Kusura bakmayın İngilizcem o kadar yeterli olmadığı için Türkçe cevap veriyorum.
Kendine ait bir odayı okuduğumda çok hoşuma gitmişti tam hatırlayamıyorum ama Virginia Woolf kendine ait bir odası ve biraz parası olduğu için erkeklerden bir şey beklemediğini cünkü ona verecek bir şeyleri olmadığını ve yine kendine ait odası ve parası olduğu için onlardan nefret etmediğini çünkü ona zarar veremeyeceklerini söylüyordu. Bu benim çok hoşuma gitmişti Ayrıca sanırım o da süfrajet hareketinin bir parçasıydı. 1. Dalga feminizmi Süfrajetler başlattılar, Amerika ve İngilteredeki kadınlara oy hakkı sağladılar. İlginç bir şekilde radikal feministler olarak geçiyorlar ama şu anki radikal feministler ''Erkekleri Doğrama Cemiyeti Manifestosu'' benzeri kitaplarla ilgileniyor. Sanırım o zaman için onlara radikal denmesinin sebebi protestoların şiddeti.

Emeline Panhurst'ün başlattığı bir hareket. Kendisi WSPU'nun da kurucusu ve kocası da ona cidden çok destek oldu, diğer tüm kadınlarla breaber zor şeyler yaşadılar.

Onları cadı gibi çizdiler, dillerini kesmeleri, çenelerini bağlamaları gerektiğini söylediler...Birinci dalga feminizm kadınlara haklar kazandırmaya odaklıydı. Bunun dışında bir sürü feminist ekol var. Bir çoğu erkeklerden nefret etmiyor. Birçoğu bir kadının evlenmesine karşı değil (Radikal feminizm hariç). Sanırım buna da seçim feminizmi deniyordu. Kadının seçimi esastı ama tam hatırlayamıyorum. Radikal feminizm ise bazen uygulamada gerekli olabiliyor.
Meşalelerinizi elinize almadan önce örnek vereyim: Güney Kore. Şuan Güney Koredeki erkekler fazlasıyla kadınları baskılıyor, standartlarıyla yıldırıyorlar. Kısa saçlı olmanın bile hedef haline geldiği bir ortam oluşmuş. Bu insanlara internet üzerinden sözlü ve fiziksel tacizde bulunuyor,tehtidler savuruyorlar. Bunun için de 4B hareketi başladı. 4 hayır anlamına geliyor. Araştırabilirsiniz. Erkekler muhafazakarlaştıkça kadınlar liberalleşiyor bunun istatistikleri vardı, ters tepiyor çünkü. Kadınlar onlara saygı duymayan erkeleri protesto ediyor ve onlarla etkileşime girmiyorlar bu olmalı ve gerekli. Anneler mutluysa herkes mutludur çünkü onlar toplumun bir yarısı. Tam tersi de geçerli babalar mutluysa da herkes mutludur onlar da toplumun öbür yarısı.
Feminizm kadınlar için önemli bir konumdayken herkes feminizmi kötülüyor. Neden bilmiyorum ama kadın sığınma evlerinin kapatılmasını isteyen insanlar bile var internette. Kimsenin bir arası yok. Kadınlara ya inanılmaz domestik roller biçiyorlar ya da tam tersi. Kimse bireysel olarak herkesin farklı şeyler isteyebileceğini ve herkesin farklı potansiyelleri olduğunu kabul etmiyor. Bu durumdan hoşnut omayan kadınlar selerini çıkarınca ya da birbirleri adına konuşunca FEMİNİST!!! diye tepki veriyorlar. Çifte standartlardan bahsedince şikayet ediyor, farklılıklardan bahsedince de sür*ük oluyorsunuz.
Çocuk istemiyorsanız kesin ömrünü 100 tane kediyle geçirecek bir insansınız ve akıl hastasısınız. 100 tane kedi istemek neden akıl hastalığı? Kime göre? Bunları kim belirledi? Annelik, çocuk ve doğurmak konusunda eğer doğum doktoru değilseniz ve erkekseniz fikir belirtmemeniz gerektiğini düşünüyorum. Buna da mensplaining deniyor karamın adı bu. Bu benim ereksiyon problemleri konusunda konuşmamla aynı şey, aynısı kadınlar için de geçerli.
Mesela Annem çalışıyor ve kardeşime ben bakıyorum. Elimden geldiğince duygusal ve fiziksel olarak onu ben beslemeye çalışıyorum. Ve eğer seçeneğim olsaydı yapmazdım. O sebeple çocuk istemiyorum. Çünkü bu sorumluluk bana ağır geliyor. Ama klavyanin arkasındaki bir adam size neden anne olmanız gerektiği hakkında konuşabiliyor. Yetmiyor, size saldırıyor e gerizekalı feminist idealleri takip etmeniz gerektiğini söylüyor. Bu sosyal hakların eksikliğinden kaynaklanıyor ama çözüm ne emin değilim.