Header Wallpaper

Kurulan Hayaller neden hep sonu kötü oluyor?

AvatarErlik Han1 min to read

Esenlikler, büyük ihtimal başlıkta yazılanlar hepimizin sorunu olmuştur. Şöyleki ben eliaçık biriyimdir, cebimde 100tl varsa kendim dahil arkadaşlarıma harcarım bunu göze sokmak manasında değil kötülük yapan biri değilimdir ve cimride değilimdir. Ama mesele şu ki ben kiminle bir arada olup gelecekte düşlediğim şeylerde daha çok imkana sahip olduğumu hayal ederken içerisine yanımda görmek istediğim herkesi eklerim. Ve uzun süredir hayal kurmaktan korkuyorum artık kimi yanımda düşlersem kısa süre sonra hatta inanılmaz kısa 4-5 gün sonra o insanlar ya iletişimi keser, ya ayrılırlar ya kavga ederler.

Bir şekilde benden uzaklaşırlar, nedenini çok merak ediyorum. Olası her yoruma, tavsiyeye, öneriye ve cevaba hatta içinizden geçen herşeye açığım lütfen fikirlerinizi benimle paylaşın aslında bu durumu başta umursamadım ama değer verdiklerim yanımdan uzaklaştılar sanki kurduğum hayaller lanet gibi aksine işliyor ve işlemeye devam ediyor. Ve doğrusunu söylemem gerekirse değerli zevistler/satanistler sizlerden başka kimsem yokmuş meğerse bu durumu burada açıklamam zaten herşeyi ifade ediyor.

#20

Çizgi film karakteriyle bunun ne alakası var hanımefendi. Kendinize gelin.

Başka türkü örnek veremedim ya bunu diyecektim ya da Terminatör ve Ken karşılaştıması üzerinden gidecektim aslında 1 saatlik ağlayan zenci atmayı düşünüyordum böyle bir yanıta anca o giderdi, sütlaç tarifi de verebilirdim o kadar saçmaydı. Daemonica Bey'in dediği bir tek akıma yattı. Nezaketimi maksimum seviyede tutmaya çalıştım ve aldığım cevap ''Kendinize gelin!'' mi?

Kendim için mi diyorum? Vazgeçtim ağlamayın. Bana ne olacak, hiç bir şey olmaz. Ağlayacak durumda olup da ağlamak için kendini sıkmaktan basur olan ben miyim?

I believe in pink, I believe in kissing I believe in being strong when everything seems to be going wrong. I believe that happy girls are the prettiest girls. I believe that tomorrow is another day and I believe in miracles...💕💗

[ email redacted ]

#21

Başka türkü örnek veremedim ya bunu diyecektim ya da Terminatör ve Ken karşılaştıması üzerinden gidecektim aslında 1 saatlik ağlayan zenci atmayı düşünüyordum böyle bir yanıta anca o giderdi, sütlaç tarifi de verebilirdim o kadar saçmaydı. Daemonica Bey'in dediği bir tek akıma yattı. Nezaketimi maksimum seviyede tutmaya çalıştım ve aldığım cevap ''Kendinize gelin!'' mi?

Kendim için mi diyorum? Vazgeçtim ağlamayın. Bana ne olacak, hiç bir şey olmaz. Ağlayacak durumda olup da ağlamak için kendini sıkmaktan basur olan ben miyim?

Yani çizgi filmden örnek veren sizsiniz. Ne deseydim ? Lütfen 3. Sezon 18. Bölümü izleyin mi ?

Bence de. Belki laflarımı cımbızlayıp yanlış anlamak yerine susmanız fazlasıyla faydalı olur.

ABRAXAS AENAOS 🌙☀️
PHOSFOROS HECATE 🌒🌕🌘

#22

Yani çizgi filmden örnek veren sizsiniz. Ne deseydim ? Lütfen 3. Sezon 18. Bölümü izleyin mi ?

Bence de. Belki laflarımı cımbızlayıp yanlış anlamak yerine susmanız fazlasıyla faydalı olur.

ok...

I believe in pink, I believe in kissing I believe in being strong when everything seems to be going wrong. I believe that happy girls are the prettiest girls. I believe that tomorrow is another day and I believe in miracles...💕💗

[ email redacted ]

#23

Ağlamak iyidir maneviyatada iyi gelir, bazı insanlar güçlü görünmek için kendini sıkar güçlü görünmek için, bu yanlıştır yapay bir davranıştır, insanları böyle yaparak güçlü olduğunuza inanmazlar, insanlar uyanıktır kim gerçekten güçlü kim kağıttan kaplan bilir, deneyimli insan bilir öyle vucut geliştireyim kaslı olayım bu güç değildir sadece görüntüdür, buna hepimiz tanık olduk 70 kiloluk bir dövüşçü 100 kiloluk kaslı adamı dövdü, güç insanın ruhundadır içindedir, lütfen kendimiz olalım herkesin için de ağlamak işte gerçek cesaret budur, bu tapuları yıkmaktır toplumda oluşan tapuları, ben nasıl böyle yazı yazdım kendime hayret ettim şimdi

#24

İki taraf da haklı. Lysander Bey'in dediği gibi, ben de şahit olmuştum. Hastanede bir adam yakınını kaybettiğinde ağlama krizine girmişti. milletin de başka işi yokmuş gibi “Tüh tüh, tçh tçh, görüyor musun adamı, vah vah...” gibi laflar söylemeye başlamıştı Küçümseyici bakış atıyorlardı. ağlamayınca da “Bu adam ruhsuz mu? Yakını ölmüş, bir damla bile gözyaşı akıtmıyor.” derler.
Veya, hayattaki zorlukları, yaşadığınız sorunları yakınınıza anlatırsınız; bir gün o kişiyle tartıştığınızda bunları yüzünüze vurur. Lysander Bey’in demek istediği bu sanırım: Güçlü olmak, buradan geliyor zayıflıklarını başkalarına gösterip onlara malzeme verme.
Bu, engelli bireylere de çok yapılıyor. Engelli bir bireye bazı durumlarda zorluk yaşadığı için, yardımcı olmak yerine küçümseyerek ve duygusal tatmin için yardım ediyorlar.

Ama siz de haklısınız. İçimiz yanıyor, milleti mi düşüneceğiz o sırada? İnsan ağlamak ister; cenazede, hastanede, başka bir yerde.
İnsan, sevdiği birine sarılmak, başını omzuna koymak, acılarını paylaşmak ister.

Fides autem hominum armaturam suam habet
Coniunctis viribus, invicti stamus

#25

İnsan tabii ki güvendiğinin yanında içini açıp ağlayabilir, evet. Ama bir erkek veya kadının, cenaze gibi bir yerde sevdiği birisinin ölümü yüzünden feryat edip ağlaması, görülebilecek en doğal tepkidir. Yanınızda duran kişiler belki bir şey hissetmeyebilir ama size bakıp “Ay, bu da ne kadar aciz, kolay lokma” vs diyemez. Bunu diyense insan mıdır meçhul.

Ama evet, onun haricinde herkes istediği tepkiyi, istediği yerde veya kişinin yanında verebilir. Herkesin tepkisi de kendine özgüdür.

Babaannemden örnek vereyim: Kadının kardeşi yada başka biriydi tam hatırlamıyorum ölmüştü ve babaannem cenazede bildiğin güldü ve cenazeden kovuldu.

Yani kimin ne tepki vereceği gerçekten belli olmuyor bu gibi durumlarda veya sonrasında. O yüzden kıyaslama yapmak veya bir yargılamadan çıkacak sonucu kesin görmek mümkün değil. Bu yüzden, ne erkekler ne de kadınlar “şunu şurada yapar”, “şunu şurada yapamaz” gibi genellemeler olasılıktan ibaret kalıyor.

#26

İki taraf da haklı. Lysander Bey'in dediği gibi, ben de şahit olmuştum. Hastanede bir adam yakınını kaybettiğinde ağlama krizine girmişti. milletin de başka işi yokmuş gibi “Tüh tüh, tçh tçh, görüyor musun adamı, vah vah...” gibi laflar söylemeye başlamıştı Küçümseyici bakış atıyorlardı. ağlamayınca da “Bu adam ruhsuz mu? Yakını ölmüş, bir damla bile gözyaşı akıtmıyor.” derler.
Veya, hayattaki zorlukları, yaşadığınız sorunları yakınınıza anlatırsınız; bir gün o kişiyle tartıştığınızda bunları yüzünüze vurur. Lysander Bey’in demek istediği bu sanırım: Güçlü olmak, buradan geliyor zayıflıklarını başkalarına gösterip onlara malzeme verme.
Bu, engelli bireylere de çok yapılıyor. Engelli bir bireye bazı durumlarda zorluk yaşadığı için, yardımcı olmak yerine küçümseyerek ve duygusal tatmin için yardım ediyorlar.

Ama siz de haklısınız. İçimiz yanıyor, milleti mi düşüneceğiz o sırada? İnsan ağlamak ister; cenazede, hastanede, başka bir yerde.
İnsan, sevdiği birine sarılmak, başını omzuna koymak, acılarını paylaşmak ister.

Evet vurur. Yüzünüze vurur, dedikodunuzu yapar ve hatta adınızı bile çıkartır.

Ben "erkekler ağlamasın, buna hakları yok" demiyorum. Evet duyguları bastırmakta doğru değil ama Türk toplumunda yaşıyoruz ve herkesin içinde erkeğin ağlaması uygun bir davranış değil. Türk toplumundaki akrabalar genelde akbabadır ve genelde içlerinden birisi "rezalet" bir durumda olmasına rağmen güçlü bir duruş sergiliyorsa ona dokulmaz ama güçlü duruş sergilemeyen ve iyilik meleği olan birisinin düştüklerini ya da herkesin içinde ağladıkları için zayıf gördüklerinden bir tekme de onlar atmak ister.

Ben insanlar ağlamasın demiyorum. Sadece güçlü bir duruş sergilesinler. Bana göre cenaze gibi ortamlarda erkeklerin soğuk kanlılıkla haraket etmesi gerekir ve kriz yönetimini sağlamaları gerekir.
Sonuçta ailede evin direği babadır diye boşuna demezler eğer evin direği herkesin içinde ağlarsa bazıları bunu zayıflık olarak görüp küçük ve hor görme durumları olabiliyor ve bu da imaj zedelemesi oluşturabiliyor. bunu anlatmaya çalışıyorum ama laflarımı cımbızlayıp üzerine abartarak drama yapılması fazlasıyla gerici bir durum.

ABRAXAS AENAOS 🌙☀️
PHOSFOROS HECATE 🌒🌕🌘

#27

İnsan tabii ki güvendiğinin yanında içini açıp ağlayabilir, evet. Ama bir erkek veya kadının, cenaze gibi bir yerde sevdiği birisinin ölümü yüzünden feryat edip ağlaması, görülebilecek en doğal tepkidir. Yanınızda duran kişiler belki bir şey hissetmeyebilir ama size bakıp “Ay, bu da ne kadar aciz, kolay lokma” vs diyemez. Bunu diyense insan mıdır meçhul.

Ama evet, onun haricinde herkes istediği tepkiyi, istediği yerde veya kişinin yanında verebilir. Herkesin tepkisi de kendine özgüdür.

Babaannemden örnek vereyim: Kadının kardeşi yada başka biriydi tam hatırlamıyorum ölmüştü ve babaannem cenazede bildiğin güldü ve cenazeden kovuldu.

Sonunda...Bu arada gülme krizine giren insanlar olduğunu duymuştum daha önce.

I believe in pink, I believe in kissing I believe in being strong when everything seems to be going wrong. I believe that happy girls are the prettiest girls. I believe that tomorrow is another day and I believe in miracles...💕💗

[ email redacted ]

#28

Sonunda...Bu arada gülme krizine giren insanlar olduğunu duymuştum daha önce.

Olabiliyor evet. Benim maalesef anneannem öldü ve ölüm haberi gelince tepki veremedim. Zaman durdu sanki benim için,gece olduğunda bir hüzünlenip ağlayabildim sadece. Dedem de öldü (ÜZÜNTÜDEN) kalbi dayanmadı eşinin gidişine, fakat dedemde de birşey hissetmedim hatta ağlamadım bile garipti. Ama düşünürüm bazen; annem ölseydi ne yapardım diye? Sanırım hayata devam edemezdim.

#29
Aydinlikyolsaid:post: 1152424

Ağlamak iyidir maneviyatada iyi gelir, bazı insanlar güçlü görünmek için kendini sıkar güçlü görünmek için, bu yanlıştır yapay bir davranıştır, insanları böyle yaparak güçlü olduğunuza inanmazlar, insanlar uyanıktır kim gerçekten güçlü kim kağıttan kaplan bilir, deneyimli insan bilir öyle vucut geliştireyim kaslı olayım bu güç değildir sadece görüntüdür, buna hepimiz tanık olduk 70 kiloluk bir dövüşçü 100 kiloluk kaslı adamı dövdü, güç insanın ruhundadır içindedir, lütfen kendimiz olalım herkesin için de ağlamak işte gerçek cesaret budur, bu tapuları yıkmaktır toplumda oluşan tapuları, ben nasıl böyle yazı yazdım kendime hayret ettim şimdi

vallaha geçen ağlamak istedim ağlayamadım bende artık o özellik devre dışı kaldı herhalde:rolleyes:

#30

Olabiliyor evet. Benim maalesef anneannem öldü ve ölüm haberi gelince tepki veremedim. Zaman durdu sanki benim için,gece olduğunda bir hüzünlenip ağlayabildim sadece. Dedem de öldü (ÜZÜNTÜDEN) kalbi dayanmadı eşinin gidişine, fakat dedemde de birşey hissetmedim hatta ağlamadım bile garipti. Ama düşünürüm bazen; annem ölseydi ne yapardım diye? Sanırım hayata devam edemezdim.

Sakın tepki veremedim diye suçlu hissetme. Bir de öyle bir algı oluyor. Ben de ilk haberi alınca ağlamamıştım o ay bulanık yani sonra ağlamadan bir günüm geçmedi...Ben de annenle ilgili de hissetiklerini anlıyorum. Bir şekilde öğreniyorsun daha doğrusu hayat seni içine çekiyor. Böyle şeyleri düşünmeni tavsiye etmem çünkü olmamış bir şey üzerinden böyle korkuyla yaşamak seni yıpratır <3

seni seviom<3

I believe in pink, I believe in kissing I believe in being strong when everything seems to be going wrong. I believe that happy girls are the prettiest girls. I believe that tomorrow is another day and I believe in miracles...💕💗

[ email redacted ]

#31

Sakın tepki veremedim diye suçlu hissetme. Bir de öyle bir algı oluyor. Ben de ilk haberi alınca ağlamamıştım o ay bulanık yani sonra ağlamadan bir günüm geçmedi...Ben de annenle ilgili de hissetiklerini anlıyorum. Bir şekilde öğreniyorsun daha doğrusu hayat seni içine çekiyor. Böyle şeyleri düşünmeni tavsiye etmem çünkü olmamış bir şey üzerinden böyle korkuyla yaşamak seni yıpratır <3

seni seviom<3

Yok ya suçluluk duyulacak birşey yok ortada zaten. Teşekkür ederim bu arada başı sağolsun buradaki yakını ölen herkes için. Genelde zaten böyle şeyleri düşünmem, nadiren gelir aklıma ve evet dediğin gibi yıpratır insanı yani negatif birşey sonuçta.

Teşekkür ederim cansın🫶

#32

vallaha geçen ağlamak istedim ağlayamadım bende artık o özellik devre dışı kaldı herhalde:rolleyes:

Ben senin yerinede ağlarım, zor birşey değil ya bu gün venüs karesine başladım

#33

niye bu başlık bu kadar uzadı anlamadım. çok basit bir örnek ama, en basitinden eril yetenekle donatılmış şeylere bakın. insanlar kas gelişimi için neden harici testo iğnesi yapıyorlar? boksörler neden kas gelişimi gibi konularda ön plana çıkıyorlar? en “ağlak” kişi bile savaşta nasıl acımasız olabiliyor? neden bir babada anne şefkati yok?

neden popüler kültürde gözüken aşırı kaslı insanlardan sanatçı çıkmıyor? neden erkek sanatçılar bir asker kadar, boksör kadar -genellikle- maskülen olmuyor?

aşırı basit konuları çok uzatıyosunuz bence.

medeniyet dediğimiz şey bile erilliğe dayanıyor. o atılganlık, liderlik vasıfları vs.

Zeus’un Krallığı yükseliyor!

#34

Çoook çok haklısın!!!

Kesinlikle erkeklerin hepsi savaşçı, kaslı, vurduğu zaman parçalayan, duygusuz ve her anlamda mükemmel olmak zorunda. Hiçbirinin bir zayıflığı olmamalı. Ağlayan ve duygusal olan erkek eziktir, hiçbir baba da anne şefkati gösteremez. Gerçek erkek de sanatçı olmaz, erkek adam dediğin eline mızrak alıp savaşa gitmeli.

Ve evet, BENCE DE MEDENİYET ERİLLİKTEN VE ERKEKLERDEN İBARET. ÇOK HAKLISIN.

Medeniyetin erkeklerle ilgili olduğuyla ilgili söylediği şey toplum yönetme ve erillik gücü ile ilgili bir yazıydı sanırım,sadece erkekleri hedef almıyordu (tam hatırlayamadım) ama arkadaş üstüne alınmış direkt olarak. O kadar içi boş genellemeler ki, kimseye hiçbir faydası yok. Bırakın ağlamayan içinde tutup sonra hastalık olarak somatize etsin. Ben söyleyince de bedaht twitter feministi oluyorum.

Bu arada erkeklerin istediği zaman ağlayamayacağını savunan insanlar başka platformlarda ''Erkekler intihar ediyo hüüü.'' demesin. Böyle kasıntı bir şekilde yaşayan insan çevresine değil kendine zarar vermiş sadece diye dua etsin. Kendi üstünüze alamayacağınız kadar sorumluluk alıp altında kalmalı yaşam biçminiz çok üzücü ve eğer gerçekten erkek olmak buysa çok vahim bir durummuş,üzüldüm.

I believe in pink, I believe in kissing I believe in being strong when everything seems to be going wrong. I believe that happy girls are the prettiest girls. I believe that tomorrow is another day and I believe in miracles...💕💗

[ email redacted ]

#35

Çoook çok haklısın!!!

Kesinlikle erkeklerin hepsi savaşçı, kaslı, vurduğu zaman parçalayan, duygusuz ve her anlamda mükemmel olmak zorunda. Hiçbirinin bir zayıflığı olmamalı. Ağlayan ve duygusal olan erkek eziktir, hiçbir baba da anne şefkati gösteremez. Gerçek erkek de sanatçı olmaz, erkek adam dediğin eline mızrak alıp savaşa gitmeli.

Ve evet, BENCE DE MEDENİYET ERİLLİKTEN VE ERKEKLERDEN İBARET. ÇOK HAKLISIN.

nerenizden okudunuz anlamadım. yoksa ne yani kadın olmak aşağılık bir şey mi? buna da böyle kastettiğimi söyleyin tam olsun. :D

yaptığım genellemeyi bile anlayamayan birisisiniz.

her insan olması gereken kişi olur bu kadar.

hiçbirimizin zayıflığı olamaz diye bir şey yok. ama gidip zayıf kalana gelip filmlerdeki gibi yardım etmeyecek kimse.

yeminle başka türlü anlıyorsun. ezik ne alaka? şahsen kimi zaman çok duygusal olabiliyorum. böyle bir şey de belirtmedim. vurucu nokta olarak bir şeyler söyledim neredenizden anladınız?

yani erkek olarak çocuğum olursa emzirip ona bir kadın kadar şefkat göstermeye biyolojik gerçekler elvermiyor. eşim vefat ederse ileride, hem babalık hem annelik yapmaya çalışırım, bu ayrı mevzu.

harbiden başka yerinizden anlıyorsunuz. sanatçı olamaz diye bir şey mi dedim orada? maskülenliğin ön plana çıktığı aktivitelerde profesyonel olan birisinin ciddi manada sanatçılık ruhu olan birisi olduğunu nadiren gördüğümüzü açıklamışım. tam tersine burada dişil enerjiyi övmüşüm.

daha bir şey yazmıyorum okuduğunuzu anlamıyorsunuz zaten :D temel 101 biyoloji okuyun tartışırız sonra.

Zeus’un Krallığı yükseliyor!

#36

nerenizden okudunuz anlamadım. yoksa ne yani kadın olmak aşağılık bir şey mi? buna da böyle kastettiğimi söyleyin tam olsun. :D

yaptığım genellemeyi bile anlayamayan birisisiniz.

her insan olması gereken kişi olur bu kadar.

Başlıkta bu mu tartışıldı? Yazan kişi kadın-erkek biyolojisi inkar mı etmiş? Konu zaten sizin ilk yazdığınızla ilgili bile değildi. Boksör mü daha maskülen sanatçı mı zart zurt... Abi sen ne okudun? Erkekler her koşulda ağlamasın dendi, ama biz zaten savaşta askerler oturup ağlasın demiyoruz ki. Sanki burdaki herkes asker amq, mamut avlıyorsunuz da bizim mi haberimiz yok?

Sanki erkekler normalde çok sevkatli oldukları için eril güçlerini kaybetmişler gibi konuşmalar oluyor bir de onu da anlamıyorum amq dünya bıyıklı amcaların elinde zaten hepiniz gizli gaysiniz de kadınları eleyip dünyayı kocaman bir gay cluba mı çevirmeye çalışıyorsunuz djldjslkşldkkfilkşlskldjflkjfjşdfjilj

Böyle düşünmeyen normal insanları da erkekliklerinde şüphe ettirip kötü hissettiriyorsunuz o da ayrı komedi aq

I believe in pink, I believe in kissing I believe in being strong when everything seems to be going wrong. I believe that happy girls are the prettiest girls. I believe that tomorrow is another day and I believe in miracles...💕💗

[ email redacted ]

#37

Eril ve dişil olmakla feminen veya maskülen ifadeyi karıştırmışsınız sanırım. İki asker düşünelim mesela ikisi de erkeksi hareketler sergilesin. Biri daha disil işe vatan, millet ve ailesini koruma duygularıyla bu mesleği seçer öbürü daha eril ise gücünü ve potansiyelini göstermek ana motivasyonudur yüksek ihtimalle.

Bu askerlerden ne dişil olanı ayol diyor ne de eril olanı heyt ulenn diyor çünkü maskülen ifadeleri var

Erkeksi ve kadınsı ifadeler kültüreldir.

Şunları başkası yazmış olsa ciddiye alınır ama stereotipleştirmek gerekirse kırmızı saçlı feministiniz olarak gözünüze gözünüze sokuyorum. Bir daha makyaj yapmak istediğiniz zaman (ve bu istedğnden rahatsız olacak kadar kendinizi kabul edemeyecek bir durumda olduğunuz zaman) bunu ''dişil'' olmaya atfetmeden önce Tanrıçaların bu aptallığınız hakkında ne düşüneceğini düşünün.

I believe in pink, I believe in kissing I believe in being strong when everything seems to be going wrong. I believe that happy girls are the prettiest girls. I believe that tomorrow is another day and I believe in miracles...💕💗

[ email redacted ]

#38

yani erkek olarak çocuğum olursa emzirip ona bir kadın kadar şefkat göstermeye biyolojik gerçekler elvermiyor. eşim vefat ederse ileride, hem babalık hem annelik yapmaya çalışırım, bu ayrı mevzu.

Tartışılan konudan bağımsız olarak sadece şu cümlene yorum yapacağım:

Oksitosin hormonu nedir araştırmanı tavsiye ediyorum. Biyoloji bilgine güveniyorsun sanırım ama oksitosinin babalardaki etkisinden haberin yok. That's kinda pathetic.

Kendi baban sana şefkat göstermiyor diye tüm babalar şefkatten yoksun olmuyor adamım. Daddy issuesları buraya yansıtmasak mı?

Ayrıca "şefkat = meme" çıkarımını komik buldum. Sanırım çocuk
emziremeyeceğimden dolayı asla şefkatli olamayacağım. Tüh be.

daha bir şey yazmıyorum okuduğunuzu anlamıyorsunuz zaten :D temel 101 biyoloji okuyun tartışırız sonra.

Hayatını bilime adamış bir yüksek lisans öğrencisi Zevist olarak, cesaretin ve egon hoşuma gitti.

İstersen babaların "şefkatli" olamayacağı konusu üzerine tartışabiliriz.

[ email redacted ] adresi üzerinden bana yazabilirsin. Merak etme, ısırmam.

#39
This is the targeted message.

Tartışılan konudan bağımsız olarak sadece şu cümlene yorum yapacağım:

Oksitosin hormonu nedir araştırmanı tavsiye ediyorum. Biyoloji bilgine güveniyorsun sanırım ama oksitosinin babalardaki etkisinden haberin yok. That's kinda pathetic.

Kendi baban sana şefkat göstermiyor diye tüm babalar şefkatten yoksun olmuyor adamım. Daddy issuesları buraya yansıtmasak mı?

Başlıkta konuşulan konulara ithafen en ağır örneklerle bir şeyleri açıkladım.

Size de sormak istiyorum aynı soruyu. Nasıl anladınız böyle şeyleri yazdıklarımdan? Nasıl çıkardınız? Bir babanın şefkatli olamayacağını nerede yazmışım?

Meme ne alaka xd? Bedenimde olmadığı için -ve dolayısıyla kadın olmadığım için- bir kadının hormonlarına bir kadın kadar sahip olamam. Bir kadın kadar narin şefkatli olamam. Ancak bu en ağır örnekler belirttiğim gibi ve genelleyici. Özel hayatlar farklıdır. Kaldı ki bir erkeğin normalde hormon seviyeleri ile kadının içgüdüsel olarak yaptığı şeyleri yapmaya başladığında hormon seviyelerinin değişimini görüyoruz. Varsayılan farklı, hayatta pratikte ne yapıldığında olan farklı.

Madem bu kadar hayatınızı adadınız, bu meseleyi anlamanızı beklerdim. Anlaşılan tam anlamadınız. Hocanıza gidip konuyu iletin ve öğretsin size.

Zeus’un Krallığı yükseliyor!