Bahar getiren potansiyel; arzudan ve bu arzuya ulaşma yolundaki yüce iradenizden gelir. Yabancı dilinizi geliştirmek için yabancı dile ihtiyaç duymalısınız. Bu ihtiyaç da size öğrenme ve geliştirme arzusu vermeli. Tüm bunları da bir ateşleyici güç olarak kullanıp, irade etmelisiniz. Aşkından şiirler yazdığınız kadının, Fransızca konuştuğunu düşünün. Hayatınızın geri kalanında nasıl bir finansal durumda olacağınızı belirleyecek o fırsatın, İtalyanca bilmenizi gerektireceğini düşünün.
Ancak o kadın sizin değil, çünkü anlaşamıyordunuz. Şiirlerinizin en güzel konusu olan kadına bakmaktan daha fazlasını yapamadınız zira bir merhaba bile diyemeyecek kadar dilsizdiniz. Şimdi şiirlerinize tutkuyu getiren o kadın, size acıyı getirecek.
Bundan sonra hayatınızın geri kalanında asla üst sınıfa çıkamayacaksınız çünkü İtalyanca bilen biri, o fırsatı değerlendirdi ve birkaç yıl sonra, onu, sokakta çok lüks bir otomobili kullanırken göreceksiniz. Halbuki yerinde siz olabilirdiniz, elbette dilsiz olmasaydınız.
Eğer hayatı böyle görürseniz, işleriniz kolaylaşacaktır. Asıl övgüye değer şey dalgalara karşı yüzüp, karaya çıkabildiğiniz bir hayat değil ancak güzel bir yatta olduğunuz için dalgaların sizi bırakın boğmayı, ıslatamadığı bir hayattır...