türkiyeyi terk eden doktorlardan birisiyim, ancak mezun olduktan sonra değil direkt ailemin benim Türkiyede okumamı istememesi sebebiyle yurtdışındayım :)
Sadece belli yaştan sonra değil istediklerini elde edemeyince bile bize saldıran insanlar var bu dünyanın her yerinde böyle. Kaybınız için üzgünüm, bu kişinin bana benzemesinden de dolayı üzgünüm umarım tekrardan ona kavuşursunuz :).
Tabii ki de iş ahlakı önemlidir genelde herkese güler yüzlü olmaya çalışırım,konuşur derdini dinler hatta babama göre de fazla obsesif takıntılı bir doktorum her şeyi eşeleyip soru bırakmadığım için, işte ben bunları yaparken belki bir insana 30 dakika ayrımaya çalışırken birisi gelip bu tarz konuşuyor ağırıma gidiyor.Maalesef biz de alışık değiliz,bazı hastalarla bağ kurarız ve sonra onları kaybederiz bunlar bize üzüntü verir, bazılarının hikayesi üzüntü verir ya da ben işime duygularımı karıştırıyorum gençlik cahilliği yaşıyorum.Bunu işimden çok benim parçam olarak görüyorum ben çocukluğumdan beri evin içinde önlükle gezen steteskop görünce onu takıp oyunlar oynayan birisiydim, o yüzden sınavda birkaç net fazla yaptım işsiz kalmayım diye değil de cidden parçam olduğu için okudum hala daha okuyorum, özel değil tabii ki bir cerrahi bölümünde cerrahi asistanım şuanda, bitirebilirsem belki dünyaya faydalı birisi olacağım ancak böyle konuşan insanlardan dolayı bazen sorguluyorum gidip kafe açsam mı diye :)
Okulunuzu da yurt dışında okuyup öyle doktor oldunuz, anladım. Haklısınız, ben zaten gidenleri kötülemiyorum onların da sizin de sebepleriniz var. Yalnızca ülkemizde de böyle işini bilen ve severek yapan insan bulmak zorlaştı. Ancak böyle bir ülke de dur gitme de diyemem. Gidene de kalana da saygı duyarım.
Haklısınız. Teşekkür ederim, üzülmenize gerek yok. Umarım bir gün kavuşurum. İnanabiliyor musunuz onu kaybetmeden önce kendime acaba yakın birisini kaybetsem onun ruhuyla iletişim kurabilir miyim ve duat'a gider mi diye düşünüyordum. Çok geçmeden birkaç gün sonra ölüm haberini aldım. Ölmeden önce komaya girmiş meğersem, o düşüncelerden sonra yani. Hiç alakam olmamasına rağmen bir süre vicdan azabı çektim. Sonra Tanrılardan rica ederek onu davet ettim ama iletişim çok kopuktu, böylece dersimi de almış oldum. Bu yolda sapkın düşüncelere dalmadan gelişmek çok önemli yoksa insana kafayı yedirtir. Deliren, yoldan sapıp saçma mezheplere kayan az mı oldu? Çok var ve Tanrılar onlardan biri olmaktan korusun hepimizi.
Ne güzel işine aşık birisiniz. Hep böyle kalmaya devam edin. Hayır bence takıntılı değilsiniz. Herkesin bir tarzı vardır. Eminim dünyaya faydanız dokunur. Kimseyi takmayın. Emekli olduktan sonra belki hobi kafesi açmak isteyebilirsiniz 🙂
0
Teşekkür ederim ancak ben de Türkiyeyi terk eden doktorlardan birisiyim, ancak mezun olduktan sonra değil direkt ailemin benim Türkiyede okumamı istememesi sebebiyle yurtdışındayım :)
Sadece belli yaştan sonra değil istediklerini elde edemeyince bile bize saldıran insanlar var bu dünyanın her yerinde böyle. Kaybınız için üzgünüm, bu kişinin bana benzemesinden de dolayı üzgünüm umarım tekrardan ona kavuşursunuz :).
Tabii ki de iş ahlakı önemlidir genelde herkese güler yüzlü olmaya çalışırım,konuşur derdini dinler hatta babama göre de fazla obsesif takıntılı bir doktorum her şeyi eşeleyip soru bırakmadığım için, işte ben bunları yaparken belki bir insana 30 dakika ayrımaya çalışırken birisi gelip bu tarz konuşuyor ağırıma gidiyor.Maalesef biz de alışık değiliz,bazı hastalarla bağ kurarız ve sonra onları kaybederiz bunlar bize üzüntü verir, bazılarının hikayesi üzüntü verir ya da ben işime duygularımı karıştırıyorum gençlik cahilliği yaşıyorum.Bunu işimden çok benim parçam olarak görüyorum ben çocukluğumdan beri evin içinde önlükle gezen steteskop görünce onu takıp oyunlar oynayan birisiydim, o yüzden sınavda birkaç net fazla yaptım işsiz kalmayım diye değil de cidden parçam olduğu için okudum hala daha okuyorum, özel değil tabii ki bir cerrahi bölümünde cerrahi asistanım şuanda, bitirebilirsem belki dünyaya faydalı birisi olacağım ancak böyle konuşan insanlardan dolayı bazen sorguluyorum gidip kafe açsam mı diye :)
Okulunuzu da yurt dışında okuyup öyle doktor oldunuz, anladım. Haklısınız, ben zaten gidenleri kötülemiyorum onların da sizin de sebepleriniz var. Yalnızca ülkemizde de böyle işini bilen ve severek yapan insan bulmak zorlaştı. Ancak böyle bir ülke de dur gitme de diyemem. Gidene de kalana da saygı duyarım.
Haklısınız. Teşekkür ederim, üzülmenize gerek yok. Umarım bir gün kavuşurum. İnanabiliyor musunuz onu kaybetmeden önce kendime acaba yakın birisini kaybetsem onun ruhuyla iletişim kurabilir miyim ve duat'a gider mi diye düşünüyordum. Çok geçmeden birkaç gün sonra ölüm haberini aldım. Ölmeden önce komaya girmiş meğersem, o düşüncelerden sonra yani. Hiç alakam olmamasına rağmen bir süre vicdan azabı çektim. Sonra Tanrılardan rica ederek onu davet ettim ama iletişim çok kopuktu, böylece dersimi de almış oldum. Bu yolda sapkın düşüncelere dalmadan gelişmek çok önemli yoksa insana kafayı yedirtir. Deliren, yoldan sapıp saçma mezheplere kayan az mı oldu? Çok var ve Tanrılar onlardan biri olmaktan korusun hepimizi.
Ne güzel işine aşık birisiniz. Hep böyle kalmaya devam edin. Hayır bence takıntılı değilsiniz. Herkesin bir tarzı vardır. Eminim dünyaya faydanız dokunur. Kimseyi takmayın. Emekli olduktan sonra belki hobi kafesi açmak isteyebilirsiniz 🙂
