Söz konusu tanrılar olduğu zaman, imkansız diye bir şeyden bahsetmek pek mümkün değildir. Fakat tecrübelerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki, Tanrıların yolu çok daha karmaşık, çok daha dolambaçlı ve inceliklerle doludur. Tanrılar, bizlere kendilerini olduğu gibi göstererek yola getirmenin makul bir yol olduğunu düşünüyor olsalardı, bunu çoktan yapar ve insanlığı yeniden fethederlerdi. Bizim yolumuzun haritası, kendi varlığımızdan ibarettir ve kişi, her şekilde işe kendini okuyarak başlamalıdır. Bu tür hazır beklentiler yerine, Ona kendisini tanımayı, gerçek ruhaniyetin özüne dalarak kendini yeniden var etmeyi tavsiye edebilir ve bu durumun kendisini nasıl evrenin merkezine ve hayatın değişmez gerçeklerine yaklaştıracağı konusunda elinden geldiğince yol gösterebilirsin. Elbette dinimize resmen adanmış olsun olmasın, hepimiz tanrıların evlatlarıyız ve tanrılar, yoldan bile isteye sapmış olanlar dışında hiçbir evladını dışlamaz ve ötekileştirmez. Yine de onlara samimiyet ve saygı ile yaklaşıp, sürekli iletişim halinde kalmakta ve uygun gördükleri takdirde arkadaşının beklediği türden bir etkileşim talep etmekte ve daha sonra gerisini onların takdirine ve iradesine bırakmakta fayda var. Bizim yolumuz, Tanrılar da dahil olmak üzere başkalarına tümüyle bel bağlayıp, kendi varlığımıza Onun varlığını eklemek gibi bir yaklaşımdan çok uzaktır. Kişi, kendi varlığını kendi geliştirmeli ve evreni kendi ruhani gözleriyle seyredip, kendi ruhani bilinciyle algılamayı öğrenmelidir. Ancak bu şekilde hayatın özüne yaklaşabilir ve gerçekleri kavrayabilir. Kendi adıma, arkadaşına bu yaklaşım üzerine yoğunlaşmasını ve bir an önce ruhaniyetin özünü kavrama ve gelişme yoluna girişmesini tavsiye ederim.