1- Etik sana şunu sorar: Çevrenin en iyi şekle evrilmesine, kalkınmasına, güzelleşmesine katkı mı sunuyorsun, yoksa bunu baltalıyor ve sabote mi ediyorsun? Evrim dediğimiz şey, var etmek için yok eden bir şeydir. Evrende, olduğu yerde sayan ya da gerileyen hiçbir şey affedilmez ve doğal seçilim ile elenir. Bu şekilde türler yok olur; gezegenler, hatta galaksiler çöker; insanlar da yitip gider. İyi ve kötü kavramları, sadece biz insanların bu mekanizmanın işleyişlerine kendi düzlemimizde koyduğu birer isimdir. Daha geniş bir çapta her şey, var olmak ya da yok olmakla alakalıdır. Evren, safi zararlı olan hiçbir şeyi bağışlamaz ve bünyesinde barındırmaz. Bu tür varlık ve olguların türemesini önlemek için bizim olumlu addettiğimiz vicdan, çiftleşme dürtüsü, yaşamak için üretmek, korumak ve inşa etmek zorunda olmak gibi dengeleyici unsurlar evrimleştirilir ve bunlar, bizim tabirimizle ''kötülerin'' başına musallat edilip onların yine bizim tabirimizle ''iyilerin'' hükmettiği toplumda tutunamayarak yok olmalarını sağlar. İyi ve kötüden ziyade, neyi yapıp neyi yapmamamız gerektiğini bu ölçütlere göre belirleriz. Evreni tahrip edici davranışları doğasına yedirebilmiş olanlar, bu dengeleyici mekanizmalar tarafından elenirler.
Etik, ahlak gibi kavramlarla nasıl kaos ve düzen kavramlarını bağdaştırdınız tam olarak anlamış değilim. Ancak yine günün sonunda etik, ahlak, iyi-kötü, doğru-yanlış, insan davranışları için uygun kavramlar değildir. Sonuç odaklı, benliği hiçe sayan ve aynı zamanda üstünde durduğunuz gibi sadece toplumun kendini idare etmesi için var olan kavramlar. Bir soru sormak istiyorum. Madem iyi ve kötü kavramı kaos ve düzen kavramlarının işleyiş mekanizması o hâlde örneğin zihinsel engelli bir insana yardım etmek ve merhamet etmek çok kötü birşey çünkü eğer merhamet edip varlığını sürdürmeye yardım ederseniz, normal şartlarda yok olması gereken bu kişi sizin yüzünüzden var olmaya devam ediyor. Merhamet kavramı bu bağlamda en kötü duygu olur. İnsan davranışları anlık gelişen olaylara tepki olduğunu size düşündüren nedir? Benlik insanın belirli olaylar, görüşler, düşünceleri özü olarak görmesinden gelir. Yine sahip olduğu düşüncelerde anlık tepki değil geçmişinin ve biyolojisinin bir izidir. Madem vicdan hakkında söylemde bulundunuz o hâlde psikopati gibi bir patalojiye sahip bir kişi için düşünceniz nedir? Ki bazen bu durum biyolojik değil psikolojik de gerçekleşebilir.
2- Özgür irade, bence sandığımız kadar geniş çaplı ve kapsayıcı bir kavram değil. Kısaca, bir senaryo var; olaylar belli, giriş-gelişme-sonuç belli fakat replikler, jestler, mimikler, giyim ve sahnedeki konumlanmamız doğaçlama yapmamız için bize bırakılmış. Ama neticede senaryo, son ile bitiyor. Her şey, evrenin var olma ve yok olma döngüsünden ibaret ve bu döngüden çıkmak ya da bunu değiştirmek bizim irademizde değil.
Evet dolabınız içindeki bir kıyafeti giymekte serbestsiniz ancak bir kıyafeti dolabınıza koymak hususunda ise maalesef aynı şekilde bir durum söz konusu değil. Bu kıyafetin rengi, kalıbı, üzerinde desen olup olmaması, ve hatta kumaşı hakkında bile. Vücudunuz hakkında olumlu düşünceniz yok ise bu kıyafet bol olacaktır.Biraz başarılı bir narsistseniz bu kıyafet takım elbise gibi bir şey olacaktır. Karamsar bir kişi iseniz bu kıyafet siyah olacaktır. İlgi çekmek istiyorsanız muhtemelen takı kullanacaksınızdır. Toplum baskıları yüzünden dekolteli bir kıyafet giyemeyebilirsiniz. Bu durumda : Evet, işte kendimize göre seçim yapıyoruz, diyebilirsiniz. Ancak kişiliğinizi oluşturan sebebler, düşünceler, öğretiler sizin kontrollünüzde değildir. Örneğin bal olmasaydı en tatlı yiyecek muhtemelen bir meyve olurdu. Bütün pespektifleri bilmeden kişilik var olandan bir özümseme yapmak iradeniz olduğu anlamına gelmez.