İnsan doğası gereği bencildir. İyi olan biri iyilik yapar çünkü kendini iyi hisseder bu şekilde. Haz ilkesine göre hareket eder.
Sanmıyorum. Birinin tamamen içgüdüsel bir şekilde bir yabancıyı kurtarmak için hayatını riske atması, haz ilkesine göre açıklanamayacak bir fedakârlıktır.
"İyilik yapıyorsan kendini iyi hissetmek için yapıyorsun, o hâlde iyilik bencilce bir şeydir." önermesi biraz indirgemeci olmuş. Çünkü sen, iyiliğin yalnızca içsel bir tatminle sınırlı olduğunu varsaymışsın. Ama bence iyilik, sosyal bağları güçlendiren ve türün hayatta kalmasını destekleyen evrimsel bir mekanizmadır. İnsanlar, yalnızca bireysel çıkarları için değil, topluluğun bir parçası oldukları için de iyilik yapabilir.
Merhamet insan yaratımı bir duygudur misal nefret ve bencillikten oluşur.
Bu fikir oldukça ilginçmiş. Merhametin nefretten oluştuğunu düşünmüyorum. Ama bencillikten oluşabilir. Çünkü merhamet duyduğumuzda aslında kendi iç huzurumuzu da korumaya çalışıyoruz. Başkasının acısını gördüğümüzde rahatsız oluyoruz ve bu rahatsızlığı gidermek için yardım ediyoruz. Ancak burada önemli bir ayrım var: Bencilce olan her şey kötü değildir. Bencillik, genellikle olumsuz bir kavram olarak algılansa da, insanın kendisini iyi hissetmek istemesi doğaldır. Eğer bu iyi hissetme arzusu başkalarına zarar vermeden, hatta onlara yardım ederek gerçekleşiyorsa, bu durumda "bencil ama aynı zamanda yapıcı" bir davranış olur.
İradeye sahip olabilmek için farkındalık gerekir diye düşünüyorum. Kendini tanı öğretisi bu yüzden çok önemlidir benim için. Çünkü kişi kendini bildikçe benliğinde ki zararlı öğretilerden kurtulabilir.
Bu düşüncene kesinlikle katılıyorum. Kendini tanımak, insanın hem içsel hem de dışsal dünyasını anlamasını sağlar.