Temple of Zeus — The Assembly of the Gods

Asıl hastalık olan Heteroseksüllik mi?

Kondofos

#1

Esenlikler,

Bir süredir bu konu üzerine düşünüyorum. Yaptığım analizler sonucu, Homoseksüelliğin değil, Heteroseksüelliğin hastalık olduğu kanısına vardım. Tabi bu konuda beni en çok düşündüren ve vardığım kanıya daha çok inandıran argümanım düşman programları oldu.

Anladığım kadarıyla, Erkek ve Kadın, kafa yapısı birbirinden tamamiyle farklı çalışan, farklı istek ve beklentileri olan iki cins. (Zannediyorum hepimiz hemfikiriz bu konu da.) Dolayısıyla, etrafımızdan da örneklerini görebileceğimiz üzere, heteroseksüel evliliklerin istisnasız hepsinde 'bazılarında azda olsa istisnasız hepsinde' bir anlaşmazlık ve geçimsizlik var. Ben, bunu yukarıda da belirttiğim gibi 'kafa yapısı farklı çalışan, farklı istek ve beklentileri' olmalarına bağlıyorum. Ama eşcinsel evliliklere bakıyorum: hep mutlu, cinsellik konusunda 'partneri kendi cinsi olduğundan ötürü', partnerini nasıl mutlu edeceğini bildiği için mutlu bir cinsel hayat ve dolaylı yoldan 'mutlu' bir hayat yaşayan, kafa yapıları birbiriyle uyuşan çiftler görüyorum.

Zaten bana göre, bir Erkeğin cinsellikten ne istediğini başka bir erkek bilir, kadın bilemez. Kadınlar için de aynı şey geçerli.

Ayrıca bir erkeğin başka bir erkekle ilişki yaşaması, eril özelliklerini koruması için daha uygun. Hepimiz biliyoruz ki cinsel ilişki de partnerler arasında ruhani bir etkileşim de oluyor; dolayısıyla bir erkeğin bir kadınla ilişkiye girip kadın ruhuyla birleşmesi, eril enerjisi açısından bir tehlike olduğunu düşünüyorum.
(Erkek olduğum için kendi cinsimden örnek veriyorum, kadınlar için de aynı şey geçerli.)

Mesela gay pornolarına bakın: maskülenitenin zirvesinde adamlar.🙂

Yahudiler ve onların kurmuş olduğu diğer iki dinin kutsal kitaplarında, eşcinselliğin kat'i surette yasaklanması ve insanların öyle bir ilişki yaşadıkları takdirde ''cehennemde' 'acı ve ıstırap dolu' bir hayatla korkutmaları sizce de bir şeyleri ifade etmiyor mu?

Her konu da centillere zarar vermeye çalışan bu dinlerin, insanların heteroseksüel bir hayat yaşamaları için bu kadar baskı yapması çok manidar bence.

Bence, Erkek ve Kadın üreme haricinde birbirleri için yaratılmış varlıklar değiller.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Cevaplarınızı bekliyorum.

Discussion

PammyActive Translator
#21
Thersthara wrote:

Beğenmenize sevindim. Kendimden pek memnun değilim, ‘‘Kim oluyorsun da insanlara tavsiye verecek, bir şeyler öğretecek yerde görüyorsun kendini’’ aklımdan çok geçiyor yazarken. Motivasyon verme amacıyla bir şeyler üretebilir miyim, bilmem. Konuşmak istediğim şeyler var sizinle.

PammyActive Translator
#22
Pammy wrote:
Thersthara wrote:

Beğenmenize sevindim. Kendimden pek memnun değilim, ‘‘Kim oluyorsun da insanlara tavsiye verecek, bir şeyler öğretecek yerde görüyorsun kendini’’ aklımdan çok geçiyor yazarken. Motivasyon verme amacıyla bir şeyler üretebilir miyim, bilmem. Konuşmak istediğim şeyler var sizinle.

Sizinle derken genel olarak forumdaki herkesle :D sizinle özel de daha güvenli bir dünyada konuşmak isterdim tabii

#23
Pammy wrote:
Thersthara wrote:

Beğenmenize sevindim. Kendimden pek memnun değilim, ‘‘Kim oluyorsun da insanlara tavsiye verecek, bir şeyler öğretecek yerde görüyorsun kendini’’ aklımdan çok geçiyor yazarken. Motivasyon verme amacıyla bir şeyler üretebilir miyim, bilmem. Konuşmak istediğim şeyler var sizinle.

Sanıyorum bu literatürde "Imposter Syndrome" olarak geçiyor. Bir alanda gerçekleştirdiğimiz başarılar ile zihin durumumuz arasındaki uyumsuzluk, bu duruma yol açıyor olabilir. Başkalarının övgüye değer bulduğu şeyler, sizin bırakın aktif bir çaba göstermeyi, hiç uğraşmadan yaptığınız oldukça sıradan bir şey olabiliyor. Böyle olunca diğer insanların görüşleri ile kendi görüşleriniz arasında bir çatışma yaşanıyor, elbette bu da negatif sonuçlara yol açıyor. Gerçekten baltalayıcı ve kötü yönde yıkıcı bir durum. Bazen aklımızdakileri susturmak gerekiyor, tasarım hatası, başka bir şey değil.

PammyActive Translator
#24
Spine wrote:

Sanıyorum bu literatürde "Imposter Syndrome" olarak geçiyor. Bir alanda gerçekleştirdiğimiz başarılar ile zihin durumumuz arasındaki uyumsuzluk, bu duruma yol açıyor olabilir. Başkalarının övgüye değer bulduğu şeyler, sizin bırakın aktif bir çaba göstermeyi, hiç uğraşmadan yaptığınız oldukça sıradan bir şey olabiliyor. Böyle olunca diğer insanların görüşleri ile kendi görüşleriniz arasında bir çatışma yaşanıyor, elbette bu da negatif sonuçlara yol açıyor. Gerçekten baltalayıcı ve kötü yönde yıkıcı bir durum. Bazen aklımızdakileri susturmak gerekiyor, tasarım hatası, başka bir şey değil.

Teşekkür ederim. Terimi araştırdım. Durum bu sanırım. Övgü aldığımda nezaketten yaptıklarını ve kastetmediklerini düşünmek, hakkıyla kazanılmış başarılara layık olmadığımı ve insanları aldattığımdan korkmak…

İlk kez ve sanırım çoğunlukla başarılı kadınlarda gözlenmiş olması ilginç. Hristiyanlık/İslam’ın kadınların ‘‘yarım’’ zekaya sahip olduklarını bilinçaltımıza pompalaması yüzünden olabilir.

Doğum haritasına ve hayatıma baktığımda görüyorum aslında bilişsel açıdan yetenekli olduğumu. ‘‘Kendine güvenmiyorsan Yüksek Rahibe’ye güven, o senin haritandaki x’in dahilerde olduğunu yazmış. Kendine güvenmiyorsan çok saygı duyduğun profesöre güven, o senin gurur duyulacak biri olduğunu söyledi.’’ diyorum kendime. Ama insanları hayal kırıklığına uğratmaktan ve kendimi olmadığım biri gibi göstermekten korkuyorum. Mesela şu an, iki dediğim de doğru, haritamda yüksek zekayı gösteren şeyler var ve üç hocam benzer şeyler söyledi. Ama ya aslında değilsem? Ya sizi ve kendimi kandırıyorsam? Ya her şeyi batırırsam ve benim bir sahtekar ve yalancı olduğumu düşünürseniz?

Bu sendromu biraz daha araştıracağım ve iyileşmeye çalışacağım. Tekrar teşekkürler.