Bu yanlış bir düşüncedir. Babamız, Lord Azazel ve daha nice Tanrılar zamanında eşlerini ''fanilerden'' seçmişlerdir. Fani olmamız bizi gereksiz biri yapmıyor. Bize duyulan sevgi veya birbirimize duyduğumuz sevgi son derece gerçektir.
Başka insanlarla birçok hayatımızda beraber olduğumuz ve bağ kurduğumuz bir gerçektir, bu dedikleriniz ruhu yeterince gelişmemiş insanlar için geçerli.
Hayatı tecrübe etmek isteyen ve ilk önceliği Tanrıları memnun etmekten ziyade kendi gelişimine odaklanmak olan insanlar da var. Siz burada İslam ile Zevizm'i karıştırmış gibisiniz, ''insanlar fani, sadece ilahi adalet gerçek, hayatı yaşamak geçici bir mutluluk, tek gerçek Tanrıların memnuniyeti'' gibi bir düşünceye Tanrıların da sıcak bakacağını sanmıyorum. Burada hiçbirimiz keşiş değiliz, insanız.
Siz de bu öznel konuda, sizin tabirinizle ''narsistik'' bir yoldan fikir belirtmişsiniz.
Esenlikler,
Yazdığınız şeyleri okuyorum da Sanguis Bey, sadece cevap vermek için cevap vermiş olduğunuzu görüyorum. Lütfen, rica ediyorum böyle amaçlarınız varsa şahsımdan "UZAK DURUN".
Benim bahsettiğim "fanilik" ile sizin anlatmaya çalıştığınız fanilik arasında uçurum gibi bir fark var. Ben bize gereksiz demedim, nereden ulaştınız bu bilgiye? Kast ettiğim fanilik çoğunlukla insanların karşısındaki kişide gördüğü ancak gerçek olmayan kişiliktir. Bazı durumlarda insanlar birbirlerine gerçekten sevgi duyabilir, bu nadirdir ancak olabilir. Bu gibi durumlarda kişi geliştikçe yalnızlaşır ve en çok kendini sevmeye başlar, sevdiği insanlara ise minnetle bakar. Zamanı gelince, taraflar birbirlerine hizmet ettikleri alanları bırakır ve kendilerine dönerler. O yalnızlık zamanında, ki siz de eminim biliyorsunuzdur, bu hayattaki nihai amacımız kendi tezahürümüzü gerçekleştirmek olduğu için sadece Şeytan Baba'nın yolunu izleriz. Bu da mutlak gerçek ve mutlak sevginin sadece onda olduğu anlamına gelir. Bitmeyecek tek sevgi Tanrıların sevgisidir.
Birçok hayatınızda birlikte olmanız sonsuza kadar birlikte olacağınız anlamına gelmez, böyle şeyler nadir görülür. Ben de "Asla birlikte olamayacaksınız." demedim zaten.
Tanrılar kişi kendini geliştirdiği zaman memnun olurlar, bu kendimiz için yaptığımız bir şeydir. Tanrılar sayesinde gelişiriz, onların verdiği bilgilerle. Onlar sayesinde yok olmaktan kurtulur ve tanrı oluruz. Peki, bunları sağlayan Tanrılar için ne yapıyoruz? Ben nankör bir insan değilim, ruhumun böyle konularda ince olduğunu düşünürüm, Tanrılar için sabah akşam çalışacak olma düşüncesi bile bana zevk verir. Tabii ki bu kadarını yapmaya bile gerek yok, Şeytan kimseden böyle bir şey istemez. Her zaman söyledim ve söyleyeceğim Zevizm bir yaşam tarzıdır ve bunu hayatınıza geçirmeniz asla zor değildir. Hayatımı Şeytan Baba'ya adarım ve yaşamaya da devam ederim. Zevk aldığım şeyleri yaparken Şeytan Baba için çalışırım, bunu niye bu kadar büyüttünüz? Anlamıyorum. Sizin için Tanrıları memnun etmek ne kadar zor, bu durumda islamla Zevism'liği karıştıran kişi siz oluyorsunuz ben değil.
Ben, Sonne Bey'in insanlara yaptığı şeyi anlaması için ona böyle bir cevap verdim. Son paragrafta, "Biz nasıl size 'Siz geçici mutluluk için yaşıyorsunuz, yaşadığınızı düşünmüyorum' demiyorsak, siz de böyle bir şey diyemezsiniz." böyle bir cümle kullandım. Bu da dediklerimin onun söylediği şeylerin karşılığı olduğu anlamına geliyor. Sizden daha iyi bir performans beklerdim, hayal kırıklığı...
İyi günler.