Dediğiniz şey çok mantıklı, fakat kaldığım yer ile en yakın hediyelik eşya dükkanı arası 1 saat 45 dakika civarı; neredeyse il değiştiriyorum gibi. Bu tarz bir dükkanın sahibiyle samimiyet kurup arkadaş olduktan sonra tavsiyeniz hayat kurtarabilir; tabi karşı tarafın da "Bu eleman niye sürekli büyücü zamazingoları alıyor ya" diye düşünmemesi/sormaması lazım.
Ben size arkadaş olun demedim. Getirmeleri için rica edin dedim. Ayrıca hediyelik eşya mağazalarından alabileceğiniz Max eşyalar: Tarot kartları, örtü, tütsü(çubuk), buhardanlık(belki) ve tütsü bublörü.
Her alışverişte kendiniz için aldığınızı söylemek yerine "arkadaşım var,çok güzel bir insan. Ve bu tarz şeylere ilgisi var ve ben onun mutlu olmasını istiyorum. Bu yüzden doğum günü hediyesi olarak bunu ona alacağım." dersiniz. Azıcık yalandan kimse ölmez. Ayrıca hepsini bir anda almak yerine aralıklı olarak alın.
Mesela şu bahaneleri kullanabilirsiniz:
Tütsü, tütsü bublörü:
"Spor salonunda çalışan bir arkadaşım var ve onun yanına gelirken bunları almamı istedi saçma ama ter kokusunu bastırıyormuş."
Tarot kartları ve sembolü örtü:
"arkadaşım var,çok güzel bir insan. Ve bu tarz şeylere ilgisi var ve ben onun mutlu olmasını istiyorum. Bu yüzden doğum günü hediyesi olarak bunu ona alacağım."
Gibi gibi gibi örnekler ve bahaneler çoğabilir. Ve bir yalanı en inandırıcı yapmanın yolu diksiyondur. Asla sesiniz titrememeli ve her zaman emin konuşmanız lazım ve bazense adamın kanına girecek cinsten onun ağzından konuşmalısınız ki gerçekten onu o amaçla aldığınızı bilmeli. Ve tabi bu ürünleri alırken yanında başka şeylerde alın. Yapabiliyorsanız birden fazla hediyelik eşya mağazasından alışveriş yapın bu sayede bir mağaza sizin yüzünüzü birazda olsa unutur ve sizin hakkınızda "büyü eşyaları alan manyak" demezler. Ve her alışverişi bu tarz eşyalar almak için uğramayın farklı eşyalarda alın.
Zaten mağaza sahipleri müşteriler aslında ilgilenmezler ürünler satılsın yeterli. Onlar fazla samimi olmanıza da gerek yok.