Header Wallpaper

Ruhsal yorgunluk

diana1 min to read

Esenlikler şu sıralar üzerimde aşırı yorgunluk negatif enerji var çok fazla stres yapıyorum meditasyon,yoga yapsam da bir yere kadar sonra yine başlıyor ve şu sıralar meditasyonları da aksattım herşeyi geçtim çok aşırı stres yapmamdan ötürü yapacağım işin başına oturunca midem bulanıyor,başım dönüyor herşeyi aşırı kafaya takmaya başladım elementlerimde dengesizlik olduğundan eminim en son toprak elementini invoke etmiştim şuan eter invoke etmek istiyorum ama eter invoke etme konusunda tam olarak başarılı olamıyorum 4 element daha kolay geliyor ama şuan hangi elementim az yada fazla onu da bilmiyorum özellikle ateş ve su elementlerimde dengesizlik hissediyorum eter elementini haftada 1 invoke etmem yeterli olur mu yoksa etkisini gördüm diyene kdr mı invoke etmeliyim birde 2 tane düzenli psikolojik ilaç kullanıyorum birisi antidepresan birisi concerta (dehb için) eter elementini yinede invoke etmem de sorun olur mu çünkü bu ilaçları kullanırken toprak invoke etmiştim. Birde çok karışık oldu ama son sorum herhangi bir kalabalık negatif ortama girince negatif enerji beni çok kötü etkiliyor bir ara empatlık da vardı o azaldı şükür dedim ama enerji konusunda yine de hala çabuk etkileniyorum ve aura temizleme, koruma meditasyonu, kendimi baloncuk içinde korumaya alma imgeleme olumlama gibi bir çok meditasyon yapsam da işe yaramıyor ekstra öneriniz var mı acaba?

#21
Aydinlikyolsaid:post: 1122690

Şunu demeyi unuttum, siz niye anksiyeteyle deprasyomla mücadele ediyorsunuz ? etme niye ediyorsun, ne mücadele edecem depresyonlo, sizi bu saydıklarımla özdeşleştiriyorlar bunları ruhunuzdan ve auranizdan atın, bunlarla mücadele ederek enerjinizi harcamayın, bir düşünün yav, özgür kafayla bir düşünün tamam ben bazı şeyleri tam yazıya dökemiyorum, ama lütfen bana saçmalıyorsun demeyin

Evrende çok fazla element ve kimyasal reaksiyon mevcut ve belirli kimyasallar canlılar üzerinde etkilere sahip, buna en basitinden zehir örnek verilebilir. İlaç kullanımına gereksiz karşısınız fakat her ne kadar yan etkileri olsa da onlar zehir değiller. Zehirle olan tek benzerlikleri gerçekten etkili olmaları ve bunu anlamalısınız.

#22
Aydinlikyolsaid:post: 1122682

Bu moral bozuklugunuz neden oldu ? neden endişelendiniz kim moralinizi bozdu, işte bu işin köküne ineceksiniz geçmişte kötü bir şey yaşadınız, oda moralinizi bozdu değilmi? tabiki mr de gözükür, ona bakarsan beynin her tepkimesi mr de gözükür, ben onu demiyorum, psikoloji çok abartılıyor, o kadar psikiyatri ilaçlarından iyileşen varmı? kısır döngü, geçmişte kötü bir olay yaşadınız bu sizde yara kaldı kötü karma işte bu, duygusal bedeni iyileştirme çalışması yapılıyor bunlardan kurtulmak için, tembellik edipte yapmıyoruz yapsak iyileşecez, nereye geldik sigmund freud kim ? ben bu cahil aklımla bazı şeyleri anlamaya çalışıyorum ilkokul mezunuyum ben, sizler mürekkep yalamış insanlarsınız etmeyin eylemeyin araştırın Esenlikler

Hiç kimseyi tam olarak sihirli bir şekilde iyileştirmiyorlar ve kimse bunu iddia etmedi. Sizin anlayacağınız şekilde diyeyim, evet dünya aynı dünya. Tüm her şeyi sihirli bir şekilde düzeltmiyor olmaları ilaçların tamamen etkisiz olduğu anlamına gelmez. İnsanlar bahsettiğim beklentilerle ilaçları kullanmıyorlar zaten. Gerçekçi yaklaştığınızı düşünüyorsunuz fakat insanların beklentilerini anlayamamışsınız. İlaçlar kişiyi sakinleştirmek gibi etkiler sunabilir ve bunun adı da dediğim gibi bilim. Umarım anlamışsınızdır Aydınlıkyol Bey, iyi geceler dilerim.

#23
Aydinlikyolsaid:post: 1122690

Şunu demeyi unuttum, siz niye anksiyeteyle deprasyomla mücadele ediyorsunuz ? etme niye ediyorsun, ne mücadele edecem depresyonlo, sizi bu saydıklarımla özdeşleştiriyorlar bunları ruhunuzdan ve auranizdan atın, bunlarla mücadele ederek enerjinizi harcamayın, bir düşünün yav, özgür kafayla bir düşünün tamam ben bazı şeyleri tam yazıya dökemiyorum, ama lütfen bana saçmalıyorsun demeyin

Aydinlikyol Bey, sizin yöntemlerinize saçmalık diyemeyiz. Fakat bu bireysel olarak sizin için doğru. Herkes duygularına böyle çözüm bularak yaşayamıyor. Doğalarımızın farklılığından ötürü, bazı insanlar daha duygusalken, diğerleri daha az duygusaldır. Bazıları belirli bir noktadan başlayak diğerlerinin sıkıntılarını çekmez, fakat diğerleri de farklı noktalardan başlayarak öbür kişilerin sıkıntılarını çekmez.

Bu, kişinin ne yaptığından bağımsız böyledir. Asker olup travmatik sonuçlar sonrası hayatını zor bir şekilde, kabuslarla geçiren insanlar da var. 90'lı yaşlarında olup silah arkadaşlarının yanında düşmesi sonucu ömrünün yarısından çoğunu bunun bilinçaltı izleriyle geçirenler var. Bu insanlar sıkıntılarını terapilerle çözüyorlar.

Fakat beyindeki kimyasal süreçleri tamamen bozulup bipolar olan insanlar da var. Bu insanlar bir şeyi kafalarına takmıyorlar. Nasıl ki insan bedeninin organları hastalık geliştirebiliyorsa, bu insanların da genetik olarak aktarabildiği hastalıkları var. Bir dönem neşeyle doluyken, diğer dönem intiharı düşünen insanlar var ve onlar için ilaçlı yöntemler şart çünkü ortada konuşarak ya da kendini ikna ederek düzeltebilecekleri bir şey yok.

Şizofreni hastaları benzer şekilde, yine pek çok sorundan muzdaripler ve psikiyatriyle tedavi edilmeleri gerekiyor.

Evet, "anksiyete duydum" diyerek basit şeyler için ilaç kullanımına karşıyız. Fakat ilaçsız çözümü olmayan hastalıklar da var çünkü bunlar zihinle ilgili değil, bizzat bedenle ilgili şeyler. Bu insanların meditasyon yapmaları bile kendileri için zararlı olabiliyor ve bizim böyle bir çözüm imkanımız yok.

Ayrıca şunu söylemeliyim ki, sizin doğanız gereği duygularınız belki daha uyuşukken ya da bunları kontrol altına alma yetisine sahipken, bazı insanların duyguları daha yoğun ve kontrolden çıkmış olabilir. Bu sizin ya da öbür kişinin sadece farklı tabiatlarda ve başlangıç noktalarında olduğunuzu gösteriyor. Farklı çizgilerde başlayarak, kaderinizin en güzel yönlerini açığa çıkarmalısınız.

Sizdeki bir yeteneğe başkası sahip olmayabilir, onun için çözüm farklı olabilir. Kafasını işine vererek sorunlarından kurtulan insanlar da var ve ben bu insanlara duygusal güçlerinden dolayı saygı duyuyorum, fakat bunu beceremeyen ve bir arkadaşına ya da terapiste anlatarak içindeki durumları düzeltmesi gereken insanlar da var. Bunların farkında olun ve ona göre insanlara destek olun.

Χαῖρε Ζεῦ!

#24
Aydinlikyolsaid:post: 1122690

Şunu demeyi unuttum, siz niye anksiyeteyle deprasyomla mücadele ediyorsunuz ? etme niye ediyorsun, ne mücadele edecem depresyonlo, sizi bu saydıklarımla özdeşleştiriyorlar bunları ruhunuzdan ve auranizdan atın, bunlarla mücadele ederek enerjinizi harcamayın, bir düşünün yav, özgür kafayla bir düşünün tamam ben bazı şeyleri tam yazıya dökemiyorum, ama lütfen bana saçmalıyorsun demeyin

Bir çok kişi bu konuda çok doğru yorumlar yapmış ama bende eklemek istiyorum. Bazı psikolojik rahatsızlıklar genetik olabiliyor ve ilaç kullanımı gerekebiliyor onun dışında kimin ne yaşadığını bilemezseniz anksiyete, depresyon basit gibi görünüyor ama öyle hemen ruhumuzdan kopartıp atabileceğimiz birşey değil maalesef kaç senedir bu haldeyim ve emin olun düzeltmek için elimden geleni yapıyorum anksiyete,depresyon gibi şeylerde direkt ilaç kullanmak evet mantıklı değil ama tamamen karşı olmak da mantıklı değil her hastalığın seviyesi var basit veya orta durumlarda kesinlikle terapi, meditasyon gibi yöntemler denenmeli ama durum ciddi bir haldeyse ilaç kullanımı maalesef gerekebiliyor anksiyete atağı geçiren bir insana meditasyon yap demek maalesef olmuyor o an bayılmaya yakın duruma gelip bilinç hafiften kapanırken meditasyon yapmayı bırakın nefes almak bile çok zor oluyor veya depresyon durumunda eğer ciddi düzeye ulaşırsa gerçekten meditasyon yapmamak üşengeçlikten olmuyor. Bende önceden anksiyeteyi insanlar çok abartıyorlar diye düşünüyordum en ufak korkuda anksiyete diyorlar diyordum (ki durum maalesef bazı kişilerde hala öyle) ama yaşayınca daha farklı ve kötü olduğunu insan fark ediyor :( umarım dediklerimizi anlarsınız. Esenlikler dilerim

#25

DEHB hakkında:

Esenlikler dilerim bir kaç sorum olacak cevaplarsanız çok sevinirim.
Dehb hakkında olan kısmı tam okumamışım şuan farkettim. Lütfen beni yanlış anlamayın eleştirmek için değil bilgi almak için soruyorum ama dehb nasıl gerçekte olmayan bir hastalık bu konuda kaynak belirtebilir misiniz? Dehb'li beyin ve normal beyin arasında fark olduğu ve EEG testinde de çıkan bir durum olarak gözüküyor bu konuda daha detaylı bilgi verebilir misiniz aynı şekilde anksiyete içinde mi durum böyle?
Ve son sorum bugün Merkür karesi için uygun bir gün olarak gözüküyor zeka ve idrak kabiliyeti için yapmayı düşünüyorum sizce uygun mudur yoksa başka bir şey mi önerirsiniz?

#27

Aşırı korkumu oluyor, sizde

Evrende çok fazla element ve kimyasal reaksiyon mevcut ve belirli kimyasallar canlılar üzerinde etkilere sahip, buna en basitinden zehir örnek verilebilir. İlaç kullanımına gereksiz karşısınız fakat her ne kadar yan etkileri olsa da onlar zehir değiller. Zehirle olan tek benzerlikleri gerçekten etkili olmaları ve bunu anlamalısınız.

Esenlikler bu zamana kadar, bu ilaçlarla iyileşeni görmedim, mesala diana arkadaşımızın ilaçtan çok terapiye ihtiyacı var, yanında güvendiği bir insan arıyor bu anne olur baba olur, güvenecek tutunacak bir dal arıyor, anksiyete en çokta bu durumlarla ilgilidir, çünkü aynısı bendede var, insan kendini çaresiz hissediyor, dünya başına yıkılıyor, eli ayağı titriyor uyuşuyor bunların asıl sebebi geçmiş kötü hayatlar, ana baba sevgisizligi, travmalar bunların köküne inmek lazım ilaç çözüm değil-dir, ilaç firmalarını bilirsiniz ticaret, yani demek istediğim bu günkü adına psikiyatri psikoloji ne derseniz diyin, insanları tedavi edemiyor istisnai durumlar hariç, yetersizdir acizdir,

#28

Bir çok kişi bu konuda çok doğru yorumlar yapmış ama bende eklemek istiyorum. Bazı psikolojik rahatsızlıklar genetik olabiliyor ve ilaç kullanımı gerekebiliyor onun dışında kimin ne yaşadığını bilemezseniz anksiyete, depresyon basit gibi görünüyor ama öyle hemen ruhumuzdan kopartıp atabileceğimiz birşey değil maalesef kaç senedir bu haldeyim ve emin olun düzeltmek için elimden geleni yapıyorum anksiyete,depresyon gibi şeylerde direkt ilaç kullanmak evet mantıklı değil ama tamamen karşı olmak da mantıklı değil her hastalığın seviyesi var basit veya orta durumlarda kesinlikle terapi, meditasyon gibi yöntemler denenmeli ama durum ciddi bir haldeyse ilaç kullanımı maalesef gerekebiliyor anksiyete atağı geçiren bir insana meditasyon yap demek maalesef olmuyor o an bayılmaya yakın duruma gelip bilinç hafiften kapanırken meditasyon yapmayı bırakın nefes almak bile çok zor oluyor veya depresyon durumunda eğer ciddi düzeye ulaşırsa gerçekten meditasyon yapmamak üşengeçlikten olmuyor. Bende önceden anksiyeteyi insanlar çok abartıyorlar diye düşünüyordum en ufak korkuda anksiyete diyorlar diyordum (ki durum maalesef bazı kişilerde hala öyle) ama yaşayınca daha farklı ve kötü olduğunu insan fark ediyor :( umarım dediklerimizi anlarsınız. Esenlikler dilerim

Aşırı korkumu oluyor sizde, işte bu güven eksikliğinden oluyor, lütfen hayatın gerçekleriyle yüzleşin ve korkmayın cesaret korkuya galebe çalmaktır, korkuya rağmen harekete geçmektir, bana derseniz ki bunları diyen sen niye uçağa binmiyorsun, sevmiyorum tamam korkuyorum ama birde sevmiyorum Esenlikler geçmis olsun

#29

DEHB'nin yaratıcısı olan Yahudi Leon Eisenberg, ölüm döşeğinde bunun gerçekte var olmayan bir hastalık olduğunu itiraf etmiştir. Bu konu, Ruhban sınıfı tarafından da defalarca kez dile getirilmiştir.

Anksiyete gerçekten de vardır, ancak çözümü ilaçlar değildir. ve yapmalısınız. Sorunun kökenini bulup üzerine çalışarak çözüm üretmelisiniz. Bunun yanı sıra, çalışmasını da yaparak süreci destekleyebilirsiniz.

Evet, bugün Merkür karesi yapabilirsiniz. Bu amaçla yapılabilir.

Tamamdır çok teşekkür ederim

#30
Aydinlikyolsaid:post: 1122862

Aşırı korkumu oluyor sizde, işte bu güven eksikliğinden oluyor, lütfen hayatın gerçekleriyle yüzleşin ve korkmayın cesaret korkuya galebe çalmaktır, korkuya rağmen harekete geçmektir, bana derseniz ki bunları diyen sen niye uçağa binmiyorsun, sevmiyorum tamam korkuyorum ama birde sevmiyorum Esenlikler geçmis olsun

İlaçlara sığınmak yerine hayatla yüzleşmek gerekir bu konuda haklısınız fakat ilaçlar bu hayatla yüzleşme meselesinde destek olabilirler.

#31

Aydinlikyol Bey, sizin yöntemlerinize saçmalık diyemeyiz. Fakat bu bireysel olarak sizin için doğru. Herkes duygularına böyle çözüm bularak yaşayamıyor. Doğalarımızın farklılığından ötürü, bazı insanlar daha duygusalken, diğerleri daha az duygusaldır. Bazıları belirli bir noktadan başlayak diğerlerinin sıkıntılarını çekmez, fakat diğerleri de farklı noktalardan başlayarak öbür kişilerin sıkıntılarını çekmez.

Bu, kişinin ne yaptığından bağımsız böyledir. Asker olup travmatik sonuçlar sonrası hayatını zor bir şekilde, kabuslarla geçiren insanlar da var. 90'lı yaşlarında olup silah arkadaşlarının yanında düşmesi sonucu ömrünün yarısından çoğunu bunun bilinçaltı izleriyle geçirenler var. Bu insanlar sıkıntılarını terapilerle çözüyorlar.

Fakat beyindeki kimyasal süreçleri tamamen bozulup bipolar olan insanlar da var. Bu insanlar bir şeyi kafalarına takmıyorlar. Nasıl ki insan bedeninin organları hastalık geliştirebiliyorsa, bu insanların da genetik olarak aktarabildiği hastalıkları var. Bir dönem neşeyle doluyken, diğer dönem intiharı düşünen insanlar var ve onlar için ilaçlı yöntemler şart çünkü ortada konuşarak ya da kendini ikna ederek düzeltebilecekleri bir şey yok.

İşte ben kafamı işe vererek, hayallerim var arzularım var, tamam korkularımda var , kavgam var,

#32
Aydinlikyolsaid:post: 1122862

Aşırı korkumu oluyor sizde, işte bu güven eksikliğinden oluyor, lütfen hayatın gerçekleriyle yüzleşin ve korkmayın cesaret korkuya galebe çalmaktır, korkuya rağmen harekete geçmektir, bana derseniz ki bunları diyen sen niye uçağa binmiyorsun, sevmiyorum tamam korkuyorum ama birde sevmiyorum Esenlikler geçmis olsun

Evet maalesef, geçen seneye göre bu gerçekten ciddi düzeyde azalmış hali geçen sene sadece korku değil ataklar da geçiriyordum yüzleşme konusunda haklısınız o zamandan bu zamana gerçekten deniyorum evde kalınca daha kötü oluyor sürekli dışarı çıkmaya sosyalleşmeye kendimi itmeye çalışıyorum ama hala yinede dışarıdan sırf panikleyip kalabalık ortamlarda duramayıp eve erken geldiğim oluyor ama yinede devam etmek zorundayım aslında sizde öyle sevmiyorsunuz çünkü bunun nedeni korku o yüzden aslında bunu baskılamak için sevmiyorsunuz ve öyle söylüyorsunuz aslında sizinde bir şekilde denemeniz gerekiyor. Yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim eğer sizin de bir derdiniz olursa sizi dinlerim yazmaktan lütfen çekinmeyin ve size de çok geçmiş olsun esenlikler dilerim

#33

Bazen sizin yazdıklarınızı okuyup çığlık atmak istiyorum. Az sonra atacağım sanırım. Bakın yukarıdaki hanımefendi ya da beyefendi size yaşadığı anksiyeteyi anlatıyor, anksiyetenin illa bir moral bozukluğu yüzünden olmayacağını söylemek isterim. Psikoloji çok abartılıyor? Hayatında bir kere tansiyon ölçtürmemiş birisi muhtemelen kendinize itiraf edemeseniz de sizin de yoğun anksiyeteniz var. Psikiyatrik ilaçlarla iyileşenler var evet, bazı şeyler istemesek de böyle çözülür. Beyni uyuşturmak zararlıdır evet ama bazı durumlarda hasta psikoterapi ile düzelmezse ilaç tedavisi devreye girer. Mr'a girdiğinizde beyninizdeki her tepkime maalesef ki gözükmez, duygusal beden çalışmasını yapabilmek için insanların güce ihtiyacı olur lakin siz bunu kabul edemiyorsunuz ama depresyondaki bir insan bırakın çalışma yapmayı duş alacak bir psikolojide bile olamıyor. İlkokul mezunu olmanız bizden aşağı olduğunuz anlamına gelmez ama araştırmaktan acizsiniz, dogmatik fikirlerinizi kendinize saklayınız. Yoksa buradaki birçok insanı tetikleyecek kadar boş konuşuyorsunuz esen kalın.

Siz dolu konuşun yeterki, ben niye boş konuşuyormuşum, kendimizi kayıtsız şartsız psikiyatrinin ellerine teslimmi edelim, ilaç mümessillerinin eline, doktor doktor dolaşıp çaremi arayalım, ben diyorumki bu günkü psikiyatri psikoloji insanları tedavi etmekten acizdir, siz bana aciz dedinizya, hadi ben tek başına fakir bir işçiyim bilgim yetersiz olabilir, ya milyar dolarlık hastaneler ilaç firmaları o kadar para ve ekipman desteğine rağmen bu hastalıklar karşısında acizdir Esenlikler

#34

Evet maalesef, geçen seneye göre bu gerçekten ciddi düzeyde azalmış hali geçen sene sadece korku değil ataklar da geçiriyordum yüzleşme konusunda haklısınız o zamandan bu zamana gerçekten deniyorum evde kalınca daha kötü oluyor sürekli dışarı çıkmaya sosyalleşmeye kendimi itmeye çalışıyorum ama hala yinede dışarıdan sırf panikleyip kalabalık ortamlarda duramayıp eve erken geldiğim oluyor ama yinede devam etmek zorundayım aslında sizde öyle sevmiyorsunuz çünkü bunun nedeni korku o yüzden aslında bunu baskılamak için sevmiyorsunuz ve öyle söylüyorsunuz aslında sizinde bir şekilde denemeniz gerekiyor. Yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim eğer sizin de bir derdiniz olursa sizi dinlerim yazmaktan lütfen çekinmeyin ve size de çok geçmiş olsun esenlikler dilerim

Bana yıllar önce bir tartışmadan sonra oldu, kalp krizi ölüyorum sandım, sonra caddeye çıkamadım kalabalık gürültülü yerlere gidememeye başladım, doktor ilaç verdi içmedim, öyle kaça kaça korka korka yaşıyorum tabi uzun yıllar geçince insan içine çekiliyor caddeye çıkmıyorum, uçağa binmiyorum arasokaklarda geziyorum, kendimi işe veriyorum, çok şeyden mahrum kalıyorum denize gidemiyorum, mahallenin çay ocağında oturuyorum, işe gidip geliyorum, belli bir yaştan sonra yaşam tarzı oluyor, ben artık öyle oldum, başka şeylerle mutlu olmaya çalışıyorum, kendi dünyamda yaşıyorum işte kardeşim size demek istediğim o ilaçlar varya sizin ruhunuzu köreltir, nasıl diyim kendinize uğraş bulun, bu kahrı çekmeyin bu sizin benliğinizdir, benliğinizi yaşayın, ilk zamanlar zor olsada zamanla sular duruluyor Esenlikler

#35
Aydinlikyolsaid:post: 1122872

Bana yıllar önce bir tartışmadan sonra oldu, kalp krizi ölüyorum sandım, sonra caddeye çıkamadım kalabalık gürültülü yerlere gidememeye başladım, doktor ilaç verdi içmedim, öyle kaça kaça korka korka yaşıyorum tabi uzun yıllar geçince insan içine çekiliyor caddeye çıkmıyorum, uçağa binmiyorum arasokaklarda geziyorum, kendimi işe veriyorum, çok şeyden mahrum kalıyorum denize gidemiyorum, mahallenin çay ocağında oturuyorum, işe gidip geliyorum, belli bir yaştan sonra yaşam tarzı oluyor, ben artık öyle oldum, başka şeylerle mutlu olmaya çalışıyorum, kendi dünyamda yaşıyorum işte kardeşim size demek istediğim o ilaçlar varya sizin ruhunuzu köreltir, nasıl diyim kendinize uğraş bulun, bu kahrı çekmeyin bu sizin benliğinizdir, benliğinizi yaşayın, ilk zamanlar zor olsada zamanla sular duruluyor Esenlikler

Esenlikler, yaşadıklarınız için üzüldüm dilerim bu sorunu en kısa sürede halledebilirsiniz. Birde bu yaşadıklarınız anksiyeteden ziyade panik atak gibi gözüküyor. Anksiyete kaygı bozukluğu, panik atak ise daha çok normal kaygılardan ziyade ölücem korkusu kalp krizi gibi hissetme panik atağı olanlarda oluyor diye biliyorum tabikide herkesin kişisel durumu kendine bir psikolog veya psikiyatrist olmadan değerlendirme yapamam ama maalesef kendi dünyanızda yaşıyor olduğunuzu sansanız bile aslında içten içe bu durumdan muzdaripsiniz ve böyle nereye kadar yaşayacaksınız? Siz "sevmiyorum,böyle iyiyim" diyerek baskılıyorsunuz maalesef kendinizin de dediği gibi üzerine gitmeniz gerek. Bu sizin benliğiniz değil bunu bir şekilde aşmanız gerek tekrardan çok geçmiş olsun

#36

Esenlikler, yaşadıklarınız için üzüldüm dilerim bu sorunu en kısa sürede halledebilirsiniz. Birde bu yaşadıklarınız anksiyeteden ziyade panik atak gibi gözüküyor. Anksiyete kaygı bozukluğu, panik atak ise daha çok normal kaygılardan ziyade ölücem korkusu kalp krizi gibi hissetme panik atağı olanlarda oluyor diye biliyorum tabikide herkesin kişisel durumu kendine bir psikolog veya psikiyatrist olmadan değerlendirme yapamam ama maalesef kendi dünyanızda yaşıyor olduğunuzu sansanız bile aslında içten içe bu durumdan muzdaripsiniz ve böyle nereye kadar yaşayacaksınız? Siz "sevmiyorum,böyle iyiyim" diyerek baskılıyorsunuz maalesef kendinizin de dediği gibi üzerine gitmeniz gerek. Bu sizin benliğiniz değil bunu bir şekilde aşmanız gerek tekrardan çok geçmiş olsun

Aslında korkulacak birşey yok, bunu biliyorum aslında endişelenecek birşeyde yok,bu bizim içimizde olan birşey, bir yandanda toplumdaki güvenliksiz ortam, bizi iyice içimize kapanmaya itiyor, korku hepte kötü bişey değil, ansiyetede endişede korku normal olduğunda bizi bazı şeylerden korur, sırf deli cesaretide insanı öldürür, trafik kazalarına bir bakın sırf deli cesareti hareketler, vurdumduymazlık yüzünden oluyor, denge denge biz bu terazinin anksiyete panik herneyse o tarafı ağır basıyor, denge baya bi bozuluyor, korkuyla cesareti dengede tutmalıyız, ifrat ve tefrika derlermiş buna eski türkçede, burada bu dengeyi nasıl sağlarız, önemli olan budur Esenlikler

#37

Bazen sizin yazdıklarınızı okuyup çığlık atmak istiyorum. Az sonra atacağım sanırım. Bakın yukarıdaki hanımefendi ya da beyefendi size yaşadığı anksiyeteyi anlatıyor, anksiyetenin illa bir moral bozukluğu yüzünden olmayacağını söylemek isterim. Psikoloji çok abartılıyor? Hayatında bir kere tansiyon ölçtürmemiş birisi muhtemelen kendinize itiraf edemeseniz de sizin de yoğun anksiyeteniz var. Psikiyatrik ilaçlarla iyileşenler var evet, bazı şeyler istemesek de böyle çözülür. Beyni uyuşturmak zararlıdır evet ama bazı durumlarda hasta psikoterapi ile düzelmezse ilaç tedavisi devreye girer. Mr'a girdiğinizde beyninizdeki her tepkime maalesef ki gözükmez, duygusal beden çalışmasını yapabilmek için insanların güce ihtiyacı olur lakin siz bunu kabul edemiyorsunuz ama depresyondaki bir insan bırakın çalışma yapmayı duş alacak bir psikolojide bile olamıyor. İlkokul mezunu olmanız bizden aşağı olduğunuz anlamına gelmez ama araştırmaktan acizsiniz, dogmatik fikirlerinizi kendinize saklayınız. Yoksa buradaki birçok insanı tetikleyecek kadar boş konuşuyorsunuz esen kalın.

Lütfen tetiklenmeyin. Söylediklerinizde haklısınız. Haklı olduğunuz için savunduklarınızı her zaman söylemeniz gerekmez. Anlaşılmıyorsanız anlatmazsınız fazlası sadece sizi yorar. Sizin için söylüyorum. Esen kalın.

#38

Lütfen tetiklenmeyin. Söylediklerinizde haklısınız. Haklı olduğunuz için savunduklarınızı her zaman söylemeniz gerekmez. Anlaşılmıyorsanız anlatmazsınız fazlası sadece sizi yorar. Sizin için söylüyorum. Esen kalın.

Tetiklenmekten çok ben üzülüyorum,çünkü birçok postunda doktorlara olan siniri ve öfkesini belli ediyor düşünüyorum acaba boşuna mı okudum,sizce boşuna mu okudum? Çünkü balık ye geçer, tansiyonuna baktırma,ilaç içmek boş deseydim şuan daha iyi hissederdim sanırım :)

#39

Üzülmenizi anlıyorum. Olsun üzülmeyin boşverin. Bununla uğraşmak zorunda değilsiniz.

Kesinlikle boşuna okumadınız. Sizinle gurur duyuyorum. Ne güzel doktursunuz, saygın bir işiniz var. Ülkenin ve dünyanın sizin gibi doktorlara ihtiyacı var. Doktorlar bir bir kaçıyor bu ülkeden ama siz her şeye rağmen buradasınız.

Kimin ne dediği önemli değil. Ne olursa olsun canınızı sıkmayın. Belli bir yaşı geçmiş sinir bozan hastalarla illa karşılaşmışsınızdır. Bunu da öyle düşünün ciddiye almanıza gerek yok. Her şey ciddiye mi alınır? Gerçekten bilgili ve üstelik Zevism olan insanların üst mevkilerde çalışması bizim için çok önemli. Benimde hemşirelik okulu okuyan spiritüel yakın bir arkadaşım vardı. Kaybedeli neredeyse bir sene oluyor çok özlüyorum kendisini. Bana bazenleri onu hatırlatıyorsunuz. Zorunlu ve gerekli değil biliyorum ama ben böyle önemli ve saygın işlerde (dokturluk, hakimlik, öğretmenlik gibi) erdem'in önemli olduğunu ve kendisine özel iş ahlakının olmasının daha hoş olduğunu düşünüyorum. Mesela doktorluk sadece reçeteyi yazıp hastayı göndermek veya teşhişi koyup tedavi edip hiç ilgilenmeden "başından savmak"ın yanlış olduğu düşüncesindeyim. Doktorlar hastayla empati kurabilirse onun sıkıntısını daha iyi anlayıp ona göre yardımcı olabilir. Stresini ve üzüntüsünü azaltabilir ve bu birçok şeyin önüne geçer bu sayede. Aynı zamanda şefkat duygusununda doktorlukta önemli olduğunu düşünüyorum. Doktorlar her gün belki yüzlerce hastaya baktığından alışıktır diyebiliriz ancak yinede hastaya şefkatle yaklaşması hastanın durumu için çok önemli. Hastanın rahatlamasını sağlıyor ve kendisini "anlaşılmış" hissettiriyor. Sadece söylemek istedim umarım siz de doktorluğu sadece bir iş olarak görmek yerine böyle yapıyorsunuzdur çünkü insanın canı söz konusu.
Bu arada ne doktoruydunuz? Söylemek isterseniz ve izin verilirse tabii.

#40

Üzülmenizi anlıyorum. Olsun üzülmeyin boşverin. Bununla uğraşmak zorunda değilsiniz.

Kesinlikle boşuna okumadınız. Sizinle gurur duyuyorum. Ne güzel doktursunuz, saygın bir işiniz var. Ülkenin ve dünyanın sizin gibi doktorlara ihtiyacı var. Doktorlar bir bir kaçıyor bu ülkeden ama siz her şeye rağmen buradasınız.

Kimin ne dediği önemli değil. Ne olursa olsun canınızı sıkmayın. Belli bir yaşı geçmiş sinir bozan hastalarla illa karşılaşmışsınızdır. Bunu da öyle düşünün ciddiye almanıza gerek yok. Her şey ciddiye mi alınır? Gerçekten bilgili ve üstelik Zevism olan insanların üst mevkilerde çalışması bizim için çok önemli. Benimde hemşirelik okulu okuyan spiritüel yakın bir arkadaşım vardı. Kaybedeli neredeyse bir sene oluyor çok özlüyorum kendisini. Bana bazenleri onu hatırlatıyorsunuz. Zorunlu ve gerekli değil biliyorum ama ben böyle önemli ve saygın işlerde (dokturluk, hakimlik, öğretmenlik gibi) erdem'in önemli olduğunu ve kendisine özel iş ahlakının olmasının daha hoş olduğunu düşünüyorum. Mesela doktorluk sadece reçeteyi yazıp hastayı göndermek veya teşhişi koyup tedavi edip hiç ilgilenmeden "başından savmak"ın yanlış olduğu düşüncesindeyim. Doktorlar hastayla empati kurabilirse onun sıkıntısını daha iyi anlayıp ona göre yardımcı olabilir. Stresini ve üzüntüsünü azaltabilir ve bu birçok şeyin önüne geçer bu sayede. Aynı zamanda şefkat duygusununda doktorlukta önemli olduğunu düşünüyorum. Doktorlar her gün belki yüzlerce hastaya baktığından alışıktır diyebiliriz ancak yinede hastaya şefkatle yaklaşması hastanın durumu için çok önemli. Hastanın rahatlamasını sağlıyor ve kendisini "anlaşılmış" hissettiriyor. Sadece söylemek istedim umarım siz de doktorluğu sadece bir iş olarak görmek yerine böyle yapıyorsunuzdur çünkü insanın canı söz konusu.
Bu arada ne doktoruydunuz? Söylemek isterseniz ve izin verilirse tabii.

Teşekkür ederim ancak ben de Türkiyeyi terk eden doktorlardan birisiyim, ancak mezun olduktan sonra değil direkt ailemin benim Türkiyede okumamı istememesi sebebiyle yurtdışındayım :)
Sadece belli yaştan sonra değil istediklerini elde edemeyince bile bize saldıran insanlar var bu dünyanın her yerinde böyle. Kaybınız için üzgünüm, bu kişinin bana benzemesinden de dolayı üzgünüm umarım tekrardan ona kavuşursunuz :).
Tabii ki de iş ahlakı önemlidir genelde herkese güler yüzlü olmaya çalışırım,konuşur derdini dinler hatta babama göre de fazla obsesif takıntılı bir doktorum her şeyi eşeleyip soru bırakmadığım için, işte ben bunları yaparken belki bir insana 30 dakika ayrımaya çalışırken birisi gelip bu tarz konuşuyor ağırıma gidiyor.Maalesef biz de alışık değiliz,bazı hastalarla bağ kurarız ve sonra onları kaybederiz bunlar bize üzüntü verir, bazılarının hikayesi üzüntü verir ya da ben işime duygularımı karıştırıyorum gençlik cahilliği yaşıyorum.Bunu işimden çok benim parçam olarak görüyorum ben çocukluğumdan beri evin içinde önlükle gezen steteskop görünce onu takıp oyunlar oynayan birisiydim, o yüzden sınavda birkaç net fazla yaptım işsiz kalmayım diye değil de cidden parçam olduğu için okudum hala daha okuyorum, özel değil tabii ki bir cerrahi bölümünde cerrahi asistanım şuanda, bitirebilirsem belki dünyaya faydalı birisi olacağım ancak böyle konuşan insanlardan dolayı bazen sorguluyorum gidip kafe açsam mı diye :)

#41

Teşekkür ederim ancak ben de Türkiyeyi terk eden doktorlardan birisiyim, ancak mezun olduktan sonra değil direkt ailemin benim Türkiyede okumamı istememesi sebebiyle yurtdışındayım :)
Sadece belli yaştan sonra değil istediklerini elde edemeyince bile bize saldıran insanlar var bu dünyanın her yerinde böyle. Kaybınız için üzgünüm, bu kişinin bana benzemesinden de dolayı üzgünüm umarım tekrardan ona kavuşursunuz :).
Tabii ki de iş ahlakı önemlidir genelde herkese güler yüzlü olmaya çalışırım,konuşur derdini dinler hatta babama göre de fazla obsesif takıntılı bir doktorum her şeyi eşeleyip soru bırakmadığım için, işte ben bunları yaparken belki bir insana 30 dakika ayrımaya çalışırken birisi gelip bu tarz konuşuyor ağırıma gidiyor.Maalesef biz de alışık değiliz,bazı hastalarla bağ kurarız ve sonra onları kaybederiz bunlar bize üzüntü verir, bazılarının hikayesi üzüntü verir ya da ben işime duygularımı karıştırıyorum gençlik cahilliği yaşıyorum.Bunu işimden çok benim parçam olarak görüyorum ben çocukluğumdan beri evin içinde önlükle gezen steteskop görünce onu takıp oyunlar oynayan birisiydim, o yüzden sınavda birkaç net fazla yaptım işsiz kalmayım diye değil de cidden parçam olduğu için okudum hala daha okuyorum, özel değil tabii ki bir cerrahi bölümünde cerrahi asistanım şuanda, bitirebilirsem belki dünyaya faydalı birisi olacağım ancak böyle konuşan insanlardan dolayı bazen sorguluyorum gidip kafe açsam mı diye :)

Ben doktorlara sinir olmuyorumki, doktorlarla bir sorunum yok, ben zaten hastaneye gitmiyorumki doktora saldırayım, sadece geçen sene sağlık ocağına gittim, soğuk algınlığı yüzünden iyileşeyim diye, ben psikiyatriye sıcak bakmıyorum, psikiyatrik ilaçlara, ben sizi bir doktor olarak bilmiyorum, ben sizi Satanist olarak görüyorum, sizin üzülmenizi ister miyim,mesleğiniz önemli değil benim için, bizi bir araya buraya toplayan şey inancımız ŞEYTAN baba, hayat tarzımız farklı olabilir, herkesin kendi yaşam tarzı sizin şahsiyetinize saygı duyarım, üzülmenizide istemem, ben ilaç firmaları ilaç mümessilleri doktorlara rüşvet veriyor lar bu ilacı yaz diye, dünya da tek doktor siz değilsiniz, alinmaniza gerek yok, Esenlikler