“Dört maddenin, dört zamanın ve dört köşenin yaratılmasına izin verdim, çünkü bunlar varlıklar için gerekli olan şeyler.“ — Şeytan, Kitab-ı Celve
Bu alegoride, DNA’nın yapıtaşları olan Adenin, Timin, Guanin ve Sitozin’den bahsediliyor.
Sizin de bahsettiğiniz üzere Şeytan (Enki) ve Baalzebul (Enlil) insanlığı yaratmışlardır. Yaşam, evrim yoluyla tezahür etmiştir ve insanlık da bu şekilde var olmuştur. İnsanoğlunun ilkel bir varoluş sürecini yaşadığı dönemlerde, Şeytan ve Tanrılar, Dünya'ya inerek üstün mühendislik becerileriyle insan ruhunu ve bedenini doğanın düzeniyle uyumlu bir şekilde şekillendirmiştir. Modern insanın varlığı, Tanrıların müdahalesinin bir sonucudur. Tanrılar, insanlığı yaratırken kendi özlerinden bir parça işlemiş, böylelikle bizlere ruhani bir miras bırakmışlardır. Bu bağlamda, Şeytan insanlığa Yaşam Ağacı'ndan bir meyve sunmuş, Tanrılığa erişme yolunda ilerleme şerefine nail kılan kutsal bir armağan bırakmıştır.
Tanrılar, sadece insanları yaratmakla kalmamış, bizlere sahip olduğumuz pek çok değerli unsuru da bahşetmişlerdir. Çiftçilikten bilime, sanattan ruhaniyete, astrolojiden, yani yıldızların dilinden anlayışa kadar her yönüyle insanlık, Tanrıların rehberliğinde şekillenmiştir.
İncil ve Kur’an’da bulunan Adem, Havva ve Cennet yaratılış hikâyesi, Sümerlerdeki “Adimu” hikâyesindeki Cadmos’tan çalıntıdır. “Adam” ismi, yalnızca “insan” anlamına gelir.