Antik atalarımız teknolojide oldukça ilerlemiş oldukları halde neden bunca paha biçilmez bilgiyi 700.000 parça papirüse tek kopya olacak şekilde yazarak kolayca yok edilme riski bulunduğu halde tek bir kütüphaneye yığdılar? Neden daha ileri ve gelişmiş bir depolama metodu kullanılmadı? Ne dersiniz?
Discussion
Her bilgi sonsuza değin saklanmak ve muhafaza edilmek için değildir.
Üst düzey bilgi, kendisini yaratacak bilgeliğe ve kendisini koruyacak bir medeniyete ihtiyaç duyar.
Bu ikisinden birinin başarısız olması durumunda, mevcut olan bilginin de herhangi bir değeri kalmayacaktır zira ya bu bilgiyi uygulayacak bilgelik olmayacaktır ya da bilgiyi koruyacak bir medeniyetin bulunmaması sebebiyle, bilgi yozlaştırılacak ve kötü amaçlara yönlendirilecektir.
Burada örnek olarak Osiris'in Salonu içerisindeki üst düzey ruhani bilgiyi örnek verebiliriz. Bu ruhani bilgi, Antik Mısır ve Antik Yunan gibi kaynaklardan gelmedir ve eski, doğru ve güçlü ruhaniyetin restore edilmesidir. Yeterli bilgelik, yani Rahiplik, oluştuğunda ve medeniyet, yani hayatta kalma aşamasından genişleme aşamasına geçmiş Zeus'un Tapınağı, yükseldiğinde; bu bilgi tekrardan bize bahşedilmeye ve inisiyelerin kullanımına sunulmaya başlandı.
Bunlar tozlu raflardan alınmadı. Bu, Tanrılarla olan iletişimin en üst seviyesini, saf ruhaniyeti temsil etmektedir.
Sorduğunuz sorunun çok derin ve kompleks bir soru olduğunu, birden fazla katman içerdiğini ve en iyi şekilde ancak Yüksek Rahip tarafından cevaplanabileceğini unutmayın. Yukarıda verdiğim cevap, bu olayın sadece çok yüzeysel bir değerlendirmesidir ancak konuya yaklaşımınıza dair daha iyi bir bakış açısı elde etmenize olanak sağlayacaktır.
Maelstorm [NG] wrote:View source Her bilgi sonsuza değin saklanmak ve muhafaza edilmek için değildir.
Üst düzey bilgi, kendisini yaratacak bilgeliğe ve kendisini koruyacak bir medeniyete ihtiyaç duyar.
Bu ikisinden birinin başarısız olması durumunda, mevcut olan bilginin de herhangi bir değeri kalmayacaktır zira ya bu bilgiyi uygulayacak bilgelik olmayacaktır ya da bilgiyi koruyacak bir medeniyetin bulunmaması sebebiyle, bilgi yozlaştırılacak ve kötü amaçlara yönlendirilecektir.
Burada örnek olarak Osiris'in Salonu içerisindeki üst düzey ruhani bilgiyi örnek verebiliriz. Bu ruhani bilgi, Antik Mısır ve Antik Yunan gibi kaynaklardan gelmedir ve eski, doğru ve güçlü ruhaniyetin restore edilmesidir. Yeterli bilgelik, yani Rahiplik, oluştuğunda ve medeniyet, yani hayatta kalma aşamasından genişleme aşamasına geçmiş Zeus'un Tapınağı, yükseldiğinde; bu bilgi tekrardan bize bahşedilmeye ve inisiyelerin kullanımına sunulmaya başlandı.
Bunlar tozlu raflardan alınmadı. Bu, Tanrılarla olan iletişimin en üst seviyesini, saf ruhaniyeti temsil etmektedir.
Sorduğunuz sorunun çok derin ve kompleks bir soru olduğunu, birden fazla katman içerdiğini ve en iyi şekilde ancak Yüksek Rahip tarafından cevaplanabileceğini unutmayın. Yukarıda verdiğim cevap, bu olayın sadece çok yüzeysel bir değerlendirmesidir ancak konuya yaklaşımınıza dair daha iyi bir bakış açısı elde etmenize olanak sağlayacaktır.
Yani bu kadar kırılgan bir metotla depolamaları aslında gerektiğinde kullanılacak bir kendini imha mekanizması mıydı?
Alloien's Disciple v2 wrote:View source ...
Asıl amacın bu olup olmadığını söylemek zor ama düşmüş bir insanlık ile yüksek seviye ruhaniyet aynı anda var olamaz.
Maelstorm [NG] wrote:View source Asıl amacın bu olup olmadığını söylemek zor ama düşmüş bir insanlık ile yüksek seviye ruhaniyet aynı anda var olamaz.
Muhakkak.
